7 yıl önce
Velvet Buzzsaw filmine yorum yazdı:
Çıkmaz Yol filmine yorum yazdı:
Bence eğer filmin janrını "mekan filmleri" olarak belirlersek son derece başarılı bir yapıttır. Carter ve Sade’in karşılıklı satranç hamleleri filmin ilk yarısını oldukça hareketli kılarken, herhalde yönetmenin filmi bitirmesi gerektiği sonradan aklına gelmiş olacak ki sonu inanılmaz aceleye gelmiştir. Bird’in finaldeki hal ve tavırları o karakter gelişimine o kadar uymuyor ki, son kısmın senaryosunu başka biri yazmış gibi.
Yine de yeni dönem eleştirmenlerin alkışlamaya doyamadığı Netflix filmlerinden kat be kat iyidir.
Hafıza filmine yorum yazdı:
Bence filmin konusu oldukça özgün olsa da ciddi bir tempo problemi var.
Başroldeki Peter Dinklage'in fim eylemlerinin motivasyonu yeterli değil ve zorlama. Film bir hikayenin hemen hemen ortasından başlayıp çok da ilerlemeden bitiyor.
Tamamen vakit kaybı demek zor, ama minimum beklenti ile izlenmeli.
Deadpool filmine yorum yazdı:
Buraya serpilmiş eleştirileri görünce, yeminimi bozdurup bana yorum yazdırmış güzide eserdir.
''Film tamı tamına varoşlara, eğitimsiz ve zevksiz kitlelere hitap ediyor. Recep İvedik'in görsel soslu ve aksiyonlusu gibi tıpkı.''
gibi inanılmaz kreatif ve Deadpool'un çizgi-roman kültündeki yerinden haberdar olduğu apaçık belli(!) eleştirilerin aksine; ana karakterini son derece iyi yansıtmış ''başarılı'' filmdir.
Deadpool bir DC Comics karakteri olan, inanılmaz ciddi, ketum ve sert Deathstroke'un aka. Slade Wilson'ın bir parodisi olarak doğmuştur. Yaratılış amacı ''dalga geçmek'' olan Deadpool, birçok yazarın kişiliğini yeniden harmanlaması ile eşşiz bir delilik ile bütünleşir; 4. duvarı yıkabilen az sayıdaki çizgi-roman kahramanından biridir. Bu özelliği sayesinde bir çizgi-roman karakteri olduğunun farkındadır ve bizim dünyamıza göndermeler yapabilmektedir. Misalen;
Film boyunca yalnızca iki adet X-Men karakterinin gözükmesine ithafen;
D: Wo ... DevamıBuraya serpilmiş eleştirileri görünce, yeminimi bozdurup bana yorum yazdırmış güzide eserdir.
''Film tamı tamına varoşlara, eğitimsiz ve zevksiz kitlelere hitap ediyor. Recep İvedik'in görsel soslu ve aksiyonlusu gibi tıpkı.''
gibi inanılmaz kreatif ve Deadpool'un çizgi-roman kültündeki yerinden haberdar olduğu apaçık belli(!) eleştirilerin aksine; ana karakterini son derece iyi yansıtmış ''başarılı'' filmdir.
Deadpool bir DC Comics karakteri olan, inanılmaz ciddi, ketum ve sert Deathstroke'un aka. Slade Wilson'ın bir parodisi olarak doğmuştur. Yaratılış amacı ''dalga geçmek'' olan Deadpool, birçok yazarın kişiliğini yeniden harmanlaması ile eşşiz bir delilik ile bütünleşir; 4. duvarı yıkabilen az sayıdaki çizgi-roman kahramanından biridir. Bu özelliği sayesinde bir çizgi-roman karakteri olduğunun farkındadır ve bizim dünyamıza göndermeler yapabilmektedir. Misalen;
Film boyunca yalnızca iki adet X-Men karakterinin gözükmesine ithafen;
D: Wow, this is such a big house, but I only ever see the two of you here. It's like the studio didn't have enough money for any more X-Men.
Son derece karışmış X-Men film kronolojisi için;
C: You will come talk with professor Xavier.
D: McAvoy or Stewart? These timelines can get so confusing.
Henüz vizyona girmeden stüdyosundan yalnızca eleştirmen gösterimlerinde aldığı övgüler ile devam filminin onayını almış, +18 yaş sınırlaması ile kitlesini daralttığı ve isimce daha az bilindiği halde son dönem ünlü Marvel uyarlamalarının birkaçını gişe başarısı ile tarihe gömmüş, mizah sosu yüksek, son derece güldürülebilen bir uyarlama örneğidir.
Senaryosunun giriş, gelişme ve sonuç kalitesi düşüktür; zira karakterin kendi çizgi-romanları da dahil olmak üzere çoğunlukla bir mesaj vermek, derin bir hikaye anlatmak gibi dertleri olmamıştır. ''Ne filmdi bee'' denmesini senaristler ve stüdyo dahil olmak üzerinde kimse emin olun ki istememektedir.
Azıcık araştırılacak bir Deadpool ile film çok keyifli hale gelebilir.
Özetle; bir şansı hak eden yapımdır.
Mad Max: Fury Road filmine yorum yazdı:
Film ''ya tamam görsellik var, ses var, oyunculuk da seziliyor; ama konu nerede?'' sorunuzu ikinci yarı öyle bir aksiyon çukuruna gömüyor ki bir süre sonra dünya yansa (ki yanıyor) pek umrunuzda olmuyor.
Ne gözümüzün nuru War Rig, ne de film pek mola vermiyor; sürekli tetikte izliyorsunuz.
Oyunculuklar çok değerlendirebilecek gibi değil, diyalog dediğimiz şey bir elin parmaklarını hemen hemen geçiyor. Onun dışında kimsenin zaten sırıtmadığı bir yapım. Hardy de Max efsanesini son derece iyi devralmış.
Görselliği sinemayı hak eden cinsten ki film çıktığından beri övülen unsur bu.
Çok büyük bir ''film dediğin bir hikayeye başlamalı ve bitirmeli'' izleyicisiyseniz çok keyif alamayacağınız kesin ; ama genel itibariyle son derece eğlenceli bir film.
Kirli Para filmine yorum yazdı:
Aslında filmin en büyük artısı, sürükleyiciliğini senaryodan almıyor oluşu. Oyunculuklar için devam ediyorsunuz, havasındaki tatlı sert gerginlik için devam ediyorsunuz, NY için devam ediyorsunuz, standart bir ağacın büyümesini izlerken olmadık yerden olmadık renkli bir yaprak çıktığını görmek için devam ediyorsunuz.
Tom Hardy yıllarını Jersey'de o mahallede geçirmiş gibi oynuyor. ''Harika donuk oyunculuğu ile Tom...'' gibi garip kavramlar görebilirsiniz film incelemelerinde. Gandolfini ve Rapace ikilisi de film boyunca hakkını vermekten geri kalmıyor.
Çok değerli bir kaç saat için ''o'' filmlerden birini mi arıyorsunuz? The Drop onlardan biri değil.
Ama kalan sıradanlıktaki saatleri esenlikle renklendirir. Az okuyup, az bilerek başlamak bu filme yakışıyor, söylenmeli.
Setup filmine yorum yazdı:
Ne kült bir aksiyon filmi ne yeni yorumlu bir intikam hikayesi ama;
Bruce Willis ve 50'nin oyunculukları sırıtmıyor. Küçük sürprizleri de yok değil.
Çerezlik film. Büyük beklenti büyük hüsran getirebilir.
Onur Savaşı filmine yorum yazdı:
İrili ufaklı senaryo boşlukları olmasına rağmen; empati yeteneğinizin her iki taraf için de çalışmasını sağlayan, filmde herkes aynı anda haklı olduğu için sizin arada kalmanızı sağlayan bir yapım. İzlerken yarattığı hissiyat adına bile mutlaka şans verilmesi gerekiyor.
İskandinav doğası filmin başrollerinden biri adeta, bu da önemli bir artı.
Hem kaç tane ekrana kafa atma isteği uyandıran dram filmi var ki?
Yukarı Bak filmine yorum yazdı:
Gözyaşınız yanağınızın sonuna varamadan size kahkaha attırıp , kahkaha bitmeden tekrar ağlatabilecek; dünya üzerindeki en güçlü bir kaç filmden biri.
izlemediyseniz bir cümle daha okumayın. koşun, izleyin.
Toprak Altında filmine yorum yazdı:
yormayan yıldırmadan izleyicinin huyuna gitmeyi başaran bir yapım. nice yüksek beklentiyi geride bırakın ; ilk yarım saatte anlayacaksınız ki mekan kullanımı(!) pek sınırlı. bunun dışında gerilimin dozu empati kurabildiğiniz anlarda yüksek, ancak sürekliliği yok, çünkü tempoda bir kopukluk var. olmadık yerde artıp bir anda yavaşlayarak ilginizi dağıtabiliyor.
ancak bir de şöyle bir şey var ki;
feci bir altyazı kurbanı olmadı isem ; paul dan ile yaptığı konuşmaların birinde, ona kurtadığı kişileri soruyor ve aldığı isim olan mark white'in muhtemelen evine döndüğünü ve mutlu bir hayat sürdüğünü öğreniyor. filmin kısmi sürpriz finalinde ise ekibin gittiği yanlış tabutun içinden bizim mark white çıkıyor. açıklayacak olan?
nitekim güzelim detayları kullanarak senaryoyu derinleştirmek yerine, gerilimi ayakta tutmaya çalışmış sanırım yönetmen, ki bunda da kesintiler yüzünden başarılı olabildiğini söyleyemiyoruz.
yine de bir şans verilir ise geceyi şenlendirebilir.
Bakın mübalağasız o kadar kötü. Sanat camiasında özellikle de kimsenin henüz adını tam koyamadığı "modern sanat" camiasında dönen manipülasyonu çok iyi sezmiş, bunun üzerindeki eleştirilerini çok güzel noktalara yaparak başlamıştı oysa film.
Yalnız yapabildiğini bütün iyi şeyleri ilk 30 dakika içerisinde tüketiyor.
Sonra? Sonrası yok. Yönetmen "Tamam verdik mesajı, şimdi ortaya karışık ölüm sahneleri koyun.Görseli ve rengi basın her sahneye." demiş. Bu kadar.
İzlemeye kesinlikle değmez, fragmanını 3 kere izleyin ve bu eylem ile filmi izlediğinizde olacağından çok daha fazla keyif aldığınızı bilerek, gönül rahatlığı ile filmi ardınızda bırakın.