9

19 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8.2 (29.847 OY)

KONUSU

Bir uzay yayıncısı olan Clancynin serüvenlerinin anlatılacağı yapımda, çoklu evren simülatörleri havada uçuşuyor. Clancy, çeşitli evrenlerdeki ırklarla söyleşi yapmak için boyutların ötesine gitmek durumunda kalıyor.

Duncan Trussell

Clancy (ses)

Phil Hendrie

Universe S...

Joey Diaz

Steve the ...

Christina Pazsitzky

Sarah (ses)

Natasha Leggero

Peggy (ses)

David Nichtern

His Divine...

Johnny Pemberton

President'...

Drew Pinsky

Tiny Presi...

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@gadasiz

10 ay önce

7.8 / 10

lsd kafalı, netfilik'in nadir farklı yapımlarından (dolayısıyla da tek sezonluk olarak kalanlardan).
konu kısaca dünyalar arası geçişi sağlayan bir simülatör vasıtasıyla büyük bir vajina sayesinde maceralar yaşayan ve radyosu vasıtasıyla da yayın yapan pembeli bir elemanın anlatıldığı röportajvari bir dizi.

bölüm bölüm birkaç kelam etmem gerekirse,

1. bölüm, bilinç-farkındalık-fenomenoloji-uyuşturucular-mindfulness üzerine idi. bölümün olay teması olan zombilik ile paralellik kurulup uzaktan korkutucu olan zombiliğin aslında ayrı bir kafasının olduğu alt metinde verildiği ve kötü uyuşturucudan ziyade kötü koşulların olduğu argümanı tehlikeli olsa da konu ve olay uyumu güzeldi.

2. bölüm, eğer iyiysen ve mutluysan, ölüm korkun yoksa yaratıcılığını ateşleyecek olan baruttan da yoksunsundur ve ayrıca her zerreni verebileceğin bir aşk seni anlam bulmaya iter temalı fabrikatik bir bölüm idi.
... Devamı
lsd kafalı, netfilik'in nadir farklı yapımlarından (dolayısıyla da tek sezonluk olarak kalanlardan).
konu kısaca dünyalar arası geçişi sağlayan bir simülatör vasıtasıyla büyük bir vajina sayesinde maceralar yaşayan ve radyosu vasıtasıyla da yayın yapan pembeli bir elemanın anlatıldığı röportajvari bir dizi.

bölüm bölüm birkaç kelam etmem gerekirse,

1. bölüm, bilinç-farkındalık-fenomenoloji-uyuşturucular-mindfulness üzerine idi. bölümün olay teması olan zombilik ile paralellik kurulup uzaktan korkutucu olan zombiliğin aslında ayrı bir kafasının olduğu alt metinde verildiği ve kötü uyuşturucudan ziyade kötü koşulların olduğu argümanı tehlikeli olsa da konu ve olay uyumu güzeldi.

2. bölüm, eğer iyiysen ve mutluysan, ölüm korkun yoksa yaratıcılığını ateşleyecek olan baruttan da yoksunsundur ve ayrıca her zerreni verebileceğin bir aşk seni anlam bulmaya iter temalı fabrikatik bir bölüm idi. ilk bölümdeki uyumu pek yakalayamadım açıkçası.

3. bölüm, meditasyon-büyü- zen budizm üzerine idi. ilgimi çekmeyen konu üçlüsü olduğu için röportajdan çok ortama göz gezdirdim. kediseverlere selamlar.

4. bölüm, "affetmek barfiks demiri gibidir. bakınca "siksen yapamam" diye düşünürüz." diğer garip abla devreye girer ve der ki "tek başına yapmadın ki, desteğin vardı." ilginç bir şekilde (ilginç olmayan bir şey varmış gibi) devreye ruh topluluğu girer ve bir isim göze çarpa: rumi.

"tutulmak istiyorsan elini aç"
garip abla, kahramanımıza destek grubunu tanıtır. affetmek, mindfulness ve aşk. derde deva. uygulamalı olarak da anlatır ve gösterir. belki ilkini gerçekleştirmez ama diğer ikisi için harika bir son hazırlar.

5. bölüm, hindu inancı ve sürekli yargılanma temalı, bağlantı ve düğümlerle dolu bir bölüm. her şeyin doğuştan gelen nitelikten yoksun olduğu düşünce der, kuş. yani özcülük. mesele benlik yoksunluğu. bu yoksunluk ve onu doldurma çabası ise nihayetinde bir yük ve azap kaynağı olarak devreye girmekte. fransızların minnak orgazm dediği cinselliğin asli olarak nihai hali ise bu benlik doldurma beyhudeliğinden vazgeçip onun olmadığı gerçeğini kabullenmektir. böylece saf ışık ve boşluk her hücreye rücu eder ve kişi, olur.

"bir saniye bile umutsuz kalmaya gelemiyorsun. umutla dövüyorsun kendini" temalı bir hapis kaçışı öyküsü idi ve gayet iyiydi.

