Çok iyi dizi bence. İlk 4 sezondan sonra genellikle pek beğenilmiyo, evet ilk 4'e göre daha sönük gibi ama asla kötü denmez. Finale doğru geliriz sonra. Dexter Morgan, dizideki karakterler de aslında Dexter'ın yaptığı şeyleri doğru buluyor bilmeden. Yani işte onlar da çoğu suçlunun ölmesini istiyor içten içe ama ahlaken, toplumdan dolayı, kanunlardan dolayı ya da dini olarak yapmıyor. Oradan bir bağ kuruyor bizle. Yaptığı iş iyi mi kötü mü? Genel olarak gerilim ve merağı ayakta tutan bir yapım. Monologları çok şey katıyor diziye, yine babasıyla konuşmaları, o daha Dexter ve mantık yanı. Nebraska bölümünde ise karanlık yolcu tarafını görüyoruz bir nevi.
Sezon sezon bakarsak ilk sezon en iyilerden. Dexter'ın hikayesi neymiş öğreniyoruz bir yandan. Ve kötü adamımız da bence en iyisi. 2.sezon en çok geren sezonlardandı. Baya zevk aldım yani. 3, çoğu kişiye göre vasat ki bana göre de biraz öyle ama Jimmy Smits'i hem SoA'dan hem Star Wars'tan tanımam daha kolay izlettirdi. Ve sezon 4 :) B... Devamı
Çok iyi dizi bence. İlk 4 sezondan sonra genellikle pek beğenilmiyo, evet ilk 4'e göre daha sönük gibi ama asla kötü denmez. Finale doğru geliriz sonra. Dexter Morgan, dizideki karakterler de aslında Dexter'ın yaptığı şeyleri doğru buluyor bilmeden. Yani işte onlar da çoğu suçlunun ölmesini istiyor içten içe ama ahlaken, toplumdan dolayı, kanunlardan dolayı ya da dini olarak yapmıyor. Oradan bir bağ kuruyor bizle. Yaptığı iş iyi mi kötü mü? Genel olarak gerilim ve merağı ayakta tutan bir yapım. Monologları çok şey katıyor diziye, yine babasıyla konuşmaları, o daha Dexter ve mantık yanı. Nebraska bölümünde ise karanlık yolcu tarafını görüyoruz bir nevi.
Sezon sezon bakarsak ilk sezon en iyilerden. Dexter'ın hikayesi neymiş öğreniyoruz bir yandan. Ve kötü adamımız da bence en iyisi. 2.sezon en çok geren sezonlardandı. Baya zevk aldım yani. 3, çoğu kişiye göre vasat ki bana göre de biraz öyle ama Jimmy Smits'i hem SoA'dan hem Star Wars'tan tanımam daha kolay izlettirdi. Ve sezon 4 :) Belli hatlarıyla spoiler yememe rağmen -nasıl olduğunu bilmesem de ne olduğunu öğrenmiştim, ilk sezonlarda dedim ama bir ara olur diye- yine de çok şaşırmıştım. Hani spoiler yemesem direkt 10 puana oynayacak sezon. 5, ilk izlediğimde akıp gitti ama diziyi bitirip baktığımda sönük kalıyor, Chris Vance ağabey'i severiz Transporter'dan. Gerilim hissettiğimiz bir sahne var yine orda da. Sezon 6 da en sevdiklerimden, ilk başlarda kötü adamımız biraz fantastik geliyor ama estetik işler yapıyor. Finali de en çok beklediğim anlardandı ya fena heyecan yapmıştım. 7.sezona ilk başladğımda böyle görüntü ve çekim kalitesi bir tık farklı gelmişti, renkler falan canlıydı da böyle hafiften bir karamsarlık ve kaos başlamış gibi hissettim. Hannah bence iyi bir karakter. Final sezonu bilmiyorum çok farklı bir havası vardı, karanlık, duygusal olarak iştah açmıyordu. Ve artık nasıl diyim Behzat Ç. vs Çekiç ve Gül gibi eski tadı yoktu. Günlük olan olay ve cinayetler çok azalmış, her şey basitleşmiş gibi geldi. Vogel de aşırı baydı yani zorlama bir karakter gibi neyse ki tanrıça geldi sezona da izlenebilir kıldı. Kötüden iyiye 8-7-5-3-2-6-1-4
Brain cidden iyi, ilk sezonun duygusallığı başka. Doakes, 2.sezon müthiş, ne olacak diye düşündürüyor hep. 5'te Deb'in yakaladığı sahne sonraki sezonda olduğunda fena olduk. Finalde bilmiyorum, kasırgaya sürmesi herkese öldü gösterip devam içerikleri için açık kapı bırakmak adına yapıldı herhalde ama yapım şekli saçma. Bir de genel olarak o sezon kullanılan fazla efektler hem kasırga hem farklı şehirler adına arka planlar da basit durdu. Hannah'ya aşık olması bu işten soğuması normal geldi bana. Asıl canımı sıkan madem böyle yaşatmayacaksın Debra'yı, babacım çek fişi bırak. Niye kadını çarşafla okyanusa atıyorsun. Tamam okyanus falan filan seninle ilgili de ayıp oğlum. Gömselerdi bari. Yakıştı mı. Deb'e genel yorumum cidden iyi biri, evet ondan ona konuyor ama o da o şekil atlatıyor bence. Bazen garip bazen çok tatlı ve güzel oluyo özellikle ilk sezon. Gittikçe ciddileşen, o heyecanı kalmayan bir karakter, psikolojikolarak düşüyor. Dexter'la konuşamaması asıl sorun. Tutulduğum noktada bu. Dexter'ı öğrendikten sonra evet şaşırdı, korktu, sevdiğini sandı kafa bozuktu yani de. Dexter, brom şu kızla bir akşam oturup en baştan anlatsana her şeyi. Yarım yarım sayıklayıp kaçıyorsunuz. Neden Deb'den kaçtığını, soğuk davrandığını falan. Buyum, bundan dolayı oldu de. Tamam soğuk olmanın nedenini anladı da. Konulup oturtmak farklı bir mevzu yaklaştırırdı. Daha yumuşadığı zamanlarda da normal konuşabilirlerdi. Sonuçta o sorun kalktı ve her şey açıklığa kavuştu. Hala öğrenecekmiş gibi tavırlar. Ne kaldı zaten. Belirsiz bırakmayın abi. Yazık oldu yani. La Guerta pespayedir, Matthews adamdır. Quinn'in ne yaptığı belli değil. Louis bomboş gıcık bir çar. Vogel dediğim gibi ucube kadının teki asıl hastalıklı olan vatandaş. Oğlu iyi yaptı. Oğlu da bomboş çar.
Dexter, benim için sadece bir dizi değil, aynı zamanda televizyon tarihinin en çarpıcı karakter incelemelerinden biri. İlk bölümden itibaren beni içine çekmeyi başardı çünkü alışılmış ‘kahraman’ kalıplarını yıkan, çok daha karmaşık ve gri bir karakter sundu. Michael C. Hall’un hayat verdiği Dexter Morgan, bir yandan Miami Polis Departmanı’nda kan analisti olarak görev yaparken, diğer yandan içindeki ‘karanlık yolcuyu’ doyurmak için bambaşka bir hayat sürüyor. Bu ikili yaşamın izleyiciye verdiği gerilim, dizinin en büyük gücü bence.
Her sezon, hem Dexter’ın içsel çatışmalarını hem de çevresindeki ilişkilerin giderek daha kırılgan hale gelmesini inanılmaz bir ustalıkla işliyor. Özellikle aile bağları, dostluk, sadakat ve ihanet gibi temaların Dexter’ın ikilemleriyle birleşmesi, diziyi sıradan bir suç hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha derinlikli bir yapıya taşıyor. İzlerken sık sık kendimi şu soruları sorarken buldum: Bir insanın karanlık yanını ‘kontrol altında’ tutması onu daha mı a... Devamı
Dexter, benim için sadece bir dizi değil, aynı zamanda televizyon tarihinin en çarpıcı karakter incelemelerinden biri. İlk bölümden itibaren beni içine çekmeyi başardı çünkü alışılmış ‘kahraman’ kalıplarını yıkan, çok daha karmaşık ve gri bir karakter sundu. Michael C. Hall’un hayat verdiği Dexter Morgan, bir yandan Miami Polis Departmanı’nda kan analisti olarak görev yaparken, diğer yandan içindeki ‘karanlık yolcuyu’ doyurmak için bambaşka bir hayat sürüyor. Bu ikili yaşamın izleyiciye verdiği gerilim, dizinin en büyük gücü bence.
Her sezon, hem Dexter’ın içsel çatışmalarını hem de çevresindeki ilişkilerin giderek daha kırılgan hale gelmesini inanılmaz bir ustalıkla işliyor. Özellikle aile bağları, dostluk, sadakat ve ihanet gibi temaların Dexter’ın ikilemleriyle birleşmesi, diziyi sıradan bir suç hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha derinlikli bir yapıya taşıyor. İzlerken sık sık kendimi şu soruları sorarken buldum: Bir insanın karanlık yanını ‘kontrol altında’ tutması onu daha mı az tehlikeli yapar? Adalet kavramı kişisel intikamla ne kadar iç içe geçebilir?
Michael C. Hall’un performansı kesinlikle efsanevi. Dexter’ın soğukkanlı ama aynı zamanda çelişkilerle dolu halini, neredeyse empati kurabileceğimiz kadar insani göstermesi büyük bir başarı. Yardımcı oyuncu kadrosu da karakter gelişimlerine katkısıyla diziyi çok güçlü kılıyor.
Evet, finali çok tartışıldı. Hatta bazı izleyiciler tatmin olmadığını söyledi. Ama bana göre DEXTER, sonu nasıl algılanırsa algılansın, televizyon tarihinde eşi benzeri olmayan bir iz bıraktı. Karakterin ahlaki muğlaklığı, seyirciyi sürekli sorgulamaya itiyor ve bu bile diziyi unutulmaz kılmaya yetiyor.
Kısacası DEXTER, sadece bir suç draması değil; insan doğasının en karanlık, en karmaşık yanlarına bir yolculuk. Ve bu yolculuğu izlemek benim için kesinlikle benzersiz bir deneyimdi.
İnsan doğası üzerine, keyifle seyredilecek bir dizi. Dizi ile ilgili youtube kanalımda çok detaylı bir analiz videosu yapmıştım. İlgilenen arkadaşlar izleyebilir; https://youtu.be/WcAM-vLPU6A
karşınızda amerika'nın en sempatik seri katili! adam bir yandan cinayet çözüyor, bir yandan işliyor, üstelik harika bir baba. izlerken "ben de mi bir hobi bulsam" diye düşündüm ama tabii ki farklı bir şey glkjhgkjhlfglk
Diğer katil dizilerinden farklı olarak. Bir katil gibi düşünebilmemizi sağlıyor. Çünkü katilin iç sesini duyuyoruz. Bazı sezonlar sönük kalsa bile olay örgüsü bu diziyi muhteşem yapmış. Dizinin en kötü kısmı finali malesef. Genel olarak baktığımda tekrar izlerim diyebiliyorum. Herkese bu diziyi tatmasını tavsiye ederim.
Hannah karakterinin diziye girmesiyle Dexter kendisi olmaktan çıktı, dizi de saçma sapan bir hal aldı. Finali için kötü diyorlardı da belki ben beğenirim diyordum, gerçekten kötüymüş.
En iyi sezonları 4 ve 6 En kötü sezonlar da ne yazık ki 2, 7 ve 8
İlk bir kaç sezonu ne kadar hızlı izlediysem geri kalan sezonları da o kadar yavaş izledim. Dizinin bir kırılma noktası var ve o noktadan sonra aynı şeylerin tekrarlandığını görüp bitse de gitsek diyorsunuz. Ek olarak final gerçekten çok saçmaydı.Hannah sayesinde öldürme ihtiyacından sonunda kurtulacağını düşünen Dexter'ın, aşık olduğu kadını ve oğlunu, ihtiyacından kurtulduğu halde bırakıp gitmesi gerçekten mantıksız.
@mberke_8
3 ay önce
7.4 / 10
@krmbob
3 ay önce
8.6 / 10
Sezon sezon bakarsak ilk sezon en iyilerden. Dexter'ın hikayesi neymiş öğreniyoruz bir yandan. Ve kötü adamımız da bence en iyisi. 2.sezon en çok geren sezonlardandı. Baya zevk aldım yani. 3, çoğu kişiye göre vasat ki bana göre de biraz öyle ama Jimmy Smits'i hem SoA'dan hem Star Wars'tan tanımam daha kolay izlettirdi. Ve sezon 4 :) B ... Devamı
Sezon sezon bakarsak ilk sezon en iyilerden. Dexter'ın hikayesi neymiş öğreniyoruz bir yandan. Ve kötü adamımız da bence en iyisi. 2.sezon en çok geren sezonlardandı. Baya zevk aldım yani. 3, çoğu kişiye göre vasat ki bana göre de biraz öyle ama Jimmy Smits'i hem SoA'dan hem Star Wars'tan tanımam daha kolay izlettirdi. Ve sezon 4 :) Belli hatlarıyla spoiler yememe rağmen -nasıl olduğunu bilmesem de ne olduğunu öğrenmiştim, ilk sezonlarda dedim ama bir ara olur diye- yine de çok şaşırmıştım. Hani spoiler yemesem direkt 10 puana oynayacak sezon. 5, ilk izlediğimde akıp gitti ama diziyi bitirip baktığımda sönük kalıyor, Chris Vance ağabey'i severiz Transporter'dan. Gerilim hissettiğimiz bir sahne var yine orda da. Sezon 6 da en sevdiklerimden, ilk başlarda kötü adamımız biraz fantastik geliyor ama estetik işler yapıyor. Finali de en çok beklediğim anlardandı ya fena heyecan yapmıştım. 7.sezona ilk başladğımda böyle görüntü ve çekim kalitesi bir tık farklı gelmişti, renkler falan canlıydı da böyle hafiften bir karamsarlık ve kaos başlamış gibi hissettim. Hannah bence iyi bir karakter. Final sezonu bilmiyorum çok farklı bir havası vardı, karanlık, duygusal olarak iştah açmıyordu. Ve artık nasıl diyim Behzat Ç. vs Çekiç ve Gül gibi eski tadı yoktu. Günlük olan olay ve cinayetler çok azalmış, her şey basitleşmiş gibi geldi. Vogel de aşırı baydı yani zorlama bir karakter gibi neyse ki tanrıça geldi sezona da izlenebilir kıldı. Kötüden iyiye 8-7-5-3-2-6-1-4
Brain cidden iyi, ilk sezonun duygusallığı başka. Doakes, 2.sezon müthiş, ne olacak diye düşündürüyor hep. 5'te Deb'in yakaladığı sahne sonraki sezonda olduğunda fena olduk. Finalde bilmiyorum, kasırgaya sürmesi herkese öldü gösterip devam içerikleri için açık kapı bırakmak adına yapıldı herhalde ama yapım şekli saçma. Bir de genel olarak o sezon kullanılan fazla efektler hem kasırga hem farklı şehirler adına arka planlar da basit durdu. Hannah'ya aşık olması bu işten soğuması normal geldi bana. Asıl canımı sıkan madem böyle yaşatmayacaksın Debra'yı, babacım çek fişi bırak. Niye kadını çarşafla okyanusa atıyorsun. Tamam okyanus falan filan seninle ilgili de ayıp oğlum. Gömselerdi bari. Yakıştı mı. Deb'e genel yorumum cidden iyi biri, evet ondan ona konuyor ama o da o şekil atlatıyor bence. Bazen garip bazen çok tatlı ve güzel oluyo özellikle ilk sezon. Gittikçe ciddileşen, o heyecanı kalmayan bir karakter, psikolojikolarak düşüyor. Dexter'la konuşamaması asıl sorun. Tutulduğum noktada bu. Dexter'ı öğrendikten sonra evet şaşırdı, korktu, sevdiğini sandı kafa bozuktu yani de. Dexter, brom şu kızla bir akşam oturup en baştan anlatsana her şeyi. Yarım yarım sayıklayıp kaçıyorsunuz. Neden Deb'den kaçtığını, soğuk davrandığını falan. Buyum, bundan dolayı oldu de. Tamam soğuk olmanın nedenini anladı da. Konulup oturtmak farklı bir mevzu yaklaştırırdı. Daha yumuşadığı zamanlarda da normal konuşabilirlerdi. Sonuçta o sorun kalktı ve her şey açıklığa kavuştu. Hala öğrenecekmiş gibi tavırlar. Ne kaldı zaten. Belirsiz bırakmayın abi. Yazık oldu yani. La Guerta pespayedir, Matthews adamdır. Quinn'in ne yaptığı belli değil. Louis bomboş gıcık bir çar. Vogel dediğim gibi ucube kadının teki asıl hastalıklı olan vatandaş. Oğlu iyi yaptı. Oğlu da bomboş çar.
"La Passion" saygılar
@alkanistan
11 ay önce
9.4 / 10
Her sezon, hem Dexter’ın içsel çatışmalarını hem de çevresindeki ilişkilerin giderek daha kırılgan hale gelmesini inanılmaz bir ustalıkla işliyor. Özellikle aile bağları, dostluk, sadakat ve ihanet gibi temaların Dexter’ın ikilemleriyle birleşmesi, diziyi sıradan bir suç hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha derinlikli bir yapıya taşıyor. İzlerken sık sık kendimi şu soruları sorarken buldum: Bir insanın karanlık yanını ‘kontrol altında’ tutması onu daha mı a ... Devamı
Her sezon, hem Dexter’ın içsel çatışmalarını hem de çevresindeki ilişkilerin giderek daha kırılgan hale gelmesini inanılmaz bir ustalıkla işliyor. Özellikle aile bağları, dostluk, sadakat ve ihanet gibi temaların Dexter’ın ikilemleriyle birleşmesi, diziyi sıradan bir suç hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha derinlikli bir yapıya taşıyor. İzlerken sık sık kendimi şu soruları sorarken buldum: Bir insanın karanlık yanını ‘kontrol altında’ tutması onu daha mı az tehlikeli yapar? Adalet kavramı kişisel intikamla ne kadar iç içe geçebilir?
Michael C. Hall’un performansı kesinlikle efsanevi. Dexter’ın soğukkanlı ama aynı zamanda çelişkilerle dolu halini, neredeyse empati kurabileceğimiz kadar insani göstermesi büyük bir başarı. Yardımcı oyuncu kadrosu da karakter gelişimlerine katkısıyla diziyi çok güçlü kılıyor.
Evet, finali çok tartışıldı. Hatta bazı izleyiciler tatmin olmadığını söyledi. Ama bana göre DEXTER, sonu nasıl algılanırsa algılansın, televizyon tarihinde eşi benzeri olmayan bir iz bıraktı. Karakterin ahlaki muğlaklığı, seyirciyi sürekli sorgulamaya itiyor ve bu bile diziyi unutulmaz kılmaya yetiyor.
Kısacası DEXTER, sadece bir suç draması değil; insan doğasının en karanlık, en karmaşık yanlarına bir yolculuk. Ve bu yolculuğu izlemek benim için kesinlikle benzersiz bir deneyimdi.
@yusufturkes
1 yıl önce
@eirasolis
1 yıl önce
@idekm
2 yıl önce
@kyson
3 yıl önce
@bird_one
5 yıl önce
En iyi sezonları 4 ve 6
En kötü sezonlar da ne yazık ki 2, 7 ve 8
@linquter
8 yıl önce
@stuntman_mike
9 yıl önce
9.1 / 10