13 yıl önce
Steins; Gate dizisine yorum yazdı:
Sonsuz Yaz filmine yorum yazdı:
Çocukluktan başlayan etkileyici bu dostluk öyküsünün gerçekliğini varsayıp paralel evrenlerdeki sonunu da merak etmedim değil mesela. Jonathan daha en başından öğretmenine itiraz edip Shine'le arkadaş olmasaydı ya da Carrie bi şekilde çekip gitseydi... o sonsuz kumsaldaki son kareden sonra olanlar neydi? En çok bunu merak ediyorum. Film bittikten sonra acaba çeviride mi bi hata var diye düşünmeden edemedim. Yoksa montaj mı yanlıştı? Yani iki gün önceki yaşananlardan sonra "en yakın" arkadaş olmaya devam etmek mi?
Merhamet Yok filmine yorum yazdı:
başıma bi şey gelmeyecekse eğer "hassiktir!!" demek istiyorum. finalle beni benden aldığı için eksiklerin neler olduğunu unuttum bile.
Addicted filmine yorum yazdı:
nerdeyse ölümüne sıkıcı bi modda ilerliyor. zaten başlarda her şey klişe geliyor. oğlum nerde gördün öyle bi aşk sen?! her sabah diş fırçasını hazırlayan, mütemadiyen anlayışlı ve gülen bi koca, üstelik yıldönümlerini de unutmuyor falan. derkeeeeeen...
Kan Arzusu filmine yorum yazdı:
chan wook park'ın güzel hatrına dahi olsa,filmi bir bütün olarak sevmedim.ama çok hoşuma giden sahneleri vardı.kızın omzuna bakarken duyduğu arzunun damarlarındaki kan olması ya da gecenin bi yarısnda uyurgezer ayağına pedere yakalandığı anda,adamın ayakkabılarını ona giydirişi,rahibin güya çin okeyinden bahsederken "şimdi gelecek haftaya kadar nasıl bekleyeceğim" dediği masum azgın yakarışı falan.Görüntü olarak tablo gibi çekimleri vardı, müthişti. Ben de zaten biraz buna kanmıştım açıkçası.
The Human Trust filmine yorum yazdı:
"oleeey joe odagiri" derken mirai moriyama'yı görmek *.* biraz inceledikten sonra vincent gallo'nun olduğunu da öğrenmek! Lan bundan kesin müthişüstü bi şey çıkmıştır diye heyecanlanıp filmi hemen aramak ama bulamamak :c söyleyeceklerim bu kadar hakim bey.
The Neighbors filmine yorum yazdı:
sapıklar etrafımızda, katillerle aynı apartmanı paylaşıyoruz, hırsızlar evimizin dahi içinde. hiçbirine ses çıkarmıyoruz çünkü "mükemmel" hayatımız bozulmasın istiyoruz, emlak fiyatlarımız düşmesin, arkadaşlarımız azalmasın istiyoruz. canımız yanana kadar hatta yansa bile susuyoruz, bütün bir site mütemadiyen susuyoruz. Ve bizi kurtarması için "amme" meyvesini seven bir saksağan bekliyoruz.
Chungking Express filmine yorum yazdı:
son kullanma tarihleri ve kaliforniya düşleri
eğer bir filmi hiçbir fikriniz olmadan izlemeye koyulduysanız, ilk cümlesiyle sizi fethetmesini beklersiniz.
* aşkta işler kötüyse koşuya çıkarım. koşunca vücut sıvı kaybeder böylece gözyaşı için vücutta sıvı kalmaz.
Elveda Anaokulumuz filmine yorum yazdı:
filmi eklerken türkçe ismini yazmayı unutmuşum sanırım =l filmin dilimizdeki adı " ELVEDA ANAOKULUMUZ"
mini mini 6 yaş grubu altı sevimli veletlerin götürdüğü filmin başrolünde, bu yıl 10 yaşına giren ashida mana var. nerdeyse doğduğundan beri oyunculuk yapan hatta kısa zaman önce hollywood'da da boy gösteren müthiş başarılı bi "aktrist" (artık o)
drama "stand by me"nin anaokulu versiyonu. film adını, japonya'da anaokulunu bitiren çocukların söylediği bir mezuniyet şarkısından alıyor. zaten filmin sonunda da koro halinde bu şarkıyı söylüyorlar.
japon kültürünün, kurallı yaşamanın, saygılı olmanın nasıl önemli ve içselleştiğini filmde görebilirsiniz. zira çocukların bi kaç repliklerini de paylaşmak istiyorum;
- birine mi sorsak?
+ hayır yabancılarla konuşmamalıyız. sapık olabilirler.
- sapık ne demek?
+ yaşlı amca demek (:D)
- (parmağını uzatarak) ama orada çok amca var
+ başkalarını parmağınla işaret etme, çok ayıp
ya da
hasta arkadaşından kalan tek şey olan pastel boyasını ... Devamıfilmi eklerken türkçe ismini yazmayı unutmuşum sanırım =l filmin dilimizdeki adı " ELVEDA ANAOKULUMUZ"
mini mini 6 yaş grubu altı sevimli veletlerin götürdüğü filmin başrolünde, bu yıl 10 yaşına giren ashida mana var. nerdeyse doğduğundan beri oyunculuk yapan hatta kısa zaman önce hollywood'da da boy gösteren müthiş başarılı bi "aktrist" (artık o)
drama "stand by me"nin anaokulu versiyonu. film adını, japonya'da anaokulunu bitiren çocukların söylediği bir mezuniyet şarkısından alıyor. zaten filmin sonunda da koro halinde bu şarkıyı söylüyorlar.
japon kültürünün, kurallı yaşamanın, saygılı olmanın nasıl önemli ve içselleştiğini filmde görebilirsiniz. zira çocukların bi kaç repliklerini de paylaşmak istiyorum;
- birine mi sorsak?
+ hayır yabancılarla konuşmamalıyız. sapık olabilirler.
- sapık ne demek?
+ yaşlı amca demek (:D)
- (parmağını uzatarak) ama orada çok amca var
+ başkalarını parmağınla işaret etme, çok ayıp
ya da
hasta arkadaşından kalan tek şey olan pastel boyasını tren raylarına düşüren ashida mana, aşağı inip almak ister fakat arkadaşları izin vermez.
-aşağı inip alacağım
+olmaz bu kurallara aykırı
-ama boya kalemi düştü
+olmaz kurallara aykırı
-ama...
+inemezsin bu çok tehlikeli ve kurallara aykırı
-ama (derken tren hızla gelir ve boya kalemini ezer :c )
Flu filmine yorum yazdı:
dikkat, sürpriz bozan olabilir!!!
popüler kültür manyağı olmuş korelilerin, olası savaş durumunda bayıldıkları amerikanın ülkelerine "düzene sokmak" için nasıl el koyacağının da önsevişmesi kıvamında bu film.
her şeyden önce acayip gerildim. filmde hiçbir şeyin yolunda gitmemesi müthişti, çok gerçekçiydi. şimdi world war Z ile karşılaştırıyorum da nerdeyse başlarına hiçbir şey gelmeden (bi zombi tarafından ısırılmadan, uçağın düşmesine rağmen hayatta kalmasından, antikora sorunsuz ulaşıp lönk diye kendine zerk etmesinden vs) dünyayı kurtarıyor ya brad pitt hani, heh işte bu filmde o yok. gerçekten yaşanıyor olsa halk, devlet büyükleri tarafından böylesine umursanmaz ve bu kadar trajik olurdu olaylar. yaşamalarına rağmen gözden çıkarılan insanlar, antikor kaynağı adamın ölmesi, ABD'nin bu olaya da el atması, temiz şehir operasyonu (tamam çocuğun o koca insan mezarlığının içinde bulunması pek akla yatkın değil ) halkın ve kendi başına geldikten sonra askerlerin isyan etmesi, durumun ko ... Devamıdikkat, sürpriz bozan olabilir!!!
popüler kültür manyağı olmuş korelilerin, olası savaş durumunda bayıldıkları amerikanın ülkelerine "düzene sokmak" için nasıl el koyacağının da önsevişmesi kıvamında bu film.
her şeyden önce acayip gerildim. filmde hiçbir şeyin yolunda gitmemesi müthişti, çok gerçekçiydi. şimdi world war Z ile karşılaştırıyorum da nerdeyse başlarına hiçbir şey gelmeden (bi zombi tarafından ısırılmadan, uçağın düşmesine rağmen hayatta kalmasından, antikora sorunsuz ulaşıp lönk diye kendine zerk etmesinden vs) dünyayı kurtarıyor ya brad pitt hani, heh işte bu filmde o yok. gerçekten yaşanıyor olsa halk, devlet büyükleri tarafından böylesine umursanmaz ve bu kadar trajik olurdu olaylar. yaşamalarına rağmen gözden çıkarılan insanlar, antikor kaynağı adamın ölmesi, ABD'nin bu olaya da el atması, temiz şehir operasyonu (tamam çocuğun o koca insan mezarlığının içinde bulunması pek akla yatkın değil ) halkın ve kendi başına geldikten sonra askerlerin isyan etmesi, durumun kontrelden çıkması falan "cuk" tu arkadaş.
MUTLAKA AMA MUTLAKA 24. BÖLÜMÜ DE İZLEDİKTEN SONRA BİRİNCİ BÖLÜMÜ AÇIP İLK ON DAKİKASINI TEKRAR İZLEYİN!! İŞTE O ZAMAN TAŞLAR YERİNE OTURUYOR VE "VAY ANASINI, NE KAFALAR VAR" DİYORSUNUZ