6. bölüm, başka gezegenlerden birileriyle röportaj yerine bu bölüm farklı bir şekilde şahsi telefon araması, carvis'in kafayı yemesi ve karakterimizin geçmişine dair bilgiler vermesini içeriyordu. hem carvis'i düzeltmek hem de kendine dair özeleştiriler getirmek durumundaydı. belki de ilk kez oldukça sinirliydi. sonrasında meditasyon ustası ile bir seans geçirdi.

"meditasyon öğretenlerin çoğu zihne, susturulması gereken arsız ergen muamelesi yapıyor." halbuki olay alan açmakta. kişisel ve sosyal. sessiz ve kaos. denge.

7. bölüm, zihni boşaltma bölümü sonrası onun devamı niteliğinde ana karakterimiz yanlışlıkla çantasının içine düşer ve kalabalıkla dolu bir çanta evrenine girer. karşısında ölüm vardır ve röportaj onunladır. ilk soru anlamlıdır: "hayatlarında ölümle uğraşanlara bir tavsiyen var mı?" ve cevap önceki bölüm temasına bağlanır: "anı yaşamak". bu arada röportajın yapıldığı alan da birçok çerçevenin (hareketli resim de denebilir) bulunduğu bir hol ve resimlerin hepsinin içeriği kişinin kendi kötü yanlarını simgeleyen hareketlerden oluşmakta ve geçmişle ve kendinle barış için onları onaylamalısın-dışlamak, yabancılaştırmak veya inkar etmek yerine-.

final bölümü ,dizinin son podcast konuğu anne olur. konumuz önce ana karakter, sonra da annedir. zamanda yolculukla anne ve oğlun hayatın resmedilir ve pedagoji ile sosyoloji bizi beşiğimizde sallar.

"bazı bebekler anneleri onlar istediğinde gelip memesini vermedi diye öyle sinirlenirler ki sürekli avaz avaz bağırırlar. öyle öfkelidirler ki memeyi ısırırlar. aç olduğu halde annesini reddeder.

"birçok insan da dünyaya böyle tepki verir çünkü istedikleri şeyi alamadıkları için çok üzgündürler ve o şey nihayet geldiğinde etrafındaki herkesi o şeyle cezalandırmaya çalışırlar. bu da o şeyi ve herkesi uzaklaştırır."

"insanlar kendilerinin ve sevdiklerinin öleceği düşüncesinden ciddi olarak uzak durmaya çalışır...kalplerimiz bir kapattığımız için kapalıydı. acıya karşı kendimizi savunmuştuk. ama bu (sevdiğinin kaybı) kalbini açar. kırarak açar hem de."

acıtır çünkü canlılık ölmez sadece, ego da ölür. sonsuza kadar yaşama hayali ölür ama en önemlisi de bunlar öldü diye kayıplarımıza karşı duyduğumuz aşk ölmez. pedagoji demiştik ya. en büyük öğretmen ölümdür ve bunu bedavaya yapar.

anda kalın, hoşça kalın.


not: yazıları anlaktan geçirdikten sonra bir de sembolik tarafı için bir tur daha üzerinden geçilmesi önerilir.

@kumik

4 yıl önce

İlk bölümü izlediğim için mutluyum ama bana göre değil, beynim yandı kül oldu takip edeyim derken.
G

@gadfather

6 yıl önce

Harika bir dizi ama, bu kada güzel görsellerle, çok hareketli temposuyla ve buna ilaveten işlediği uçuk konularla odaklanması bir hayli zorlaşıyor. Ama bu üçlü birbirini iyi tamamlamış temposu konusu gibi hareketli, görselleri konusu gibi ucuk kaçık.

@dilsad

6 yıl önce

10 / 10

Adventure Time’ın yaratıcısı Pendleton Ward ve komedyen Duncan Trussell’in başyapıtı, her ayrıntısına bayıldığım psychedelic animasyon dizisi. Baş kahramanımız evindeki evren simülatörüyle gezdiği dünyalarda farklı konularda uzay yayını yapıyor. Her bölümün konusunu araştırıp tekrar izleyesiniz geliyor. Gündelik hayatın akıp giderken bir yandan da sorgulama içinde oluşumuzu, her yolculuğumuzun farklı suretlerde var olması ve bitmesi gereken zamanda bitmesi fikrini çok iyi işlemiş. Bazı bölümlerde diyaloglar beni çok huzurlu hissettirdi :)

@besrix

6 yıl önce

Kesinlikle dinç kafayla izlenmeli sağlam diyaloglara sahip felsefe,uyuşturucu,ölüm,din pek çok konu tartışılmaktadır.
Görsel açıdan azımsanmayacak kadar iyi hatta çok iyi baya iyi psychedelic, sürreal görüntüler sizi içine öyle bi içine çekiyor ki kimi zaman repliklere odaklanmak çok zor. Sanırım diğerlerinden daha çok sevme nedenlerimden biri de Podcast havasında olması karşılıklı bi sohbet havasında akış ilerlerken arkasında absürt komedi ile karşımıza çıkıyor. Çıtır çerezlerden değil çerez muamelesi yapmayınız
SPOILER

The Midnight Gospel dizisine Benzer Dizi ekliyorsun.

Arama Sonuçları

The Midnight Gospel dizisini Kategorize ediyorsun.

Bu diziyi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

The Midnight Gospel dizisine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

DİZİ İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL