7.5

143 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.4 (72.755 OY)

KONUSU
Oldukça yetenekli olmasına karşın işine karşı hiçbir ruh beslemeyen bir fotoğrafçı, amaçsız bir şekilde bir çok insanın ya da modelin fotoğrafını çekmektedir. Birçok kez, şiddet içeren ya da acı dolu olayları da fotoğraflamasına rağmen bunları yaparken içinde hiçbir etkilenme duygusu hissetmez, olay ... Devamı
Oldukça yetenekli olmasına karşın işine karşı hiçbir ruh beslemeyen bir fotoğrafçı, amaçsız bir şekilde bir çok insanın ya da modelin fotoğrafını çekmektedir. Birçok kez, şiddet içeren ya da acı dolu olayları da fotoğraflamasına rağmen bunları yaparken içinde hiçbir etkilenme duygusu hissetmez, olayların içine giremez.

Bir gün parktaki bir çiftin fotoğrafını çeker. Eve dönüp karanlık odada fotoğrafı büyütünce hiç farketmediği bir durum dikkatini çekiverir. Fotoğraf karesi, işlenen bir suçun en çarpıcı kanıtı olmuştur.

Usta yönetmen Michelangelo Antonioni’nin başyapıtlarından biri sayılan Blowup, zenginlik ve şöhretin insanın yanlızlığına ve ruhunun ihtiyaçlarına doyum sağlayamayacak genel geçer değerler olduğunu anlatan önemli bir yapım olarak sinema tarihinde yerini alıyor.

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@eceroz

1 hafta önce

9.7 / 10

Antonioni şaheseri.. İnsanı merkeze alan, insana gösterilen değerin ön plana çıktığı, özgürlük hareketlerinin ve sanatın gündelik yaşama yayıldığı 60'lı yıllar Londra'sında, portre çekimine özel ilgi duyan, şımarık sayılabilecek, 20'li yaşlarda bir moda fotoğrafçısı, zamanının çoğunu insanların fiziksel özelliklerini ve karakterlerini ön plana çıkarabileceği fotoğraflar çekmeye çalışarak geçirir. Çektiği birkaç fotoğrafın aslında bir cinayetin izlerini taşıdığını farketmesi üzerine, fotoğrafları büyüterek cinayete ilişkin gerçeklere ulaşmaya çalışır. Ancak bu mümkün olmaz.
Alegorik olarak, insana gösterilen değerin tümüyle bir aldatmaca olduğu, insan merkezli olduğu düşünülen kültürün aslında "insanı tanımadığı" koşullarda, fotoğrafları ne kadar büyütürsek büyütelim insanı bulamayız.. Uçak pervanesinin, antikaların ya da kırılmış bir gitar parçasının arzu nesnelerine dönüştüğü, meta fetişizminin yaşandığı bir kültürde, "insana" yer k
... Devamı
Antonioni şaheseri.. İnsanı merkeze alan, insana gösterilen değerin ön plana çıktığı, özgürlük hareketlerinin ve sanatın gündelik yaşama yayıldığı 60'lı yıllar Londra'sında, portre çekimine özel ilgi duyan, şımarık sayılabilecek, 20'li yaşlarda bir moda fotoğrafçısı, zamanının çoğunu insanların fiziksel özelliklerini ve karakterlerini ön plana çıkarabileceği fotoğraflar çekmeye çalışarak geçirir. Çektiği birkaç fotoğrafın aslında bir cinayetin izlerini taşıdığını farketmesi üzerine, fotoğrafları büyüterek cinayete ilişkin gerçeklere ulaşmaya çalışır. Ancak bu mümkün olmaz.
Alegorik olarak, insana gösterilen değerin tümüyle bir aldatmaca olduğu, insan merkezli olduğu düşünülen kültürün aslında "insanı tanımadığı" koşullarda, fotoğrafları ne kadar büyütürsek büyütelim insanı bulamayız.. Uçak pervanesinin, antikaların ya da kırılmış bir gitar parçasının arzu nesnelerine dönüştüğü, meta fetişizminin yaşandığı bir kültürde, "insana" yer kalmadığını kısa sürede anlarız. İnsani olan adeta buharlaşmıştır. Önemli olan varolması değil, "varmış" gibi yapılmasıdır. Finale yakın, giderek umutlarını yitiren kahramanımızla birlikte, şehrin pandomim sanatçılarının bir tenis kortunda tenis maçı yaptıklarına şahit oluruz. Filmin özeti olabilecek bu bölümde, oyuncular, izleyenler, uzaktan bakıldığında gerçek bir tenis maçı içindedirler ancak ortada tenis topu yoktur. Kahramanımızla birlikte biz de bu oyuna dahil olur, top olmasa da varmış gibi görmeye gerçek bir maç yapılıyormuş gibi düşünmeye alışırız ve kadraj giderek genişler, genişledikçe insan küçülür..

@ucurumdakisoz

13 yıl önce

abilerim ablaralım canlarım ciğerlerim.filmi izledik falan filan.her neyse.ya filmde çok şey anlatılmak isteniyor ve bunu sen anla diyor abimiz.ya da kandırdım lan aslında yok öyle bişey mi diyor. filmde gerçeklik olgusuna mı vurguda bulunmuş yoksa insanın şizofrenik yanına mı dokundurmuş. mistik mi değil mi?son bölümde bişeyler gözkırptı fakat yeterli değil yada benim kafa yetersiz. sanırım hem kitabı okuyup hem filmi izlemek gerekiyor. ve filmi nekadar izlersem izliyim her an fikirlerim değişebilir veya yeni şeyler bulabilirim.bu şeye benziyor.:gece gökyüzüne bakarsın bi kaç yıldız görürsün bakmaya devam edersin birçok yıldız bizde burdayız der. neyin nesi acaba.

@carpathia

14 yıl önce

7.8 / 10

Biz izleyiciler cinayetin arkasındaki sırları asla öğrenemeyiz neden mi çünkü filmde sebep sonuç ilişkisi asla yoktur birçok soru işaretleriyle dolu olmasına karşın filmin anlatılmak istenen asıl konusu gerçeklik ve onun nasıl algılandığıyla ilgilidir.Finalde ise pandomim sanatçılarının oynadığı tenis maçıizleyiciye göreceli bir fikir yürütme olasılığı veriyor.Aslında biz sinema severlere hiç cazip gelmiyor( enazından bana hiç cazip gelmedi).Mesela David Lynch'nin filmlerini yorumlarken görecelide olsa çok eğlenceli geliyor.

Tipik bir Antonioni filmi olarak Cinayeti Gördüm' ün hikayesi, öyküsel bir anlatımı takip etmez.

@basribabam

14 yıl önce

4 / 10

Bişeyler oluyor ama... Yahu Antonyoni baba, her bi şeyi simgelerle anlatmak zorunda mısın? Biz sıradan ölümlülerin kafası basmıyor senin simgeselliğine, postmodern şeylerine. Hem biz nerden bilelim mesela pandomimciler olmayan raketlerle, olmayan topla tenis oynarken sen ne düşündün de bu sahneyi çektin? Ben şimdi "aslında hiçlikten başka her şey yalan" demiş olabilir misin acaba diye saf saf sorsam, senin bana "la oğlum bi git; ben orda fırtınalı kadın erkek ilişkilerinde eşit koşullarda bulunmayan çiftlerin mutluluğu yakalamasının imkansızlığını anlattım" demeyeceğin ne malum? Cevabını bi tek kendinin bildiğin(belki de bilmediğin) sorularla kafamızı iğfal etmeye ne hakkın var? Doğru düzgün anlat meramını da, herkes anlasın. Bak; Charlie Chaplin sessiz filmlerle bile bir fikrin nasıl da güzel anlatılabileceğini göstermiş yıllar önce. Bilmiyorsan ondan öğren...
Valla ne yalan söyleyeyim: açtım bu filmle ilgili bir çok forumu, ekşisiyle
... Devamı
Bişeyler oluyor ama... Yahu Antonyoni baba, her bi şeyi simgelerle anlatmak zorunda mısın? Biz sıradan ölümlülerin kafası basmıyor senin simgeselliğine, postmodern şeylerine. Hem biz nerden bilelim mesela pandomimciler olmayan raketlerle, olmayan topla tenis oynarken sen ne düşündün de bu sahneyi çektin? Ben şimdi "aslında hiçlikten başka her şey yalan" demiş olabilir misin acaba diye saf saf sorsam, senin bana "la oğlum bi git; ben orda fırtınalı kadın erkek ilişkilerinde eşit koşullarda bulunmayan çiftlerin mutluluğu yakalamasının imkansızlığını anlattım" demeyeceğin ne malum? Cevabını bi tek kendinin bildiğin(belki de bilmediğin) sorularla kafamızı iğfal etmeye ne hakkın var? Doğru düzgün anlat meramını da, herkes anlasın. Bak; Charlie Chaplin sessiz filmlerle bile bir fikrin nasıl da güzel anlatılabileceğini göstermiş yıllar önce. Bilmiyorsan ondan öğren...
Valla ne yalan söyleyeyim: açtım bu filmle ilgili bir çok forumu, ekşisiyle tatlısıyla sözlükleri dolaştım, sonra filmi izledim ve bi ...... anlamadım. Ölen kimdi, kim öldürdü, niye öldürdü? Kadının bu işte rolü ne, eğer o yaptırdıysa niye böyle bişey yaptırdı?
Kesin gerzekim ben yaa.
Sadece şu söz çok güzeldi: "kaos, ilişkileri düzene koymak için en iyi fırsattır"

@bankai

15 yıl önce

8.5 / 10

gelmiş geçmiş en iyi finale sahip filmlerden
D

@drunkwiththefis

18 yıl önce

Thomas: Don’t let’s spoil everything, we’ve only just met.

Jane: No, we haven’t met. You’ve never seen me.
SPOILER

Cinayeti Gördüm filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Cinayeti Gördüm filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Cinayeti Gördüm filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL