Çıplak Vatandaş

(1985)

The Naked Citizen

Film 1 Saat 20 Dk. Komedi, Dram Türkiye

6.9

147 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.5 (5.374 OY)

KONUSU
Dört çocuklu ve beşincisinede karısı hamile olan dar gelirli İbrahim ,Limon satıcılığı, bulaşıkcılık gibi ek işler yapmasına karşılık yinrde ailesini geçindiremez.Yorgunluk ve bunalım giderek ruhi dengesini bozar.Birgün çırılçıplak kendini sokaklara atar.Olay gazetelere manşet olunca İbrahim reklam ... Devamı
Dört çocuklu ve beşincisinede karısı hamile olan dar gelirli İbrahim ,Limon satıcılığı, bulaşıkcılık gibi ek işler yapmasına karşılık yinrde ailesini geçindiremez.Yorgunluk ve bunalım giderek ruhi dengesini bozar.Birgün çırılçıplak kendini sokaklara atar.Olay gazetelere manşet olunca İbrahim reklam şirketlerinden aldığı tekliflerle yıldız olup çıkar.Ama bu çarpık düzen içinde İbrahimin sonu akıl hastanesidir.

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@vesolja

8 ay önce

10 / 10

Bir Başar Sabuncu filmi.

Akşam saatlerinde karşı taraftan sizin yöne doğru çıplak bir insan koşarak geliyorsa ne düşünürsünüz?

Yetmedi, ne yaptıysam yetmedi...

Bu filmin üzerinde duracağım iki temel noktası var:

İlk olarak: Geleneksel aile yapılanması ve ekonomik şartlar.

Bir adam, bir maaş = Beş çocuk, bir kadın hangi tarafa ağır basacak?

Türkiye'deki enflasyon farkı nedeniyle sürekli yapılan zamlar. Artan ev kiraları ve çocuklarının bir şeyini dahi eksik etmemeye çalışan bir babanın sistem ile muharebesinin trajikomik filmi.

Filmde bir sahnede baştaki bir siyasi yetkilinin ağzından şu laflar dökülür:

"Evvela şunu biliniz ki: Memleketimizin halledilemeyecek hiçbir meselesi yoktur. Yeter ki, yeter ki el ele vererek milli beraberlik içinde çalışmayı ve tasarruflu yaşamayı bilelim." (1985)

Bakan Selçuk: "Yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk, uluslararası dokümanlarda da ifade edildiği gibi artık Türkiye için sor
... Devamı
Bir Başar Sabuncu filmi.

Akşam saatlerinde karşı taraftan sizin yöne doğru çıplak bir insan koşarak geliyorsa ne düşünürsünüz?

Yetmedi, ne yaptıysam yetmedi...

Bu filmin üzerinde duracağım iki temel noktası var:

İlk olarak: Geleneksel aile yapılanması ve ekonomik şartlar.

Bir adam, bir maaş = Beş çocuk, bir kadın hangi tarafa ağır basacak?

Türkiye'deki enflasyon farkı nedeniyle sürekli yapılan zamlar. Artan ev kiraları ve çocuklarının bir şeyini dahi eksik etmemeye çalışan bir babanın sistem ile muharebesinin trajikomik filmi.

Filmde bir sahnede baştaki bir siyasi yetkilinin ağzından şu laflar dökülür:

"Evvela şunu biliniz ki: Memleketimizin halledilemeyecek hiçbir meselesi yoktur. Yeter ki, yeter ki el ele vererek milli beraberlik içinde çalışmayı ve tasarruflu yaşamayı bilelim." (1985)

Bakan Selçuk: "Yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk, uluslararası dokümanlarda da ifade edildiği gibi artık Türkiye için sorun olmaktan kalktı. Biz daha ziyade refahı paylaşmayı ve bu süreçteki acil durumlarda vatandaşlarımızın yanında olmayı hedefleyen bir sosyal yardımı önemsiyoruz." (2020)

Demek ki gerçekleri çarpıtma ve mevcut yoksulluğu yok sayma konusunda deneyimli bir devlet yapılanmasına sahibiz. Gerek sinema gerekse de edebiyat alanında gerçekçi çizgi de ilerleyen sanatçıların eserlerinin güncelliğini korumasının en büyük etkeni de düzenin yıllar geçse de aynı kalmasıdır. Başar Sabuncu da hem sinemada hem de edebiyat alanında isim yapan biridir.

Üzerinde durulması gereken birkaç nokta daha var.
Birincisi: "Pollyannacı" ya da "çok şükürcü" kişilerin ekonomik göstergelerden habersiz şekilde çok çocuk yapmasıdır.

İkincisi: Geleneksel ailede kadının rolü. Ev hanımlığının "kutsallığı" ile kentlerde eve hapsedilen kadının aile ekonomisine katkısının olmamasıdır. Dar gelirli, beş çocuklu bir erkeğin ekonomik savaşta tek başına kalıyor oluşu özellikle 21. Yüzyıl gibi nüfus patlamasının yüksek oranda olmasından ve özel teşebbüs ile işleyen devlet düzenlerinin yarattığı ultra işsizlik zamanında gelir yükünün sadece erkeğin sırtında oluşu dar gelirli ailelerin sonunu getirmektedir. Eşlerin ikisinin çalıştığı durumlarda bile istenilen refah seviyesine ulaşılamıyorken kadını okutmama, okusa da çalıştırmama ilkelliklerinden ve kadınlarında yetiştirilme tarzı gereği uzay çağında bu ilkelliklerden habersiz oluşu durumu daha da trajik hale getirmektedir.

Değinmek istediğim ikinci nokta filmin çağdaş eleştiri boyutudur.

Feminist hareketin ikinci dalgası 1960-1980 yılları arasında gerçekleşmiştir. İkinci dalganın erken dönemi ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde geniş yayılımı da 1968 hareketinden sonraki 1970'li yıllarda gerçekleştirmiştir. Özellikle Fransa'da 1970'li yıllar kadınların hak talebi ile meydana döküldükleri eylemlerle geçmiştir. Fransa örneği önemlidir. O yıllardaki Türkiye'de bulunan aydınların büyük çoğunluğu Fransızca bilmekte ve Fransız gündemi takip ederken Fransız literatürünü de dilimize çevirmektedirler. İşte bizim de çağdaş Feminizm kuramı ile tanışma yıllarımız bu 1970'li yıllara denk gelecektir. Lakin Türkiye'de Feminist hareketin yapısal olarak vücut bulması 1980 darbesinin sonrasına kalacak ve uzun bir hazırlık sonrası ilk örgütlenme olan ve 1984 yılında kurulan "Kadın Çevresi" yayınları ve sempozyumları ile faaliyete başlayacaktır. Bu ayrıntıları filmin yapım yılından dolayı vermek istedim.Bu film 1985 yılında vizyona girmiştir. Yani Feminist hareketin yeni yeni yayılmaya başladığı dönemlerde..

Çıplak Vatandaş filminde yapılan mükemmel eleştiri kadın bedeninin reklamlarda ve filmlerde metalaştırılmasına yöneliktir. Bu filmin senaryosunu yazan Başar Sabuncu, maddi yokluklar nedeniyle kafayı sıyıran bir adamı çıplak şekilde caddelerde dolaştırarak yapacağı göndermelere temel oluşturmuştur. Basın camiası tirajı arttırmak için bu çıplak vatandaş olayını abartarak manşetlere taşır ve bu vatandaş birden ülkenin gündemine oturur. Daha önce emeği ile yapmadığı iş kalmayan adam yine de ailesinin masraflarına yetememiştir. Bu kez artık emeğini değil bedenini satacak, reklamlarda çıplaklığı ile boy gösterecek bir meta haline getirilip sonuna kadar sömürüldükten sonra bir köşeye atılacaktır. Kadın bedeninin cinsel obje olarak öne çıkarılmasını eleştiren Başar Sabuncu filmde de bir kadın figürasyona şunları dedirtecek:
"Bugüne kadar ticari bir meta olarak kullanılan hep çıplak kadın vücuduydu. Bugünse (çıplak erkek posterine bakarak güler) neden olmasın yani?"

Beden ve emek sömürüsünü trajikomik bir şekilde işleyen bu filmi izlemenizi öneririm.

@neuromancer

3 yıl önce

Vatandaşın hali hiç mi değişmez. Her hükümete muhalif bir film. Nerede şimdi böyle film yapabilecek yürekli insanlar.
G

@gwaihir0

5 yıl önce

7 / 10

Filmin üzerinden 35 yılı aşkın bir süre geçti,ama filmde anlatılanlar hâlâ devam etmekte maalesef.
L

@littleblackfish

9 yıl önce

8.5 / 10

İbrahim toplumda erkeğe dayatılan rolleri yerine getirememiş, deliliği araçsallaştırarak toplumun bu dayatmalarıyla mücadele etme yolunu seçmiştir. Onun deliliiği bir direnmedir.

@ucurumdakisoz

13 yıl önce

sistemin birey üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak baskısının nasıl bir etkiye ve bunun sonucunda bir tepkiye yol açabildiğini gözler önüne seriyor. çıplak vatandaş figürü bize isyanı ve isyan sonucunda nasıl ötekileştirildiğimizi bir güzel anlatmaktadır. bunun haricinde namuslu namussuz düttürü dünya vb. filmlerde izlenmesi gereken filmlerdir.

@123654

16 yıl önce

yetmedi...ne yapsam yetiremedim...
SPOILER

Çıplak Vatandaş filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Çıplak Vatandaş filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Çıplak Vatandaş filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL