Tüm zamanların en iyi 3 oyuncusundan biri olduğunu düşündüğüm Robert de Niro'nun (eski filmleri tabii) ağızları açık bırakan performansıyla senaryoyu bile gölgelediği Martin Scorsese yapımıdır ve defalarca izlenesidir.
Yalnız olmayan bi insanın anlayacağını düşünmediğim film. Yalnız insan çaresizdir,bi işe yaramak ister,o düz hayatında ve kalp kırıklıklarının arasında bi şeyleri değiştirmesi gerektiğini hisseder. Eh Travis de yalnız...
Elinde silahla dans eden insanları izlediği sahne en iyi film sahnelerinden biridir fikrimce. Onlar birileriyle ve mutlular ama sen kimseyle değilsin ve mutsuzsun.
Nereye gitse yalnızlığın peşini bırakmadığı bir taksicinin hikayesi... Yalnızlık abinin peşini bırakmadığı için, o da bununla yüzleşmek zorunda kalıyor. Travis rolünü ancak Robert De Niro bu kadar yaşayıp, yaşatabilirdi. Dustin Hoffman da bu rollerin adamı, film birkaç sene önce çekilseydi Hoffman da bu rolün hakkını verebilirdi. Ancak Travis'i bu kadar iyi oynayacak başka bir aktör saymak zor. De Niro 10/10 'luk oynamış. Film düşük tempoda ilerlediği için yer yer sıkıcı gibi gözükse de, kesinlikle öyle değil. Ancak sonu beklentimin altında kaldı. Çok oldu bittiye getirildi gibi...
''Bir gün birileri bu şehri alıp klozete atıp üstüne şifonu çekip temizleyecek''memnuniyetsiz taxi şoförüTravis bu sözlerle homurdanır durur.işi gereği şehrin heryerini dolaşan ve uykusuzluktan mustarip olduğu gecelerde arka sokaklarda çoğu insanın hiç şahit olmadığı türden şeylere şahit olur...Ancak çevresindeki toplumsal ve fiziksel çöküşün belirtilerine karşı duyduğu öfke,başka hiç bir şey bilmemesinin yarattığı hayal kırılığı kadar güçlü değildir..Aynı zamanda küçük gördüğü şeylerin cazibesine kapılarak kendisiyle de çelişmektedir..Bickle son bir kez topluma karışmak ister ama filmin senaryosunda böyle ümitlere yer yoktur.Bir kereTravis artık çok ileri gitmiş dönüş yoktur.Ne gibi mi mesela seçim kampanyası yöneten güzel Betsy'ye kur yaparak ilişkiye başlamak ister münasebetsiz tekliflerine (Bir akşam Betsy'i porno filmine götürmek gibi..) karşılık gelmeyince yanlızlık duygusu daha güçlü bir hal alır.Artık çevresindeki dünyaya daha duyarsız birinsan haline gelenTravis için şehirden ... Devamı
''Bir gün birileri bu şehri alıp klozete atıp üstüne şifonu çekip temizleyecek''memnuniyetsiz taxi şoförüTravis bu sözlerle homurdanır durur.işi gereği şehrin heryerini dolaşan ve uykusuzluktan mustarip olduğu gecelerde arka sokaklarda çoğu insanın hiç şahit olmadığı türden şeylere şahit olur...Ancak çevresindeki toplumsal ve fiziksel çöküşün belirtilerine karşı duyduğu öfke,başka hiç bir şey bilmemesinin yarattığı hayal kırılığı kadar güçlü değildir..Aynı zamanda küçük gördüğü şeylerin cazibesine kapılarak kendisiyle de çelişmektedir..Bickle son bir kez topluma karışmak ister ama filmin senaryosunda böyle ümitlere yer yoktur.Bir kereTravis artık çok ileri gitmiş dönüş yoktur.Ne gibi mi mesela seçim kampanyası yöneten güzel Betsy'ye kur yaparak ilişkiye başlamak ister münasebetsiz tekliflerine (Bir akşam Betsy'i porno filmine götürmek gibi..) karşılık gelmeyince yanlızlık duygusu daha güçlü bir hal alır.Artık çevresindeki dünyaya daha duyarsız birinsan haline gelenTravis için şehirden intikam alma vakti gelmiştir..İntikam planlarının arasında kazanması muhtemel başkan adayına suikast,küçük fahişeyi küfürbaz pezevenginin elinden kurtarması gibi olağandışı eylemler vardır....Scorsese veDe Niroikilisinin yaptığı çok büyük ve sinema dünyasınınen iyifilmlerinden biri yani kısaca BAŞYAPITTIR..
