Bu film artık var olmayan bir ülkenin sinema kültürüne atfedilmiştir.
Bu başlıkla başlayan film, iki kardeş gibi büyüyen biri sırp diğeri müslüman olan çocukların, yetişkinliklerinde içine girmiş oldukları savaş sonucu nasıl karşı karşıya geldiklerini tabi aynı çatı altında tüm yurdun bu çatışmaya nasıl girmiş olduğunu ele almaktadır. Bununla birlikte kendi kara mizahıyla da ciddi eleştiriler yaparken, metaforları ile filmin odağını korumaktadır. Bu bölgeye ait böyle yapımlar oldukça azdır. Daha tünelin açılış sahnesindeki parmak kesilme detayı, halk için birşeyler yapılıyor gibi görünse de günün sonunda kan dökülmesinin ürünüdür mesajını başarılı yansıtmakta.
Filmin 65.dakikasında, askerin biri "köyün adını bile bilmiyoruz ama ateşe verdik" diyerek, savaşın içindeki anlamsız yıkımı ve nefreti mükemmel bir şekilde özetlemektedir. 75.dakikadaki yaralı askerin konuşmasında "hepinizin kıçına birkaç amerikan doları tıkıldığında birbirinizle kardeş gibi geçiniyorsunuz. Şimdi ise şer... Devamı
Bu film artık var olmayan bir ülkenin sinema kültürüne atfedilmiştir.
Bu başlıkla başlayan film, iki kardeş gibi büyüyen biri sırp diğeri müslüman olan çocukların, yetişkinliklerinde içine girmiş oldukları savaş sonucu nasıl karşı karşıya geldiklerini tabi aynı çatı altında tüm yurdun bu çatışmaya nasıl girmiş olduğunu ele almaktadır. Bununla birlikte kendi kara mizahıyla da ciddi eleştiriler yaparken, metaforları ile filmin odağını korumaktadır. Bu bölgeye ait böyle yapımlar oldukça azdır. Daha tünelin açılış sahnesindeki parmak kesilme detayı, halk için birşeyler yapılıyor gibi görünse de günün sonunda kan dökülmesinin ürünüdür mesajını başarılı yansıtmakta.
Filmin 65.dakikasında, askerin biri "köyün adını bile bilmiyoruz ama ateşe verdik" diyerek, savaşın içindeki anlamsız yıkımı ve nefreti mükemmel bir şekilde özetlemektedir. 75.dakikadaki yaralı askerin konuşmasında "hepinizin kıçına birkaç amerikan doları tıkıldığında birbirinizle kardeş gibi geçiniyorsunuz. Şimdi ise şerefli duruş sergilemeye çalışıyorsunuz" diyerek, savaşın gerçekliği altında kendi karakterinizden birşey saklamaya çalışmanın ne kadar anlamsız olduğunu ifade etmektedir. Ve vurucu sahnelerden biri olan 105.dakikada, kendilerine bırakılan rehinenin üzerinde bomba vardır diye düşündüklerinden, kendi ırklarına bile olan güvenlerinin ne derece sarsıldığı gösterilmiş. Filmin üç farklı zaman diliminde geçiyor olması ve anlatım biçimi ayrı bir sanatsallık katmış. Dozunda savaş sahneleri, savaş ortasındaki haberci gözünden savaşın anlatımının da eksik tutulmamış olması, dolu dolu bir film ortaya çıkarmış.
@tiamath
4 yıl önce
7.7 / 10
Bu başlıkla başlayan film, iki kardeş gibi büyüyen biri sırp diğeri müslüman olan çocukların, yetişkinliklerinde içine girmiş oldukları savaş sonucu nasıl karşı karşıya geldiklerini tabi aynı çatı altında tüm yurdun bu çatışmaya nasıl girmiş olduğunu ele almaktadır. Bununla birlikte kendi kara mizahıyla da ciddi eleştiriler yaparken, metaforları ile filmin odağını korumaktadır. Bu bölgeye ait böyle yapımlar oldukça azdır. Daha tünelin açılış sahnesindeki parmak kesilme detayı, halk için birşeyler yapılıyor gibi görünse de günün sonunda kan dökülmesinin ürünüdür mesajını başarılı yansıtmakta.
Filmin 65.dakikasında, askerin biri "köyün adını bile bilmiyoruz ama ateşe verdik" diyerek, savaşın içindeki anlamsız yıkımı ve nefreti mükemmel bir şekilde özetlemektedir. 75.dakikadaki yaralı askerin konuşmasında "hepinizin kıçına birkaç amerikan doları tıkıldığında birbirinizle kardeş gibi geçiniyorsunuz. Şimdi ise şer ... Devamı
Bu başlıkla başlayan film, iki kardeş gibi büyüyen biri sırp diğeri müslüman olan çocukların, yetişkinliklerinde içine girmiş oldukları savaş sonucu nasıl karşı karşıya geldiklerini tabi aynı çatı altında tüm yurdun bu çatışmaya nasıl girmiş olduğunu ele almaktadır. Bununla birlikte kendi kara mizahıyla da ciddi eleştiriler yaparken, metaforları ile filmin odağını korumaktadır. Bu bölgeye ait böyle yapımlar oldukça azdır. Daha tünelin açılış sahnesindeki parmak kesilme detayı, halk için birşeyler yapılıyor gibi görünse de günün sonunda kan dökülmesinin ürünüdür mesajını başarılı yansıtmakta.
Filmin 65.dakikasında, askerin biri "köyün adını bile bilmiyoruz ama ateşe verdik" diyerek, savaşın içindeki anlamsız yıkımı ve nefreti mükemmel bir şekilde özetlemektedir. 75.dakikadaki yaralı askerin konuşmasında "hepinizin kıçına birkaç amerikan doları tıkıldığında birbirinizle kardeş gibi geçiniyorsunuz. Şimdi ise şerefli duruş sergilemeye çalışıyorsunuz" diyerek, savaşın gerçekliği altında kendi karakterinizden birşey saklamaya çalışmanın ne kadar anlamsız olduğunu ifade etmektedir. Ve vurucu sahnelerden biri olan 105.dakikada, kendilerine bırakılan rehinenin üzerinde bomba vardır diye düşündüklerinden, kendi ırklarına bile olan güvenlerinin ne derece sarsıldığı gösterilmiş. Filmin üç farklı zaman diliminde geçiyor olması ve anlatım biçimi ayrı bir sanatsallık katmış. Dozunda savaş sahneleri, savaş ortasındaki haberci gözünden savaşın anlatımının da eksik tutulmamış olması, dolu dolu bir film ortaya çıkarmış.