O
17 yıl önce
Bensiz Hayatım filmine yorum yazdı:
Ölüm Tarlaları filmine yorum yazdı:
yapılmış en başarılı gerçek hikaye uyarlamalarından biriydi film...iç savaş filmlerinden aşina olduğumuz sahneler yok değil ama film 1984 yapımı..ben sanırım geç kalmışım seyretmekte..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
o cesetler, kemiklerle dolu çamurlar, su birikintileri gerçek olamaz..15 yaşlarında bir kızıl kmer mensubu çocuk tüfeğinin ucuna elmayı saplamış..esirlere uzatıyor yesinler diye.. açlık nedeniyle dayanamayıp ağzını uzatıp tam ısırırlarken ateşliyor tüfeği..ve bunun gibi bir sürü şey..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
13-17 yaş arası kız-erkek birsürü çocuğun ellerinde makineli tüfekler, önlerine gelene ateş ediyorlar..
çocukların bu kadar kolay eğitilebildiği ve neler yapabileceklerini görünce daha çok nefret olmakla birlikte korku hissediyorum onlara karşı..
film amerikalı muhabirin yaşadıklarını onun gözünden anlatsaydı zerre üzülmezdim ama gel gör ki yerel muhabirin yaşadıkları ve hissettikleriydi anlatılanlar..
bu adam saf mı salak mı diye düşünüy ... Devamıyapılmış en başarılı gerçek hikaye uyarlamalarından biriydi film...iç savaş filmlerinden aşina olduğumuz sahneler yok değil ama film 1984 yapımı..ben sanırım geç kalmışım seyretmekte..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
o cesetler, kemiklerle dolu çamurlar, su birikintileri gerçek olamaz..15 yaşlarında bir kızıl kmer mensubu çocuk tüfeğinin ucuna elmayı saplamış..esirlere uzatıyor yesinler diye.. açlık nedeniyle dayanamayıp ağzını uzatıp tam ısırırlarken ateşliyor tüfeği..ve bunun gibi bir sürü şey..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
13-17 yaş arası kız-erkek birsürü çocuğun ellerinde makineli tüfekler, önlerine gelene ateş ediyorlar..
çocukların bu kadar kolay eğitilebildiği ve neler yapabileceklerini görünce daha çok nefret olmakla birlikte korku hissediyorum onlara karşı..
film amerikalı muhabirin yaşadıklarını onun gözünden anlatsaydı zerre üzülmezdim ama gel gör ki yerel muhabirin yaşadıkları ve hissettikleriydi anlatılanlar..
bu adam saf mı salak mı diye düşünüyor insan.ötekisi gizliden ödül peşinde koşarken sadece onun isteği nedeniyle yaşanmış 4 yıllık işkence...nerde dostluk nerde gazetecilik..bu resmen bile isteye kölelik..
ahh john lennon...
Imagine there`s no heaven,
It`s easy if you try,
No hell below us,
Above us only sky,
Imagine all the people
living for today...
Imagine there`s no countries,
It isnt hard to do,
Nothing to kill or die for,
No religion too,
Imagine all the people
living life in peace...
Imagine no possesions,
I wonder if you can,
No need for greed or hunger,
A brotherhood of man,
imagine all the people
Sharing all the world...
You may say Im a dreamer,
but Im not the only one,
I hope some day you`ll join us,
And the world will live as one.
Hayalet Avı filmine yorum yazdı:
konusu ilginç gibi geliyor, az da olsa seyretme isteği uyanıyor insanda..ama seyretmeseniz kaybınız olmaz, öyle bir film..
güzel başladı ama karakterler tam oturmamış,çok acemi bir havası vardı hem oyuncuların hem de karakterlerin..diyaloglar da aynı duyguyu yarattı, ikinci yarısı tamamen saçmaladı bence..
öyle işte :)
Not: Seni Seviyorum filmine yorum yazdı:
filmi izledim seçeneğinin yanında ''uzun bir süre izleyip izlememe konusunda kararsız kaldım, en sonunda Tvde verdiler ben de yarım yamalak izledim'' seçeneği olsaydı direk onu işaretlerdim...
hilary swank varlığı filmi seyretmemem için başlı başına bir neden benim için...
Yaşamın Kıyısında filmine yorum yazdı:
bence filmin en kötü yanı nurgül yeşilçay'dı..film senaryosu ve oyunculuklarıyla gayet kaliteli bir filmdi. birbirinden ne kadar farklı olursa olsun Fatih Akın imzası, tarzı tüm filmlerinde görülebiliyor...
Aliye dizisine yorum yazdı:
işi sayıya vurursak ,muhtemelen,dünyanın en üretken toplumları listesinde başlarda yer alırız...
sınıflandırılamamış sinema-dizivari 35mm ya da dijital görüntü kirlilikleri...
yok ya bence olmayan bu ödül kesin bizim olurdu...
herneyse ''aliye'' dizisine yaptığım bu yorumu, şimdi adlarını bilmediğim bazıları ve hatırlayamadığım diğerlerine ithaf ediyorum, yazmaya ömür yetmez..
Osama filmine yorum yazdı:
bu filmi seyredecekseniz kesinlikle dublaj seyretmeyin..
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
kız kuyuda asılı dururken, bacaklarından aşağı kanlar akarken çıkan ses, elinden barbi bebeği alınan küçük şımarık bir kız çocuğunun çıkardığı ses kadar bile değildi...
ahh o sesler, konuşmalar, istanbul türkçesi...dublaj bu kadar mahvedemez bir filmi...
ayrıca sevgili havlayankuzuya hak veriyorum, pek taraflı bir film olduğu kanaatindeyim...
not: bir filmde oyuncular ve oyunculuk iyiyse profesyonel olup olmamaları bence pek önemli değildir. ancak oyuncuların profesyonel olmaması bir filmi tek başına seyredilebilir ya da başarılı kılmaz. şahsi kanaatim bu yönde.
zira filmin en iyi oyuncusu elinde tütsüsüyle para karşılığında insanları kutsayan kimsesiz çocuktu..
bence uyarlandığı o gerçek, içler acısı olayın hakkını tam verememiş film..
Şeytan Çıkmazı filmine yorum yazdı:
filmin sonunda castte adını görmesem sanırım kimse Angel Harold karakterini Mickey Rourke'un oynadığına ikna edemezdi beni..
korku filmi seyredemeyen biri olarak, filmdeki o üstü kapalı gerilim beni o kadar tedirgin etti ki filmin son 40 dakikasını ertesi gün seyrettim :)
film 2 karakter çevresinde çok güzel işlenmiş, bir de Robert de Niro hayranlarına mutlaka bu performansı seyretmeleri tavsiye edilir :)
gerçi benim favori karakterim Stardust'taki Captain Shakespeare'dir :D
Giovanni Falcone filmine yorum yazdı:
italya'da "mani pulite" denilen temiz eller operasyonunu başlatmış ve bir suikast sonucu ölmüş olan savcı.vakti zamanında ülkede bir trafik kazası gerçekleşir. arabada bir devlet görevlisi, bir mafya üyesi ve bir fahişe bulunmaktadır. susurluk skandalı'nın benzeri bu olay falcone'nin dikkatini çeker. italya'da yargı bağımsızdır ve savcı olayın üzerine gitmeye başlar. bu durumdan rahatsız olan mafya, falcone'yi seni öldürürüz diye tehdit etmeye başlar ancak o vazgeçmez, tehditkar konuşur ve bu olayı çözeceğim der çünkü olay incelendikçe devlet-mafya ilişkileri açığa çıkmaktadır. mafya tehditlerinden ötürü devlet savcıya koruma vermek zorunda kalır. falcone'nin öncüsü olduğu "maxi trial" davaları sonucunda, pek çok mafya üyesi ve devlet görevlisi tutuklanır. olayın mafya babasına kadar uzanmasından çekinen mafya üyeleri bu sefer falcone'nin ailesini tehdit eder ancak idealist savcı bu işe başımı koydum demekte ve geri adım atmamaktadır. davalar sürerken dönemin başbakanı silvio berluscon ... Devamıitalya'da "mani pulite" denilen temiz eller operasyonunu başlatmış ve bir suikast sonucu ölmüş olan savcı.vakti zamanında ülkede bir trafik kazası gerçekleşir. arabada bir devlet görevlisi, bir mafya üyesi ve bir fahişe bulunmaktadır. susurluk skandalı'nın benzeri bu olay falcone'nin dikkatini çeker. italya'da yargı bağımsızdır ve savcı olayın üzerine gitmeye başlar. bu durumdan rahatsız olan mafya, falcone'yi seni öldürürüz diye tehdit etmeye başlar ancak o vazgeçmez, tehditkar konuşur ve bu olayı çözeceğim der çünkü olay incelendikçe devlet-mafya ilişkileri açığa çıkmaktadır. mafya tehditlerinden ötürü devlet savcıya koruma vermek zorunda kalır. falcone'nin öncüsü olduğu "maxi trial" davaları sonucunda, pek çok mafya üyesi ve devlet görevlisi tutuklanır. olayın mafya babasına kadar uzanmasından çekinen mafya üyeleri bu sefer falcone'nin ailesini tehdit eder ancak idealist savcı bu işe başımı koydum demekte ve geri adım atmamaktadır. davalar sürerken dönemin başbakanı silvio berlusconi'nin de mafyayla olan ilişkileri açığa çıkar ve berlusconi istifa etmek zorunda kalır. mafya artık durumdan iyice sıkılmıştır ve olaya çözüm getirmek için falcone'yi öldürmeye karar verir. 1992 yılında, palermo havalimanından şehre giden yola mafya tarafından bomba döşenir. falcone, karısı ve üç polis yoldan geçerlerken bombalar patlatılır ve suikast gerçekleştirilir. olaydan sorumlu tutulan salvatore riina tutuklanır. bu suikastin üzerine, olayı takip etme görevini antonio di pietro devralır.
bu film italya için savaş vermiş bu savcıyı anlatmaktadır...
Aşk Tutulması filmine yorum yazdı:
ne yapmaya çalıştıklarının farkında olmayan bir grup insan yeşilçamvari romantik komedi filmi çekmeye çalışsa sonuç, sanırım bu tarz bir film olurdu..
ayrıca Tim Seyfi'den tiksindim resmen..ve de yine ayrıca doktor Feridun Düzağaç mıydı bana mı öyle geldi?
23 yaşında bir kadının kanser olmasını öğrenmesiyle nasıl olduğundan daha güçlü olduğu ve bu gerçekle mücadele ederken yapmak isteyip yapamadıkları ve geride kalan ailesi için yapmak zorunda olduklarını gerçekleştirme çabası takdire değer doğrusu..
ancak şöyle bir şey var ki ben bu filmde kadının ölmeden önce yaşadığı aşka takıldım..ölmek üzere olması mutlu olamayacağı anlamına gelmiyor ama aşık olduğu adamın bunu bilmeye hakkı yok mu? neden ilk başta söylemez ki..bu adama yazık değil mi? onu böyle bir kedere boğmaya ne hakkı var?
nasıl olsa öleceğim, herşeye hakkım var diye mi düşündü acaba? aşık olduğu insanın öldüğünü görmek ve hissedilen o çaresizlik, bomboşluk, hiçlik duygusu eminim ölmekten daha zordur..