6.4

214 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.1 (243.983 OY)

KONUSU
San Francisco polisi cinayet masasından dedektif Nick Curran, bir cinayet dosyasını araştırırken davanın şüphelisi olan Catherine Trammel’le yakınlaşır. Yazar olan ve cinsellik konusunda son derece serbest davranan Catherine, son kitabında Nick’in davasındaki cinayetin bir benzerini detaylı şekilde ... Devamı
San Francisco polisi cinayet masasından dedektif Nick Curran, bir cinayet dosyasını araştırırken davanın şüphelisi olan Catherine Trammel’le yakınlaşır. Yazar olan ve cinsellik konusunda son derece serbest davranan Catherine, son kitabında Nick’in davasındaki cinayetin bir benzerini detaylı şekilde anlatmıştır. Catherine, çekiciliğiyle Nick’i etkisi altına alır ve ikili ihtiras dolu bir ilişkinin içine sürüklenirler.

Cinayetlerin devamı geldiğinde Nick’in psikiyatristi Elisabeth ve ortağı, onu Catherine’le olan yakınlığı nedeni ile uyarırlar ancak Catherine’in kıskanç lezbiyen sevgilisi Roxy’nin onu öldürmeye çalışması bile Nick’in kadına olan tutkusunu engelleyemez..

Paul Verhoeven’ın tutku ve gerilim dolu filmi, özellikle Sharon Stone’un cömertçe sergilediği vücudu ve ünlü sorgulama sahnesiyle(!) pek çok sinemaseverin hatırlarında kalmıştır

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@maul

5 ay önce

7 / 10

İlk cinayetten sonra Sharon Stone'nin karakterine DNA testi yapılsa olay hemen çözülecek ve sonraki cinayetlerde olmayacak...Filmin senaristi bile DNA olayını düşünmemiş olmasını büyük bir hata olarak kabul ediyor...

@glsumwashere

1 yıl önce

Film başta Picassoyu ağzımızın içine sokuyor. Mesaj gayet açıkmış aslında. Catherine de tıpkı Picasso gibi kuralları ve sınırları hiçe sayan, kendi gerçekliğini yaratan figürler. “Her zaman birisi ölür.” Picassonum hayatı gibi. Tutkuyla başlayan her dönemin sonu ölümle bitmiştir. Picasso'nun kisisel hayatindaki tutkulu ama çalkantili iliskileri, Catherine'in tehlikeli cazibesi ve manipulatif iliskileriyle paralellik tagir. Bu, Catherine'in karakterini daha derin bir sekilde anlamamiz icin bir metafor saglar. Fernande ile ilişkisi kıskaçlık doluydu ama yine de Picassonun sadakatsizliğiyle biten bir ilişkiydi. Tıpkı Beth gibi. Eva, ilk ölüm. Rus balerin Olga, Picasso'nun ilk esi ve oglunun annesiydi. iliskileri baslangiçta tutkuluydu, ancak Picasso'nun sadakatsizligi ve Olga'nin kontrolcü dogasi, evliliklerini bozdu. Picasso, Olga'yi terk etti ancak yasal olarak asla boşanmadı. Marie-Thérèse, Picasso'nun genç bir modeliydi ve aralarindaki
... Devamı
Film başta Picassoyu ağzımızın içine sokuyor. Mesaj gayet açıkmış aslında. Catherine de tıpkı Picasso gibi kuralları ve sınırları hiçe sayan, kendi gerçekliğini yaratan figürler. “Her zaman birisi ölür.” Picassonum hayatı gibi. Tutkuyla başlayan her dönemin sonu ölümle bitmiştir. Picasso'nun kisisel hayatindaki tutkulu ama çalkantili iliskileri, Catherine'in tehlikeli cazibesi ve manipulatif iliskileriyle paralellik tagir. Bu, Catherine'in karakterini daha derin bir sekilde anlamamiz icin bir metafor saglar. Fernande ile ilişkisi kıskaçlık doluydu ama yine de Picassonun sadakatsizliğiyle biten bir ilişkiydi. Tıpkı Beth gibi. Eva, ilk ölüm. Rus balerin Olga, Picasso'nun ilk esi ve oglunun annesiydi. iliskileri baslangiçta tutkuluydu, ancak Picasso'nun sadakatsizligi ve Olga'nin kontrolcü dogasi, evliliklerini bozdu. Picasso, Olga'yi terk etti ancak yasal olarak asla boşanmadı. Marie-Thérèse, Picasso'nun genç bir modeliydi ve aralarindaki iliski hem tutkulu hem de karmaşıktı. Picasso'nun, Marie ile iliskisi sirasinda Olga ile evli olmasi durumu daha da çalkantili hale getirdi. Marie, Picasso'nun eserlerinde saf, genç ve enerjik bir kadin olarak tasvir edildi. Ancak bu iliski de sonunda trajediyle sonuçlandi; Marie, Picasso'nun ölümünden sonra intihar etti. Dora, sanatçi ve fotografçiydi. Picasso ile iliskisi sanatsal açidan çok verimliydi, ancak duygusal açidan son derece çalkantiliydi.
Picasso, Dora'yi güçlü ve entelektüel bir figür olarak görse de, onu duygusal olarak manipüle etti. iliskileri, Dora'nin ruhsal çokusuyle sonuçlandi. Françoise, Picasso'nun kontrolüne direnen nadir kadinlardan biriydi. Aralarindaki yas farkina ragmen Françoise, Picasso'nun en uzun süreli iliskilerinden birine imza atti.
Ancak Picasso'nun baskici dogasi ve diger kadinlarla iliskileri, Françoise'1 terk etmeye itti. Françoise daha sonra Picasso hakkindaki anilarini yazdi ve onun karmasik dogasini ifşa etti. Jacqueline, Picasso'nun ikinci esi ve hayatinin son dönemindeki ilham kaynagiydi.
Picasso, Jacqueline'i sikça resmetti ve ona adanmis yüzlerce portre yapti. Ancak, Jacqueline'in tamamen Picasso'ya adanmis hayati, onun izolasyonuna ve Picasso'nun ölümünden sonra intihar etmesine yol açti.

