Olmamız gereken bizle olan biz arasında kalan zihinlerin anlatımını görüyoruz filmde. Kötü film değil, ama iyi bir de değil. İlginç bir bunalım edebiyatı yapılıyor. Yer yer şiddet ve cinsellik görüntüleriyle de realist yaklaşımı da görüyoruz. Kişinin zihninde geçenler ve topluma yansıttıkları. Aslında çoğumuzda olan bazı bilinç konuşmalarına şahit olacaksınız bu filmde. Tabi Yönetmenin değeri filme olan yaklaşımımızı da etkilemeli. Birçok açıdan yalnızlığın ve ölüm isteğinin kişide oluşturduğu boşluk. Din kavramını bu yönden mantıklı buluyorum, yani insanlar sırf gerçekte var olan bu boşluğu hissetmemek için hiç eleştirmeden dinlere sarılıyor. Sırf yaşamak ve yaşamın yaptığı haksızlığı görmezden gelmek için. Bu nedenle inançsız insanlar filozof oluyor inançlılarsa işte dünyada zibl gibi...
eşli batagın sonunda hesap kitlenen yancılarla birlik 9.5 lira hesap ödeyen çıkarken gafeciye küfür edip
şansını yandaki idaa bayinde deneyen ama kör talihini yenemeyip küvette kendini bogan adamın liseli ğençlere ders olacak acıklı hikayesi,bir nevi tutnamayanlar bir nevi 35 yaş şiiri.
ahlak kavramını kimin belirlediğini, insanların eylemlerini sorgulayan, sadece bir monolog diyemeyeceğimiz bir şaheser.
gaspar noe yaptığı filmlerinde izleyici ile oynamayı çok seviyor. filmde durduk yerde giren dadadadattt diye bir ses var. onu bile sırf seyirci rahatsız olsun diye yapıyor. filmi resmen yaşıyorsunuz. mükemmel bir atmosferi var.
Başlangıcına "Bi Yerinize Batabilir" uyarısının konması gereken; yoksulluk, sevgisizlik ve yalnızlığın sınıfsal öfkeye dönüştüğü, dile getirilmesi zor düşüncelerin iç sesler ile
ifade edildiği sıradışı anlatıma sahip sıradışı bir film.
Kasabımız toplumsal ve insani değerleri kendince sorgularken sizin de bunun bir parçası olmanızı sağlıyor, o kadar ileri gidiyor ki tabusal ensest kavramı ile beraber cinnet bile anlaşılır olmaya başlıyor.
Kabullenmeyi değilse bile anlamayı sağlayan, soyut düşüncelerin cismanileştiği film....
Yönetmenin uyarısına rağmen filmi izlemeyi bırakamıyorsanız; neden, baş karakterin, karakterinin aslında üçüncü sayfa haberlerinde gördüğümüz sıradanlığı ve doğal gerçekçiliği değil midir?
85/100
Bu filmi beğenene Zeki Demirkubuz'un "Yeraltı" (2012) filmi yanında hediye...
adamın karısına duyduğu nefret gerçek ve anlaşılabilir hiç uçuk bir durum değil ve kaynanasına. isimleri değiştir türk filmi olur çok da rahat olur.. türkiye'de binlerce aynı tarzda aile vardır. (baba-kız ilişkisi istisna)
monolog ve insan beynindeki çelişkilerle dolu bir film.ha bu doluluk boş bir doluluk değil. nitel olarak iyi doldurulmuş bir doluluk. insanın aslında nekadar sapkın fikirlerle donatılmış bir canlı olduğunu güzel betimlemelerle gördüm. toplum içinde bu sapkın düşünceler herzaman fiilleştirilemediğinden, insan sürekli kafasında karmaşıklıklar içerisinde bunları canlandırır.
