11 yıl önce
Güneşli Pazartesiler filmine yorum yazdı:
Agora filmine yorum yazdı:
Tuhaf.. Şöyle ki kimin yazdığını şuan hatırlamadağım bir siyer kitabında islamiyetten önceki dönemi anlatırken bu olayı çok sert bir şekilde eleştiriyordu...
Hobbit: Beş Ordunun Savaşı filmine yorum yazdı:
Çok beklentiyle gittim. Bi LOTR değildi ama iyiydi yine. (Legolas yine atlak zıplak hallere girdi.) Güzeldi güzel..
To the Forest of Firefly Lights filmine yorum yazdı:
İnce, kırılgan, dokunulsa kaybolacak gibi. Nasıl da bitti hemen.
Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları filmine yorum yazdı:
LOTR serisinin her hangi bir filmi kadar güzel değildi tabi ki ama sıkıldım,kötüydü diyenleri de anlayamadım doğrusu. Bana kalırsa en güzeli en sona saklamak mantığıyla 3.filmde uçuracaklar bizi!
Eğer hayal gücünüzü sınırlayacak olursanız dövüş sahneleri abartılı gelecektir. Yani sen elfleri, cüceleri, orkları izliyorsun ve dövüş sahnelerine abartılı diyorsun. Bana tuhaf geldi. Şahsen ben çok eğlendim hele fıçı olayına bayıldım.
Gün Doğmadan filmine yorum yazdı:
Film bittiğinde aklıma bu söz geldi; "İçimde, bir yolculukta tanışıp alıştığım, fakat pek çabuk ayrılmayamecbur olduğum bir insana veda eder gibi bir his vardı..."(Sabahattin Ali)
Wolf Children filmine yorum yazdı:
Böyle animasyonları izledikten sonra insanın içi huzurla doluyor. Bittiğinde yüzünüzde hoş bir gülümseme kalıyor aynı Hana gibi...
Attack on Titan dizisine yorum yazdı:
Tek kelimeyle inanılmaz..! Zaten daha ilk bölümden duygusallık hat safhada ilerki bölümlerde aynı zamanda stratejik bir hale geliyor. Savaş psikolojisinide çok iyi anlatıyor. Etkileyici bir anime izlenmeli. He bide müzikler hiç fena değildi.)
Geçmişin Gölgesinde filmine yorum yazdı:
Sadece ırkçılığı değil insanın içinde yaşadığı hayata karşı olan öfkesini de çok iyi anlatıyor. Kesinlikle izlenmeli.
"Ağustosböceği yaza doğru yumurtadan bir kurt olarak çıkar, sonra kanatlı bir böcek olur. Gebe kalan dişi böcek, tohumla dolu yumurtalıklarını ısıtmak zorundadır. Güneşli bir dala kancalı ayaklarını takarak sımsıkı yapışır. Ağustosböceği kuş gibi ötmez. Sırtında bir sürü halkaları vardır; onları ?akıldan öte bir zevk ve vahşi bir inatla- sürter durur. Vırık vırık edişi, hayatın nabız atışıdır. Bu sürtüş neticesinde olağanüstü bir sıcaklık olur; ve annenin hemen hemen yanması pahasına yumurtalıktaki tohumlar olgunlaşır. Derken günler kısalır, havalar soğur. İşte o zaman karnı çatlamış, ipince zar kabuğu halinde kalmış bir böcek kabuğu görürsünüz; ağaca takılı kalmıştır. Kış rüzgarları, o ince kabuğu, yüreklerin acıyla cız etmesi gibi, yoksul ve acıklı öttürür. Kış gelince, güneşli dünyadan göçüp gitmiş olan ağustosböceği ortada yoktur ki namerde muhtaç olarak karıncaya avuç açıp dilensin. Ağustosböceği (güya havai ... Devamı
"Ağustosböceği yaza doğru yumurtadan bir kurt olarak çıkar, sonra kanatlı bir böcek olur. Gebe kalan dişi böcek, tohumla dolu yumurtalıklarını ısıtmak zorundadır. Güneşli bir dala kancalı ayaklarını takarak sımsıkı yapışır. Ağustosböceği kuş gibi ötmez. Sırtında bir sürü halkaları vardır; onları ?akıldan öte bir zevk ve vahşi bir inatla- sürter durur. Vırık vırık edişi, hayatın nabız atışıdır. Bu sürtüş neticesinde olağanüstü bir sıcaklık olur; ve annenin hemen hemen yanması pahasına yumurtalıktaki tohumlar olgunlaşır. Derken günler kısalır, havalar soğur. İşte o zaman karnı çatlamış, ipince zar kabuğu halinde kalmış bir böcek kabuğu görürsünüz; ağaca takılı kalmıştır. Kış rüzgarları, o ince kabuğu, yüreklerin acıyla cız etmesi gibi, yoksul ve acıklı öttürür. Kış gelince, güneşli dünyadan göçüp gitmiş olan ağustosböceği ortada yoktur ki namerde muhtaç olarak karıncaya avuç açıp dilensin. Ağustosböceği (güya havai adamı hayatın) nisbi bir ahlak kaidesi değildir. Korkunç, insafsız, acı bir yaratma olayını temsil eder. Zavallı ağustosböceği yaratmak için kendisini feda eder."