8 yıl önce
Dokuz Kraliçe filmine yorum yazdı:
Keyifle izlediğim bir filmdi. Son sahneyi görünce bilhassa, daha da beğendim.
Dokuz Kraliçe filmine yorum yazdı:
Keyifle izlediğim bir filmdi. Son sahneyi görünce bilhassa, daha da beğendim.
Kara Gökkuşağının Ötesi filmine yorum yazdı:
Ben böyle filmin anasını avradını osdurduyum !!
Diriliş filmine yorum yazdı:
Gerçek bir efsaneye dayanması demek zaten bu filmin gerçek mi efsane mi ne olduğu belli olmayan bir film olması anlamına geliyor(muş) sonradan fark ettim ne yalan söyleyim.. İzlemeyin diyemem çünkü belki seviyosunuzdur "yok daha neler, yuhhaaa" diye şaşırarak/küfrederek film izlemeyi.....
Şeytanın Çocukları-El Ebyaz filmine yorum yazdı:
Dünyanın en gereksiz filmi hangisiydi diye birileri size sorarsa artık cevabını biliyosunuz. Ha, Merve Sevi oynuyo diye izliycekseniz eyvallah izleyin :)
İçerde filmine yorum yazdı:
Kandan mideniz bulanmazsa izleyebilirsiniz. Benim içim dışıma çıktı
İz Sürücü filmine yorum yazdı:
alıntıdır:
"
Bu filmi bu kadar büyük ve ilginç kılan acep ne ola ki? BÖLGE?nin gerçekten zehirli atık atan bir fabrikanın akarsuyunda çekilmesi sonucunda, set ekibinin el ve yüzlerinin şişmesi ve Tarkovksy de dahil olmak üzere filmde çalışan üç kişinin ilerleyen yıllarda akciğer kanserinden ölmesi mi?
Filmin o dönem Rusyasında bulunmayan Kodak kamerası ile elde edilen kopyasının laboratuarda görevlilerin her zamanki Rus kamera kopyalarından sanmaları nedeniyle iş kazası sonucu yanması ?ki bazı araştırmacılar Sovyet yönetiminin bunu bilinçli yaptığını iddia ediyorlar- üzerine yeniden çekilmesi mi?
Tarkovski?nin çekimler sırasında iki kez kalp krizi geçirmesi mi?
Filmin BÖLGE ye seyahat sırasında sephia renkten birden renkliye dönerek izleyiciyi ipnotize etmesi mi?
Motorsuz mekanik vagonun BÖLGE?ye ilerlerken raydaki seslerin birden müziğe dönüşmesi mi?
Her film karesinde bizi karşılayan metaforik imgeler mi?
Yoksa Eduard Artemyev?in o derinden işleyen soundtrack?ı mı?
Sanki Tar ... Devamıalıntıdır:
"
Bu filmi bu kadar büyük ve ilginç kılan acep ne ola ki? BÖLGE?nin gerçekten zehirli atık atan bir fabrikanın akarsuyunda çekilmesi sonucunda, set ekibinin el ve yüzlerinin şişmesi ve Tarkovksy de dahil olmak üzere filmde çalışan üç kişinin ilerleyen yıllarda akciğer kanserinden ölmesi mi?
Filmin o dönem Rusyasında bulunmayan Kodak kamerası ile elde edilen kopyasının laboratuarda görevlilerin her zamanki Rus kamera kopyalarından sanmaları nedeniyle iş kazası sonucu yanması ?ki bazı araştırmacılar Sovyet yönetiminin bunu bilinçli yaptığını iddia ediyorlar- üzerine yeniden çekilmesi mi?
Tarkovski?nin çekimler sırasında iki kez kalp krizi geçirmesi mi?
Filmin BÖLGE ye seyahat sırasında sephia renkten birden renkliye dönerek izleyiciyi ipnotize etmesi mi?
Motorsuz mekanik vagonun BÖLGE?ye ilerlerken raydaki seslerin birden müziğe dönüşmesi mi?
Her film karesinde bizi karşılayan metaforik imgeler mi?
Yoksa Eduard Artemyev?in o derinden işleyen soundtrack?ı mı?
Sanki Tarkovski?nin inanılmaz bir kehanetiymiş gibi, büyük bir felaket sonucunda oluştuğu söylenen BÖLGEnin anlatılması ve filmin Sonunda stalker, monkey ve esinin oturduğu yerde fonda Çernobil nükleer santralinin gözükmesi mi?
Beğendim-beğenmedim elbisenizi, hoşça vakit geçirme kaygınızı bir yana bırakın, evet hep beraber kendi gerçeğimizi, varoluşumuzu, kaderimizi, mutsuzluğumuzu ve arayışımızı sorgulayalım.
Evet dostlar, işte yaşadığımız toplum ve dünya: Kapitalizmin acımasız çarklarında çoğunluğun madden yoksulluk, manen yabancılaşma, bencillik, acımasız rekabet içinde benliğimizin parçalandığı, birbirimizi ezerek, küçük hesaplar içinde insanlık onurumuzu yitirerek, sevgisizce tepelediğimiz tüm insanlık değerleri..Tüketim hayvanına çevirdiler bizi. Çalış-tüket-yine çalış, hep al, sonra da küçülüp bayağılaşarak sahip olduğunu (sandığın) yazlık ve otomobille insanlara show yaparak kendi ezikliğini binlerce kez ortaya koy. Oysa ürettiğin güç, sermaye olarak bir takım ?büyük? adamların, hükümet ve iktidarların elinden geçerek U dönüşü yapıp bir acımasız bumerang gibi yine seni vuruyor. Eğer ki sisteme muhalifsen ya da daha çok şey istiyorsan eskiden peşimize adam takan bu güçler şimdi Mobeselerde izleyecek seni. Bir vatandaşlık numarasından başka hiçbir şey değilsin. Daha da kötüsü seni mutlu olduğuna inandıracaklar.Ya da cennetler vaat edecekler. Oysaki gerçekte, filmin bir repliğinde olduğu gibi, mutlu insan görülmüyor hiçbir yerde. O halde ne yapmalı? Umuda yolculuğa çıkmalı. Kendi BÖLGE?mizi bulmalıyız. Bulamıyorsak da yaratmalıyız. Tek kurtuluşumuz bu. Yazar ve bilim adamı bile bize yetmiyor işte, ne kadar tehlikeleri olsa da, mücadeleyi gerektirse de BÖLGE mizi bulmalıyız. Öyle bir yer ki ?en derin isteklerimizin ve hayallerimizi gerçekleştiği? bir yer. Ama profesör ve yazar gerçeği tüm can sıkıcılığı ve soğukluğuyla yüzümüze vurur; böyle bir yer gerçek değildir, imgeseldir, hiçbir kudreti ve gizemi de yoktur. Kapitalizmden nefret eden, o dönemki Sovyetlerdeki sosyalizm uygulamasından da aradığını bulamayan Tarkovski bizi ihtiyacımız olan BÖLGE ile baş başa bırakıyor. Gördüğümüz gerçek işte karşımızda dimdik duruyorz: Kendi BÖLGE?mizi yaratmalıyız."