Kerkenez Yorumları

Kerkenez filmi detayları

M

@mementomori23

12 yıl önce

8 / 10

film çok samimi geldi kerkenez sevdiğimden midir nedir bilmiyorum ama çok hoşuma gitti film çok basit gibi görünsede içine girince dikkat edince çok çarpıcı sahneler var elime bir kerkenez yavrusu geçmişti bir süre besledikten sonra serbest bırakmıştım bunun üzerine bir arkadaşım bu filmi tavsiye etmişti iyiki de etmiş...
G

@gurkann

12 yıl önce

9 / 10

Casper ın sınıfta kuşu nasıl evcilleştirdiğini anlattığı sahne muhteşemdi
Y

@yemre

13 yıl önce

8.5 / 10

Bu filmi çok beğendim a dostlar... Daha ilk sahnede tokat gibi sağlam bi' ingiliz aksanı karşılıyor bizi. Başlarda isveç yapımı falan zannettim, o derece.
D

@doris

13 yıl önce

Ken Loach'ın en iyi filmi...
S

@super_tramp

13 yıl önce

8.5 / 10

çocucuğun en önemli sosyalizasyon sürecinde yaşadığı baskı ve yetişkinlerin anlamsız bir şekilde çocuk üzerinde tahakküm kurma çabası çok güzel bir şekilde anlatılmış. ken loach dediğimizde aklımıza toplumsal gerçekçilik geliyor ve bu filmi de tam anlamıyla düşüncelerimizle uyuşuyor. okuldan bir kez daha nefret etmemizi sağlıyor film aynı zamanda.

@cemal_erdem

13 yıl önce

8 / 10

Ken Loach filmlerinin bir veya birkaçı kesinlikle izlenmeli. Tıpkı otoriteyi, faşizmi, totaliterliği aile kavramı ve eğitim kurumları üzerinden sorgulayan Kes filmi gibi. Kes, birbirlerinin pek umrunda olmadığı, parçalanmış bir ailenin ortasında öncelikle (baba olmadığından) ilk totaliter figür abisiyle çatışan genç Billy'i odağa alıyor. Billy aynı zamanda okulda da bu totaliterliğin fazlasıyla uğraşmak durumunda kalıyor. Öğretmenleriyle, sistemle... Yalnızlığı seçiyor dolayısıyla, yalnızlığının en katlanılabilir yanı ise eğitmeye çalıştığı bir doğan.

Loach doğan ve çocuğun ilişkisi haricinde kamerasını olan bitene mesafeli yaklaştırsa da, senaryo Billy'nin tarafında olmamızı sağlıyor. Billy asi nitelemesine uygun mudur? Asi totaliter kurumlarca hakeretamiz bir biçimde kullanılır. Ailede, okulda vesaire... Aslında güce boyun eğmeyen, başkaldıran, sorgulayan demektir... Çoğumuz için ya ürkütücü bir model ya da kötülenmesi gereken kavram aslında hayatı ayakta tutar. Tamamen kalıba girme
... Devamı
Ken Loach filmlerinin bir veya birkaçı kesinlikle izlenmeli. Tıpkı otoriteyi, faşizmi, totaliterliği aile kavramı ve eğitim kurumları üzerinden sorgulayan Kes filmi gibi. Kes, birbirlerinin pek umrunda olmadığı, parçalanmış bir ailenin ortasında öncelikle (baba olmadığından) ilk totaliter figür abisiyle çatışan genç Billy'i odağa alıyor. Billy aynı zamanda okulda da bu totaliterliğin fazlasıyla uğraşmak durumunda kalıyor. Öğretmenleriyle, sistemle... Yalnızlığı seçiyor dolayısıyla, yalnızlığının en katlanılabilir yanı ise eğitmeye çalıştığı bir doğan.

Loach doğan ve çocuğun ilişkisi haricinde kamerasını olan bitene mesafeli yaklaştırsa da, senaryo Billy'nin tarafında olmamızı sağlıyor. Billy asi nitelemesine uygun mudur? Asi totaliter kurumlarca hakeretamiz bir biçimde kullanılır. Ailede, okulda vesaire... Aslında güce boyun eğmeyen, başkaldıran, sorgulayan demektir... Çoğumuz için ya ürkütücü bir model ya da kötülenmesi gereken kavram aslında hayatı ayakta tutar. Tamamen kalıba girmeyi engeller.

İyi bir Loach filmi daha...
B

@budha

14 yıl önce

10 / 10

Daha ilk çocukluktan itibaren Yalnızlığı seçtim, kendi içime kapanmış olarak çocukluk benim için hep başkalarının yanında oldu.

Onlarla, ama anne baba ve kardeşlerin yanında, yalnız, onlarla, ama başkalarının yanında okula, onlarla, ama başkalarının yanında eğitim, bilim, gerçekleştirme, tamamlama, mahvetme, yıkma

.Her durumda ve her şeyde bu biçimde, diye yazmış Roithamer.

Yalnız çok kısa süre insanlar arasında (ve onlarla), yakınlaşma anında insanlardan ayrılarak (onlardan), diye yazmış Roithamer.

İnsanların her zaman sadece yakınlaşmaları ve tedirgin etmek, yıkmak için yaklaşmaları, deneylere dayanarak ömrün sonuna kadar uzaklık koymak, derdi amcam, diye yazmış Roithamer.

BİR İNSAN DİĞERİNE ONU MAHVETMEK DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YÜZÜNDEN YAKLAŞMAZ , diye yazmış Roithamer..

Thomas Bernhard

**

CASPER gibi huysuz, zeki, çevresiyle daima sorunları olan zarif ruhların kaderi YALNIZLIKTIR..

Aradıkları aslında hiçbirşeydir..Çünkü bu dünyada onlara hitap eden hiçbirşey yoktur..

Ailesi,
... Devamı
Daha ilk çocukluktan itibaren Yalnızlığı seçtim, kendi içime kapanmış olarak çocukluk benim için hep başkalarının yanında oldu.

Onlarla, ama anne baba ve kardeşlerin yanında, yalnız, onlarla, ama başkalarının yanında okula, onlarla, ama başkalarının yanında eğitim, bilim, gerçekleştirme, tamamlama, mahvetme, yıkma

.Her durumda ve her şeyde bu biçimde, diye yazmış Roithamer.

Yalnız çok kısa süre insanlar arasında (ve onlarla), yakınlaşma anında insanlardan ayrılarak (onlardan), diye yazmış Roithamer.

İnsanların her zaman sadece yakınlaşmaları ve tedirgin etmek, yıkmak için yaklaşmaları, deneylere dayanarak ömrün sonuna kadar uzaklık koymak, derdi amcam, diye yazmış Roithamer.

BİR İNSAN DİĞERİNE ONU MAHVETMEK DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YÜZÜNDEN YAKLAŞMAZ , diye yazmış Roithamer..

Thomas Bernhard

**

CASPER gibi huysuz, zeki, çevresiyle daima sorunları olan zarif ruhların kaderi YALNIZLIKTIR..

Aradıkları aslında hiçbirşeydir..Çünkü bu dünyada onlara hitap eden hiçbirşey yoktur..

Ailesi, okulu, arkadaşları hatta Tanrı bile CASPER gibilerin yanında değildir..

Onlar da herşeyden soyutlarlar kendilerini ve hayvanlarla iletişim kurmaya çalışırlar..

Mouchette gibi daha karanlık ruhlar ise sadece yok etmeyle (yok olmayla) ilgilenirler..

"Çünkü ancak yok olarak var olurlar.."

Bu bakımdan CASPER, Mouchette gibilere göre daha UMUTLU bir vaka..

@enik_kral

14 yıl önce

stanley kubrick'in söylemiş olduğu şu sözün film üzerine yapılabilecek en iyi yorum olduğunu düşünüyorum.

"Bence okullarda yapılan en büyük yanlış, çocukları korkuyla motive ederek birşey öğretmeye çalışmaktır. Not alma korkusu, sınıfta kalma korkusu gibi. Bir konuya ilgi duyarak öğrenmek ile, korku ile öğrenmek arasında nükleer bir patlama ile bir kıvılcım kadar fark vardır."

çocuğun, okuldaki durumu ve kuş için sarf ettiği öğrenme çabasını karşılaştırmak gerçekten mümkün değil....

@sagaris

15 yıl önce

7.7 / 10

Geleneksel eğitim politikasını eleştirip, işçi sınıfındaki fırsat eşitsizliğini vurgularken didaktik olmamayı başaran,yalın,içten bir Ken Loach filmi...

@kaplumbaga

16 yıl önce

9 / 10

Doğrusu, uçarken üzerinde garip bir hal geliyor.

- Doğanlar en iyi uçan kuşlardır.

Hayır, onu demek istemedim. İnsan onu uçarken gördüğünde, kendini bir tuhaf hissediyor.

- Ortalığa bir sessizlik çöküyor.

Evet, tam da bu. Başkaları da bunu fark etti. Baykuşlarda da böyle olurmuş, bir çiftçi söyledi. Hani, geceleyin avluda fare yakalarlar ya o zaman. Yere inerken, çiftçi sanki tıkanan kulaklarını açma isteği duyarmış. O kadar sessiz olurmuş.

-Sanki havada bir sessizlik cebi içinde süzülüyorlar. Ne kadar alçak sesle konuştuğumuzu fark ettin mi? Sanki sesimizi yükseltmeye çekiniyoruz, kilisede bağırmak gibi. Çünkü onlar sinirli.

Hayır. O kadar basit değil. İçgüdüsel bir şey. Bir tür saygı. Biliyorum. Beni deli eden de bu işte. Onunla dolaşmaya çıktığımda birileri,

"Bakın, Billy Casper ve evcil doğanı."Diyor. Onlara bağırmak istiyorum. Bu evcil değil. Ya da biri çıkıp "Uysal mıdır?" Diye sormuyor mu?

Ya, çok uysal. Doğan uysallaştırılamaz. Ona hizmet edilir. Yabanıldır, serttir ve
... Devamı
Doğrusu, uçarken üzerinde garip bir hal geliyor.

- Doğanlar en iyi uçan kuşlardır.

Hayır, onu demek istemedim. İnsan onu uçarken gördüğünde, kendini bir tuhaf hissediyor.

- Ortalığa bir sessizlik çöküyor.

Evet, tam da bu. Başkaları da bunu fark etti. Baykuşlarda da böyle olurmuş, bir çiftçi söyledi. Hani, geceleyin avluda fare yakalarlar ya o zaman. Yere inerken, çiftçi sanki tıkanan kulaklarını açma isteği duyarmış. O kadar sessiz olurmuş.

-Sanki havada bir sessizlik cebi içinde süzülüyorlar. Ne kadar alçak sesle konuştuğumuzu fark ettin mi? Sanki sesimizi yükseltmeye çekiniyoruz, kilisede bağırmak gibi. Çünkü onlar sinirli.

Hayır. O kadar basit değil. İçgüdüsel bir şey. Bir tür saygı. Biliyorum. Beni deli eden de bu işte. Onunla dolaşmaya çıktığımda birileri,

"Bakın, Billy Casper ve evcil doğanı."Diyor. Onlara bağırmak istiyorum. Bu evcil değil. Ya da biri çıkıp "Uysal mıdır?" Diye sormuyor mu?

Ya, çok uysal. Doğan uysallaştırılamaz. Ona hizmet edilir. Yabanıldır, serttir ve hiç kimse umurunda değildir. Bana aldırmaz. Doğru.

Onu muhteşem yapan da bu. Çoğu bunu anlamaz. Hayvanın kendilerine bağımlılığı hoşlarına gider. Ben buna aldırmıyorum. Güzel diye, uçsun diye istiyorum onu. Muhabbet kuşlarıyla uğraşsınlar. Bununla karşılaştırılır mı o?

-Haklısın, Billy. Herhalde haklısın.

Biliyor musunuz, efendim? Bence, lütfedip kendisini izlememe izin veriyor.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL