1968'de aynı ismiyle çekilmiş olan filmin bir yeniden çevrimi. Eski versiyonunu izlemedim bu sebeple kıyaslama yapmayacağım. Bir çok eşleştirmeli eleştiri yorumlarında önceki versiyonun daha başarılı olduğu dile getirilmiştir. Bunun en büyük nedenlerinden biri olarak Thomas Catherine romantizminin bu filmde fazla ön planda olması, önceki versiyonda suç unsurunun daha ön planda olması şeklinde yorumlanmış.
Bu detayı es geçersek, filmin ilk dakikadan itibaren içine alan bir yapısı var. Ünlü, son derece zengin ve sanatsever bir iş adamının, sıkıcı hayatına renk vermek amacıyla bir tablo çalma hobisiyle başlıyor film. Çalınan tablonun ardından bir sigorta şirketinin olay çözücüsü olarak gönderilen Catherine ile bir nevi kedi-fare zeka oyunu oynanmaya başlar. Catherine gibi son derece zeki bir kadın tabiki de Thomas'ı da etkilemeyi başarır ve Th... Devamı
1968'de aynı ismiyle çekilmiş olan filmin bir yeniden çevrimi. Eski versiyonunu izlemedim bu sebeple kıyaslama yapmayacağım. Bir çok eşleştirmeli eleştiri yorumlarında önceki versiyonun daha başarılı olduğu dile getirilmiştir. Bunun en büyük nedenlerinden biri olarak Thomas Catherine romantizminin bu filmde fazla ön planda olması, önceki versiyonda suç unsurunun daha ön planda olması şeklinde yorumlanmış.
Bu detayı es geçersek, filmin ilk dakikadan itibaren içine alan bir yapısı var. Ünlü, son derece zengin ve sanatsever bir iş adamının, sıkıcı hayatına renk vermek amacıyla bir tablo çalma hobisiyle başlıyor film. Çalınan tablonun ardından bir sigorta şirketinin olay çözücüsü olarak gönderilen Catherine ile bir nevi kedi-fare zeka oyunu oynanmaya başlar. Catherine gibi son derece zeki bir kadın tabiki de Thomas'ı da etkilemeyi başarır ve Thomas'ın artık başka bir amacı daha doğar.
Filmi sevmemin bir başka nedeni epeyidir tabloları araştırıyor olmama da denk gelmesi. Özellikle René Magritte’in “The Son of Man” tablosuna yapılan göndermeler oldukça estetikti. Claude Monet'e olan saygı, empresyonizm gibi unsurların üstü kapalı da olsa ele alınması güzel detaylardı. Filmin en büyük eksiklerinden biri Thomas'ın tüm varlığına rağmen böyle bir hırsızlığa girişme motivasyonu konusuna hiç değinilmemesi. Tüm bunların yanında bir de Nina Simone'ın sinnerman parçasını bu kadar başarılı kullanmaları da filme +1 puan daha katıyor. Rene Russo'nun 45'li yaşında tam anlamıyla "olgun ve çekici kadın" karakterini, özellikle balodaki dans sahnesiyle bu kadar başarılı taşıması insanın içini eritiyor :)
@tiamath
1 yıl önce
7 / 10
Bu detayı es geçersek, filmin ilk dakikadan itibaren içine alan bir yapısı var. Ünlü, son derece zengin ve sanatsever bir iş adamının, sıkıcı hayatına renk vermek amacıyla bir tablo çalma hobisiyle başlıyor film. Çalınan tablonun ardından bir sigorta şirketinin olay çözücüsü olarak gönderilen Catherine ile bir nevi kedi-fare zeka oyunu oynanmaya başlar. Catherine gibi son derece zeki bir kadın tabiki de Thomas'ı da etkilemeyi başarır ve Th ... Devamı
Bu detayı es geçersek, filmin ilk dakikadan itibaren içine alan bir yapısı var. Ünlü, son derece zengin ve sanatsever bir iş adamının, sıkıcı hayatına renk vermek amacıyla bir tablo çalma hobisiyle başlıyor film. Çalınan tablonun ardından bir sigorta şirketinin olay çözücüsü olarak gönderilen Catherine ile bir nevi kedi-fare zeka oyunu oynanmaya başlar. Catherine gibi son derece zeki bir kadın tabiki de Thomas'ı da etkilemeyi başarır ve Thomas'ın artık başka bir amacı daha doğar.
Filmi sevmemin bir başka nedeni epeyidir tabloları araştırıyor olmama da denk gelmesi. Özellikle René Magritte’in “The Son of Man” tablosuna yapılan göndermeler oldukça estetikti. Claude Monet'e olan saygı, empresyonizm gibi unsurların üstü kapalı da olsa ele alınması güzel detaylardı. Filmin en büyük eksiklerinden biri Thomas'ın tüm varlığına rağmen böyle bir hırsızlığa girişme motivasyonu konusuna hiç değinilmemesi. Tüm bunların yanında bir de Nina Simone'ın sinnerman parçasını bu kadar başarılı kullanmaları da filme +1 puan daha katıyor. Rene Russo'nun 45'li yaşında tam anlamıyla "olgun ve çekici kadın" karakterini, özellikle balodaki dans sahnesiyle bu kadar başarılı taşıması insanın içini eritiyor :)