din,toplum mühendisleri,siyasiler,şirketler,toplumun kendi katmanları vsvsvs..değer yargılarının,adaletin,sevginin,barışın,iyiliğin,kötülüğün,ailenin kısacası hayatımızdaki çoğu şeylerin nasıl olacağını bizlere dayatmıştır. doğduğumuzdan itibaren yönlendirilimiş/biçimlendirilmiş aileden başlayarak bizleri okullarında ve diğer yapaylıklarında şekillendirmeye çalışmıştır.çoğunda başarılı olmuştur.insanın kendine ait değerlerini bir kenara atmasını ve belirlenen değerlerin kabul edilmesini söylemiştir.bunun sonucunda hiç bir yere ait olmayan ve histerikleşmiş/sapkınlaşmış birey ortaya çıkmıştır.
fil... Devamı
bilgi içerebilir!
monolog ve insan beynindeki çelişkilerle dolu bir film.ha bu doluluk boş bir doluluk değil. nitel olarak iyi doldurulmuş bir doluluk. insanın aslında nekadar sapkın fikirlerle donatılmış bir canlı olduğunu güzel betimlemelerle gördüm. toplum içinde bu sapkın düşünceler herzaman fiilleştirilemediğinden, insan sürekli kafasında karmaşıklıklar içerisinde bunları canlandırır.
din,toplum mühendisleri,siyasiler,şirketler,toplumun kendi katmanları vsvsvs..değer yargılarının,adaletin,sevginin,barışın,iyiliğin,kötülüğün,ailenin kısacası hayatımızdaki çoğu şeylerin nasıl olacağını bizlere dayatmıştır. doğduğumuzdan itibaren yönlendirilimiş/biçimlendirilmiş aileden başlayarak bizleri okullarında ve diğer yapaylıklarında şekillendirmeye çalışmıştır.çoğunda başarılı olmuştur.insanın kendine ait değerlerini bir kenara atmasını ve belirlenen değerlerin kabul edilmesini söylemiştir.bunun sonucunda hiç bir yere ait olmayan ve histerikleşmiş/sapkınlaşmış birey ortaya çıkmıştır.
filmi izlerken rahatsız oldum ancak bunların hayatta çoğu kez var olduğunu biliyorum.ama buna rağmen rahatsız oldum.
hayattaki ritüellerimiz artık geçmişten ve eskilerden koparılmış durumda.insanın eskiden yaşayarak ve tecrübe ederek belirlediği ritüellerden tamamen soyutlandırıldık.şimdiyse bize çeşitli şekillerde öğretilmiş ritüellerle yaşamak zorunda bırakılıyoruz. dediğim gibi bu da insanın sapkın birer kişi olmasını körüklüyor.
başta dediğim gibi insan insan olduğu için zaten sapkın bir varlıktır.bu insanın ilk gününden bugüne kadar bakıldığında görülebiliyor.fakat tamamen sunileştirilerek bize sunulanlar bu sapkınlığı giderek körüklüyor ve toplumsal yozlaşmayla birlikte her yerde açığa çıkmaya başlıyor. ben filmi izlerken bunları gördüm kendimce.nacizane görüşlerim bunlar.
bir filmde etik olmayan şeyler çok geçerli bir sebep olmadığı sürece yanı bir kılıf uydurulmadığı sürece kabul edilemez,üstelik başrol oyuncusu yapıyorsa eğer.
''herkesin kendi hayatı ve kendi ahlak kuralları vardır. eğer yaşamımı özetlemek gerekirse: bir zavallanın hayatıdır.'' ''ahlak yasaları, doğa yasaları, normal yasalar bunların hepsi zenginler için. ben bir çüküm. ne kadar fazla kalkar, ne kadar çok sertleşirsem o kadar çok değerim olur hayatta. bütün kadınlar çüksüz olmalarının intikamını alıyorlar. bunu da bir kaç çük tutarak gösteriyorlar. düzüşmekten ne zevk alınıyor ki, düzüşüyorsun sonra bitiyor.ardından bir daha bir başkasıyla sonuç hiçbirşey. ölümden neden korkuyorsun ki hiçte bahsedildiği gibi korkunç değil tıpkı doğmadan önce olduğu gibi boşluk.''
@serkanaydemir
12 yıl önce
7 / 10
Olmamız gereken bizle olan biz arasında kalan zihinlerin anlatımını görüyoruz filmde. Kötü film değil, ama iyi bir de değil. İlginç bir bunalım edebiyatı yapılıyor. Yer yer şiddet ve cinsellik görüntüleriyle de realist yaklaşımı da görüyoruz. Kişinin zihninde geçenler ve topluma yansıttıkları. Aslında çoğumuzda olan bazı bilinç konuşmalarına şahit olacaksınız bu filmde. Tabi Yönetmenin değeri filme olan yaklaşımımızı da etkilemeli. Birçok açıdan yalnızlığın ve ölüm isteğinin kişide oluşturduğu boşluk. Din kavramını bu yönden mantıklı buluyorum, yani insanlar sırf gerçekte var olan bu boşluğu hissetmemek için hiç eleştirmeden dinlere sarılıyor. Sırf yaşamak ve yaşamın yaptığı haksızlığı görmezden gelmek için. Bu nedenle inançsız insanlar filozof oluyor inançlılarsa işte dünyada zibl gibi...
İyi seyirler
P: 7
@ustilago
12 yıl önce
şansını yandaki idaa bayinde deneyen ama kör talihini yenemeyip küvette kendini bogan adamın liseli ğençlere ders olacak acıklı hikayesi,bir nevi tutnamayanlar bir nevi 35 yaş şiiri.
@bunuunutmam
13 yıl önce
8.4 / 10
gaspar noe yaptığı filmlerinde izleyici ile oynamayı çok seviyor. filmde durduk yerde giren dadadadattt diye bir ses var. onu bile sırf seyirci rahatsız olsun diye yapıyor. filmi resmen yaşıyorsunuz. mükemmel bir atmosferi var.
@poormf
13 yıl önce
8.5 / 10
ifade edildiği sıradışı anlatıma sahip sıradışı bir film.
Kasabımız toplumsal ve insani değerleri kendince sorgularken sizin de bunun bir parçası olmanızı sağlıyor, o kadar ileri gidiyor ki tabusal ensest kavramı ile beraber cinnet bile anlaşılır olmaya başlıyor.
Kabullenmeyi değilse bile anlamayı sağlayan, soyut düşüncelerin cismanileştiği film....
Yönetmenin uyarısına rağmen filmi izlemeyi bırakamıyorsanız; neden, baş karakterin, karakterinin aslında üçüncü sayfa haberlerinde gördüğümüz sıradanlığı ve doğal gerçekçiliği değil midir?
85/100
Bu filmi beğenene Zeki Demirkubuz'un "Yeraltı" (2012) filmi yanında hediye...
@surgeon
13 yıl önce
7.7 / 10
@mskfilm
13 yıl önce
baştan sonra gerçek bir film.
@ucurumdakisoz
13 yıl önce
monolog ve insan beynindeki çelişkilerle dolu bir film.ha bu doluluk boş bir doluluk değil. nitel olarak iyi doldurulmuş bir doluluk. insanın aslında nekadar sapkın fikirlerle donatılmış bir canlı olduğunu güzel betimlemelerle gördüm. toplum içinde bu sapkın düşünceler herzaman fiilleştirilemediğinden, insan sürekli kafasında karmaşıklıklar içerisinde bunları canlandırır.
din,toplum mühendisleri,siyasiler,şirketler,toplumun kendi katmanları vsvsvs..değer yargılarının,adaletin,sevginin,barışın,iyiliğin,kötülüğün,ailenin kısacası hayatımızdaki çoğu şeylerin nasıl olacağını bizlere dayatmıştır. doğduğumuzdan itibaren yönlendirilimiş/biçimlendirilmiş aileden başlayarak bizleri okullarında ve diğer yapaylıklarında şekillendirmeye çalışmıştır.çoğunda başarılı olmuştur.insanın kendine ait değerlerini bir kenara atmasını ve belirlenen değerlerin kabul edilmesini söylemiştir.bunun sonucunda hiç bir yere ait olmayan ve histerikleşmiş/sapkınlaşmış birey ortaya çıkmıştır.
fil ... Devamı
monolog ve insan beynindeki çelişkilerle dolu bir film.ha bu doluluk boş bir doluluk değil. nitel olarak iyi doldurulmuş bir doluluk. insanın aslında nekadar sapkın fikirlerle donatılmış bir canlı olduğunu güzel betimlemelerle gördüm. toplum içinde bu sapkın düşünceler herzaman fiilleştirilemediğinden, insan sürekli kafasında karmaşıklıklar içerisinde bunları canlandırır.
din,toplum mühendisleri,siyasiler,şirketler,toplumun kendi katmanları vsvsvs..değer yargılarının,adaletin,sevginin,barışın,iyiliğin,kötülüğün,ailenin kısacası hayatımızdaki çoğu şeylerin nasıl olacağını bizlere dayatmıştır. doğduğumuzdan itibaren yönlendirilimiş/biçimlendirilmiş aileden başlayarak bizleri okullarında ve diğer yapaylıklarında şekillendirmeye çalışmıştır.çoğunda başarılı olmuştur.insanın kendine ait değerlerini bir kenara atmasını ve belirlenen değerlerin kabul edilmesini söylemiştir.bunun sonucunda hiç bir yere ait olmayan ve histerikleşmiş/sapkınlaşmış birey ortaya çıkmıştır.
filmi izlerken rahatsız oldum ancak bunların hayatta çoğu kez var olduğunu biliyorum.ama buna rağmen rahatsız oldum.
hayattaki ritüellerimiz artık geçmişten ve eskilerden koparılmış durumda.insanın eskiden yaşayarak ve tecrübe ederek belirlediği ritüellerden tamamen soyutlandırıldık.şimdiyse bize çeşitli şekillerde öğretilmiş ritüellerle yaşamak zorunda bırakılıyoruz. dediğim gibi bu da insanın sapkın birer kişi olmasını körüklüyor.
başta dediğim gibi insan insan olduğu için zaten sapkın bir varlıktır.bu insanın ilk gününden bugüne kadar bakıldığında görülebiliyor.fakat tamamen sunileştirilerek bize sunulanlar bu sapkınlığı giderek körüklüyor ve toplumsal yozlaşmayla birlikte her yerde açığa çıkmaya başlıyor. ben filmi izlerken bunları gördüm kendimce.nacizane görüşlerim bunlar.
@palomarx
14 yıl önce
@giuseppe
14 yıl önce
4.9 / 10
@filimadam
14 yıl önce
8.4 / 10
Gerim gerim gerilebilir ve hatta kusabilirsiniz.
Yönetmenin de dediği gibi:
''filmi terk etmeniz için 30 saniyeniz var!''
''herkesin kendi hayatı ve kendi ahlak kuralları vardır. eğer yaşamımı özetlemek gerekirse: bir zavallanın hayatıdır.'' ''ahlak yasaları, doğa yasaları, normal yasalar bunların hepsi zenginler için. ben bir çüküm. ne kadar fazla kalkar, ne kadar çok sertleşirsem o kadar çok değerim olur hayatta. bütün kadınlar çüksüz olmalarının intikamını alıyorlar. bunu da bir kaç çük tutarak gösteriyorlar. düzüşmekten ne zevk alınıyor ki, düzüşüyorsun sonra bitiyor.ardından bir daha bir başkasıyla sonuç hiçbirşey. ölümden neden korkuyorsun ki hiçte bahsedildiği gibi korkunç değil tıpkı doğmadan önce olduğu gibi boşluk.''