Film bittiğinde ciddi bir baş ağrısı başladı bende.
Kötü olduğundan değil,bilakis yoğun olduğundan.
Zaten Hitcock ve James Stewart’ın bir araya geldiği bir filmin kötü olması beklenemez bence.
İlk 1 saat oldukça gizemliydi ve merakla izledim.Sonrasında biraz hayalkırıklığı olacağı izlenimine kapılsam da son yarım saat tekrar ciddi bir gerilim başladı.(2 saatlik bir film ve yer yer koptuğımı inkar edemeyeceğim.)
Müzikleriyle olsun,yansıttığı psikolojiyle olsun gerilmeyi geçtim,biraz ürperdim bile.
Hoş ve özgün denilebilecek bir senaryosu var.Sonu biraz garip ve insanın kafasında soru işareti bırakıyor.Yine de bu olumsuz yanı da filmi kötüleştirmiyor.
Ya bi kelimenin anlamı ancak bu kadar şairane anlatılabilir. döndü midem döndü başım nerde kaldı acıbadem diyerek sözümü tamamlarken alakasızlık için özür dilerim. ( Yok gerçekten Hitchcock klasiklerinden azıcık bi farklı olsa da baş tacı olası bi film.) işin özü iyi seyirler.
filmi izlemeye başlarken neyle karşılaşacağıma dair bir fikrim yoktu. yer yer sıkılsam ve finalinde biraz hayal kırıklığınına uğrasam da kurgunun hakkını vermek lazım.
son sahnesine kadar güzel giderken ''oldu mu şimdi'' nidaları eşliğinde bitirilen hitchcock klasiği. ''bağlamak'' adına son sahne girişimi olmadı evet.
Alfred Hitchcock Polisin yaşadığı olaydan sonra yükseklik korkusunun artması pskolojiyi nasıl etkiliyorsa Ferguson’un yükselik korkusunu yenmek için kullandığı kademe kademe yüksekliklere alıştırma yöntemi yani sistematik duyarsızlaşmada o kadar etkili görünüyor. Emekli olduktan sonra yakın arkadaşının karısını takip etme görevimi fergusona verme sebebi de güvendiği insan olmasından dolayı değil yükseklik korkusundan dolayıdır. Zaten başkarakterimizin yükseklik korkusunun filmde çok kullanılmadığını görüyoruz.Ama çok can alıcı bir noktada kullanılması filmin adını verilmesi için yeterli olmuş. Alfred Hitchcock’un ne kadar usta bir yönetmen olduğunu bu filmdeki kamera kullanımından da görebiliyoruz.En son izlediğim Kuşlar adlı filminde de çağın ötesinde kamera kullanımı ve teknik başarısıyla dikkat çekiyordu(Kuşlar filmi beklentimin altında kalmıştı). Sadece teknik başarı değil senaryo da gerçekten çok başarılı. Ben şaşırdım film zaman zaman gize... Devamı
Alfred Hitchcock Polisin yaşadığı olaydan sonra yükseklik korkusunun artması pskolojiyi nasıl etkiliyorsa Ferguson’un yükselik korkusunu yenmek için kullandığı kademe kademe yüksekliklere alıştırma yöntemi yani sistematik duyarsızlaşmada o kadar etkili görünüyor. Emekli olduktan sonra yakın arkadaşının karısını takip etme görevimi fergusona verme sebebi de güvendiği insan olmasından dolayı değil yükseklik korkusundan dolayıdır. Zaten başkarakterimizin yükseklik korkusunun filmde çok kullanılmadığını görüyoruz.Ama çok can alıcı bir noktada kullanılması filmin adını verilmesi için yeterli olmuş. Alfred Hitchcock’un ne kadar usta bir yönetmen olduğunu bu filmdeki kamera kullanımından da görebiliyoruz.En son izlediğim Kuşlar adlı filminde de çağın ötesinde kamera kullanımı ve teknik başarısıyla dikkat çekiyordu(Kuşlar filmi beklentimin altında kalmıştı). Sadece teknik başarı değil senaryo da gerçekten çok başarılı. Ben şaşırdım film zaman zaman gizemli ve ilerleyen bölümlerde ilginç bir hal alıyor. Yönetmenin gerilim anlayışı gerçekten çok farklı.Yalnız filmin olumsuz yanları da var. Mesela bazı sahneler gereksiz uzatılmış ve sıkılma derecesine getirmiştir beni. Bu durumu özellikle Kuşlar filminde yaşamıştım çok.Ama Trendeki yabancı ve Arka pencere adlı filmleri gerçekten birer şaheser. Bu arada konuyu saptırmadan birde oyunculardan bahsedecek olursam Arka Pencere de iyi işler çıkartan James Steward bu filmde çok daha iyi bir performans sergilemiştir.Yönetmenin Kim Novak ı filmde oynatmasının sebebide çok ilginçtir.Bunu aynen şu şekilde açıklamıştır : ’’Masum ve klas suratının altında yatan f ahişe ruh ifadesine sahip olması.’’ Neyse Güncel filmlerden artık tat almayanlar için izlenesi bir filmdir. Ben beğendim. 10/ 8.0
@ozge_fb
13 yıl önce
8 / 10
Kötü olduğundan değil,bilakis yoğun olduğundan.
Zaten Hitcock ve James Stewart’ın bir araya geldiği bir filmin kötü olması beklenemez bence.
İlk 1 saat oldukça gizemliydi ve merakla izledim.Sonrasında biraz hayalkırıklığı olacağı izlenimine kapılsam da son yarım saat tekrar ciddi bir gerilim başladı.(2 saatlik bir film ve yer yer koptuğımı inkar edemeyeceğim.)
Müzikleriyle olsun,yansıttığı psikolojiyle olsun gerilmeyi geçtim,biraz ürperdim bile.
Hoş ve özgün denilebilecek bir senaryosu var.Sonu biraz garip ve insanın kafasında soru işareti bırakıyor.Yine de bu olumsuz yanı da filmi kötüleştirmiyor.
[B]8/10[/B]
@quaid
13 yıl önce
7.3 / 10
@otlu_kek
13 yıl önce
@marulm
13 yıl önce
@mulayimbey
13 yıl önce
bu dedektif denize atlarken niye yukseklikten korkmuyor
@tambenlik
13 yıl önce
@hayalisinema
14 yıl önce
@pam_ekho
14 yıl önce
@vfv
14 yıl önce
@alfred_hitchcoc
14 yıl önce
10 / 10
Dipnot: IMDB’de ilk 5’i kesinlikle hak eden bir film.