@ruby

1 yıl önce

İlk sahnede Sharon Stone’u görünce bu güne kadar gördüğüm filmler içinde bir Hitchcock kadınına en çok benzeyen kadın olduğunu düşündüm. O beyaz kıyafetin üstüne aldığı beyaz manto da tam Hitchcock filmleri gibiydi. Michael Douglas’ın evi Vertigo’daki sokaktaydı ve Vertigo’daki gibi bir sürü takip sahnesi vardı. Sonra, kadınların birbirlerine taklit edip çok benzer giyindikleri ve saçlarını değiştirdikleri ortaya çıktı - yani tam Vertigo. Veeee evlerin mimarisi de aynı Vertigo’daki gibiydi. İnanılmaz. Müzik kullanımı - 60lar filmleri gibi ve tam Hitchcock tarzı. Bu yakın çekimler, araba içi yakın çekimler. Bu film Vertigo’nun başka bir versiyonu, yeniden yorumlaması gibi.

@theotan

3 yıl önce

9.2 / 10

filmi taşıyan asıl karakter Sharon Stone'un oyunculuğudur. Paul Verhoeven'ın arka planda verdiği detayların karakterleri tamamlaması ve karakterlere verilen hayat lezzeti neredeyse doruk noktasına çıkarıyor. Sevgili arkadaşım önerdi bu filmi, kendisine teşekkürlerimi iletiyorum.. bir süre boyunca bileklerime kimseyi yaklaştırmayı düşünmüyorum ve sanırım beyaz ipek kumaştan da kaçacağım.

@yusufozsynn

4 yıl önce

7 / 10

BDSM + Kan seviyorsanız alın izleyin tam size göre

@hrarchon

7 yıl önce

Sharon Stone'un oyunculuk kariyerinin zirvesidir. Zeki ve tehlikeli kadın rolüyle efsanedir. Ve film kendi zamanını aşan bir yapıya sahiptir. Başyapıt diyebilirim.

@geppetto

17 yıl önce

Bu film hakkında hiç yorum yapılmaması gerçekten enteresan. Sanırım herkesin gençlik zamanında televizyonda bu filmi izleyip erotik içeriğinin çok oluşu dışında akıllarında fazlabir şeykalmamış. Oysaki final sahnesi, senaryosu, oyunculuğu ve karakterleriyle tam bir film-noir bu film. Siyah beyaz olsa sahneler sansürlense Michael Douglas'ın çenesinde ufak bir çukur açılsa kimse anlamaz bu filmin 1940 larda çekilmediğini.
SPOILER

Temel İçgüdü filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Temel İçgüdü filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Temel İçgüdü filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL