bır ara anadolu seyahatin butun seferlerınde yalnızca ıssız adam oynuyordu. Bır keresini zor ızlemıstım zaten , butun o yolculuklar resmen azap oldu. Her standart film gibi bir kez ızlenır ıste, ikincisi zarar.
oyunculuklar kötü özellikle melis birkan. ki kendisi her filmde sırıtıyor zaten. müzikleri çıkarın geride koca bir hiç kaldığını göreceksiniz. finalde çok ucuzdu belirtmeden geçmeyelim.
Site ahalisinin puanlaması şaşırttı beni,o kadar da yerin dibine sokulacak film değil bu.Hayal kırıklıklarının nedenini yüksek beklentiler ve/veya yeni bir Leyla ile Mecnun hikayesinin tezahürünün arzulanmış olması diye düşünüyorum.Müzik seçimleri konsepte uygun,kamera oynamaları kusursuza yakın,mekan seçimleri çok uygun.Zayıf bulduğum tek nokta senaryodaki diyalogların yetersizliği ve biribirini tekrarla tekrarlamasıydı.Oyunculuklar çok iyi değilse de kötü de değildi.(kimi oynatacaksın arkadaşım bu filmde;Kadir İnanır'ı mı?)Bu kadar yorum alması da çektiği dikkati gösteriyor!
Abartıldığı kadar iyi olmasa da çok kötü de sayılmaz..
Ancak gerçekçilik açısından pek tatmin edici değil bence..
Filmde hiç birşey değil ama kızın yaptığı o büyük bencillik sanırım izleyen birçok insana ''ayyy yazık kıza, bak unutamamış.tüh tüh'' dedirtirken ben saf, katıksız bir bencillik dışında hiçbirşey görmedim..
Madem unutamadın, ingilterelere gittin, yeni bir hayata başladın, ne diye aşık olmadığın ama öyle olduğunu sanan başka bir adamla evlendin ve bir de çocuk yaptın..bunların hepsi ''alper''i unutmak için miydi?
Bir de şu var ki sadece 1 ay birlikte olduğu bir adamla ayrıldığı hafta pılısını pırtısını toplayıp tüm hayatını değiştiriyor, kendisine ulaşamamasını istiyor. bu kadar çok seviyorsa insan küçük bir ihtimal bile olsa bir şans daha vermez mi karşıdakine? yok ama öyle değil, hayat sadece ''ada''nın etrafında dönüyor, kimse onu terk edemez, ama o istediğiyle birlikte olur, istediğiyle evlenir..
Bu arada ben filme kötü demiyorum, sadece filmin sonunun gerçek bir aş... Devamı
Abartıldığı kadar iyi olmasa da çok kötü de sayılmaz..
Ancak gerçekçilik açısından pek tatmin edici değil bence..
Filmde hiç birşey değil ama kızın yaptığı o büyük bencillik sanırım izleyen birçok insana ''ayyy yazık kıza, bak unutamamış.tüh tüh'' dedirtirken ben saf, katıksız bir bencillik dışında hiçbirşey görmedim..
Madem unutamadın, ingilterelere gittin, yeni bir hayata başladın, ne diye aşık olmadığın ama öyle olduğunu sanan başka bir adamla evlendin ve bir de çocuk yaptın..bunların hepsi ''alper''i unutmak için miydi?
Bir de şu var ki sadece 1 ay birlikte olduğu bir adamla ayrıldığı hafta pılısını pırtısını toplayıp tüm hayatını değiştiriyor, kendisine ulaşamamasını istiyor. bu kadar çok seviyorsa insan küçük bir ihtimal bile olsa bir şans daha vermez mi karşıdakine? yok ama öyle değil, hayat sadece ''ada''nın etrafında dönüyor, kimse onu terk edemez, ama o istediğiyle birlikte olur, istediğiyle evlenir..
Bu arada ben filme kötü demiyorum, sadece filmin sonunun gerçek bir aşk ya da romantizm sahnesi falan değil, bir bencilliğin maskelenmiş hali olduğunu düşünüyor ve ifade ediyorum..
@lazare_carnot
17 yıl önce
1 / 10
berbat.
@sixtyone
17 yıl önce
2.6 / 10
@havlayankuzu
17 yıl önce
4.5 / 10
Sanırım bu:
Kolpa erkek figürüne duyduğumuz nefretin ürünü.
Hani kollarını dolayıp uzaklara bakan ama karı kız derdindeki, "piç" erkek modeli.
Son yıllarda hızla yaygınlaşan bu erkek modeline, hayat şansı tanıyan habitatı kınıyor ve soruyorum:
"Ne va o uzaklarda, sevgili Issız Adam" ne oluyoruz ? Bi şey mi gördünüz,sevgili Issız adam. Açık mı kalmış dükkanlar ?
Ne pis cinsimiz varmış be Mülayim.
@geppetto
17 yıl önce
@asyagurgun
17 yıl önce
@cezminn
17 yıl önce
Not: Son sahne fena değildi o ayrı.
@batanga
17 yıl önce
1.5 / 10
@traumatic
17 yıl önce
6.5 / 10
@outcast
17 yıl önce
Ancak gerçekçilik açısından pek tatmin edici değil bence..
Filmde hiç birşey değil ama kızın yaptığı o büyük bencillik sanırım izleyen birçok insana ''ayyy yazık kıza, bak unutamamış.tüh tüh'' dedirtirken ben saf, katıksız bir bencillik dışında hiçbirşey görmedim..
Madem unutamadın, ingilterelere gittin, yeni bir hayata başladın, ne diye aşık olmadığın ama öyle olduğunu sanan başka bir adamla evlendin ve bir de çocuk yaptın..bunların hepsi ''alper''i unutmak için miydi?
Bir de şu var ki sadece 1 ay birlikte olduğu bir adamla ayrıldığı hafta pılısını pırtısını toplayıp tüm hayatını değiştiriyor, kendisine ulaşamamasını istiyor. bu kadar çok seviyorsa insan küçük bir ihtimal bile olsa bir şans daha vermez mi karşıdakine? yok ama öyle değil, hayat sadece ''ada''nın etrafında dönüyor, kimse onu terk edemez, ama o istediğiyle birlikte olur, istediğiyle evlenir..
Bu arada ben filme kötü demiyorum, sadece filmin sonunun gerçek bir aş ... Devamı
Ancak gerçekçilik açısından pek tatmin edici değil bence..
Filmde hiç birşey değil ama kızın yaptığı o büyük bencillik sanırım izleyen birçok insana ''ayyy yazık kıza, bak unutamamış.tüh tüh'' dedirtirken ben saf, katıksız bir bencillik dışında hiçbirşey görmedim..
Madem unutamadın, ingilterelere gittin, yeni bir hayata başladın, ne diye aşık olmadığın ama öyle olduğunu sanan başka bir adamla evlendin ve bir de çocuk yaptın..bunların hepsi ''alper''i unutmak için miydi?
Bir de şu var ki sadece 1 ay birlikte olduğu bir adamla ayrıldığı hafta pılısını pırtısını toplayıp tüm hayatını değiştiriyor, kendisine ulaşamamasını istiyor. bu kadar çok seviyorsa insan küçük bir ihtimal bile olsa bir şans daha vermez mi karşıdakine? yok ama öyle değil, hayat sadece ''ada''nın etrafında dönüyor, kimse onu terk edemez, ama o istediğiyle birlikte olur, istediğiyle evlenir..
Bu arada ben filme kötü demiyorum, sadece filmin sonunun gerçek bir aşk ya da romantizm sahnesi falan değil, bir bencilliğin maskelenmiş hali olduğunu düşünüyor ve ifade ediyorum..
@bavitsole
17 yıl önce