Güvenlik sisteminin devre dışı kaldığı, ceza mekanizmasının işlemediği bir dönemin tümüyle kabusa dönebileceğine, örgütlü gücün ve şiddetin böyle bir dönemde kendinden zayıf olana istediği her şeyi yapabileceğine, bir kadının evde yalnız kalması sonucu başına gelenler üzerinden, acı bir şekilde bir kez daha şahit oluruz. Aşama aşama savunmasız bir kadının evi, önce tek başına bir hırsız tarafından, sonra bu hırsızın yanına bulduğu bir fahişeyle birlikte örgütlenmeleriyle daha etraflı bir şekilde talan edilir. Sonra üç kişiden oluşan bir çete eve musallat olur ve yalnızca kadının değil hırsız ve fahişenin de durumu cehenneme döner. Ardından daha iyi örgütlenmiş daha güçlü bir yapı kelimenin gerçek anlamıyla kurumsallaşmış olarak gelir ve şiddetini uygular.
Yasanın olmadığı, hak ve özgürlüklerin, suç ve cazanın tanımlanmadığı, gücün yasayı geçerli kılmak için kullanılmadığı bir dönemde adalet nasıl tecelli eder, yarına nasıl umutla bakabiliriz..
Ne hissedeceğimi şaşırmış vaziyette noktaladım filmi.Evin hanımı evin içindeki ucubik asansörde kalıp evi sırasıyla ayyaş,fahişe,hırsız ve katiller tarafından yağmalanırken kısa bir süre acıyorsun kadına.Sonra kadının oğluna olan ensest düşkünlüğü aklına geliyor üzülmekten vazgeçiyorsun.Evi ilk keşfeden ayyaş diğerleri tarafından öldürülüyor.Pisi pisine gitti derken evi nasıl da yağmaladığı aklına geliyor üzüntün geçiyor.Fahişe kadın desen keza o da öyle.Evin hanımı ona"sen de kadınsın" diyip yalvarırken fettan fettan merdivenleri çıkışı,altın kadehlere sarılışı geliyor gözünün önüne.Aman ölsün ne boka yarıyor zaten diyip geçiyorsun.Aslına bakarsak filmdeki kimse tam manasıyla kurban değil.Herkes bir fırsatını buldumu birbirinin gözünü oymaktan geri durmayan pislik ötesi insanlar(ki kendilerinin hayvan olduğunu bile kabul ediyorlar) belki filmdeki tek kurban kadının oğlu malcolm'du..
@eceroz
1 ay önce
7.4 / 10
Yasanın olmadığı, hak ve özgürlüklerin, suç ve cazanın tanımlanmadığı, gücün yasayı geçerli kılmak için kullanılmadığı bir dönemde adalet nasıl tecelli eder, yarına nasıl umutla bakabiliriz..
@otlu_kek
12 yıl önce
6.4 / 10
@kaplumbaga
18 yıl önce
7.2 / 10
Evet, bütün suçumuz, burada olmak!
Walter Grauman'ın Lady in a Cage (1964) adlı filminin belki de zihnime kazınan en etkileyici çığlıklarından biri!
İnsan varoluşundaki anlamsızlıkla bir anda yüzleşme! Olabilecek en sade ve en basit haliyle 'abes'le yüzleşme!
Abes! Yani saçma! Yani anlamsız! Yani boşluk ve hiçlik!
Abesi bir anda, hem de böylesine çıplak bir surette insan bilincine çarpan nedir peki?
Ölüm!
Nedensiz şiddet aracılığıyla aniden insana yüzünü gösteren ölüm!..
alıntı: Dücane Cündioğlu
******
Seni öldüreceğiz babalık! Hepinizi... Seni... ve o domuzu... ve şu insan evladını...
Şaka yapıyorsun, değil mi?.. Peki neden?.. Suçumuz ne ki?.. Neden bizi de? Bizim suçumuz ne?
Buradasınız. Buradasın babalık! Suçun bu! Hepimizin suçu bu! Burada olmak! (That's what we all have done! We're here!)
*********