YOU TALKİNG TO MErepliği 214 kez tekrarlanarak Travis'in iç dünyasını anlatan eşsiz bir sahnedir..
özgün bir film olarak anılmaktaydı ne zamandır izlemeyi düşünüyordum şu dakikalara kısmetmiş :) De Niro'nun gerçekten artık piştiği ve ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu kanıtladığı bir filmdir. 1 sene boyunca taksi şöforlüğü yaparak karekter oyunculuğuna nasıl adapte olduğunu anlıyoruz. Filme gelince zaten ahım şahım bir film bekleyerek izlemedim. çok eski bir filmdi hatalarla doluydu sahnelere bakıcak olursak ama kast ekbine gelince gerçekten olağanüstüydü. De Niro'nun mimikleri o dalga geçen gülüşleri meşhur ''benimlemi konuşuyorsun'' repliği çok çok iyiydi. jodie foster çok iyi oyunculuk çıkarmış gerçekten genç yaşta nerelere geleceğinin sinyalini vermiş. İronilerle dolu o dönemin,daha doğrusu her dönem olan sokak pisliklerinin eleştirilmesi çok iyi yapılmış bunu gözlemleyenler en iyi taksi şöforleri olabilirdi bunuda en güzel şekilde aktarmışlar. ben beğendim herkese tavsiye ederim izlenmeli,fikir sahibi olunmalı diye düşünüyorum.
@mertaksu
13 yıl önce
9 / 10
@sectumsempra
13 yıl önce
8.6 / 10
@tambenlik
13 yıl önce
temizleyebilmek için kirlenmek gerek, evet.
@denizindelisi
13 yıl önce
10 / 10
@ness
14 yıl önce
8 / 10
Elinde silahla dans eden insanları izlediği sahne en iyi film sahnelerinden biridir fikrimce. Onlar birileriyle ve mutlular ama sen kimseyle değilsin ve mutsuzsun.
@stiff
14 yıl önce
7 / 10
@carpathia
14 yıl önce
9 / 10
YOU TALKİNG TO MErepliği 214 kez tekrarlanarak Travis'in iç dünyasını anlatan eşsiz bir sahnedir..
@yeteramahaa
15 yıl önce
8 / 10
@lowen
16 yıl önce
8.2 / 10
@dwyanewadecns
16 yıl önce
4 / 10
De Niro'nun gerçekten artık piştiği ve ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu kanıtladığı bir filmdir. 1 sene boyunca taksi şöforlüğü yaparak karekter oyunculuğuna nasıl adapte olduğunu anlıyoruz. Filme gelince zaten ahım şahım bir film bekleyerek izlemedim. çok eski bir filmdi hatalarla doluydu sahnelere bakıcak olursak ama kast ekbine gelince gerçekten olağanüstüydü. De Niro'nun mimikleri o dalga geçen gülüşleri meşhur ''benimlemi konuşuyorsun'' repliği çok çok iyiydi. jodie foster çok iyi oyunculuk çıkarmış gerçekten genç yaşta nerelere geleceğinin sinyalini vermiş. İronilerle dolu o dönemin,daha doğrusu her dönem olan sokak pisliklerinin eleştirilmesi çok iyi yapılmış bunu gözlemleyenler en iyi taksi şöforleri olabilirdi bunuda en güzel şekilde aktarmışlar. ben beğendim herkese tavsiye ederim izlenmeli,fikir sahibi olunmalı diye düşünüyorum.