“Yollara Düştük” belgeseli gerçekten çok kıymetli. O dönemde sanatçıların, oyuncuların ve yapımcıların bir araya gelip böylesi bir örgütlenmeyi başarabilmesi, set ekibinden oyunculara kadar herkesin katılım sağlaması ve şehir şehir eylemler düzenlemeleri, günümüz toplumunu ve mevcut dizilerdeki oyuncu kadrolarını düşündüğümüzde bile etkileyici. Bugün ise bu tür dayanışmalardan ve birlikten uzak olmak, emek kavramının ne kadar kaybolduğunu gösteriyor.
Belgesel, başlı başına bir ironiyi de içinde barındırıyor: Sansürü eleştiren bir belgesel, kendisi sansürleniyor. Finalist olarak seçildiği film festivallerinden iki kez sansür nedeniyle, bir kez de eser işletim belgesi olmadığı gerekçesiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Yani, sansür belgeseli sansürleniyor. Bu durum hem ironik hem de düşündürücü: sansürün hâlâ var olduğunu ve sanatın önündeki engelleri somut bir şekilde gözler önüne seriyor.
Çok duygusal ve değerli bir belgesel; omuz omuza, tek yürek olunmuş harika bir hak arayışının... Devamı
“Yollara Düştük” belgeseli gerçekten çok kıymetli. O dönemde sanatçıların, oyuncuların ve yapımcıların bir araya gelip böylesi bir örgütlenmeyi başarabilmesi, set ekibinden oyunculara kadar herkesin katılım sağlaması ve şehir şehir eylemler düzenlemeleri, günümüz toplumunu ve mevcut dizilerdeki oyuncu kadrolarını düşündüğümüzde bile etkileyici. Bugün ise bu tür dayanışmalardan ve birlikten uzak olmak, emek kavramının ne kadar kaybolduğunu gösteriyor.
Belgesel, başlı başına bir ironiyi de içinde barındırıyor: Sansürü eleştiren bir belgesel, kendisi sansürleniyor. Finalist olarak seçildiği film festivallerinden iki kez sansür nedeniyle, bir kez de eser işletim belgesi olmadığı gerekçesiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Yani, sansür belgeseli sansürleniyor. Bu durum hem ironik hem de düşündürücü: sansürün hâlâ var olduğunu ve sanatın önündeki engelleri somut bir şekilde gözler önüne seriyor.
Çok duygusal ve değerli bir belgesel; omuz omuza, tek yürek olunmuş harika bir hak arayışının izlerini taşıyor. Umarım belgesel, emek mücadelesini ve dayanışmayı farklı kesimlere taşımaya devam eder.
Belgesel, başlı başına bir ironiyi de içinde barındırıyor: Sansürü eleştiren bir belgesel, kendisi sansürleniyor. Finalist olarak seçildiği film festivallerinden iki kez sansür nedeniyle, bir kez de eser işletim belgesi olmadığı gerekçesiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Yani, sansür belgeseli sansürleniyor. Bu durum hem ironik hem de düşündürücü: sansürün hâlâ var olduğunu ve sanatın önündeki engelleri somut bir şekilde gözler önüne seriyor.
Çok duygusal ve değerli bir belgesel; omuz omuza, tek yürek olunmuş harika bir hak arayışının ... Devamı
Belgesel, başlı başına bir ironiyi de içinde barındırıyor: Sansürü eleştiren bir belgesel, kendisi sansürleniyor. Finalist olarak seçildiği film festivallerinden iki kez sansür nedeniyle, bir kez de eser işletim belgesi olmadığı gerekçesiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Yani, sansür belgeseli sansürleniyor. Bu durum hem ironik hem de düşündürücü: sansürün hâlâ var olduğunu ve sanatın önündeki engelleri somut bir şekilde gözler önüne seriyor.
Çok duygusal ve değerli bir belgesel; omuz omuza, tek yürek olunmuş harika bir hak arayışının izlerini taşıyor. Umarım belgesel, emek mücadelesini ve dayanışmayı farklı kesimlere taşımaya devam eder.