M
12 yıl önce
Kill Bill: Vol. 1 filmine yorum yazdı:
Whiplash filmine yorum yazdı:
Filmekimi kapsamı altında Ankara Büyülü Fener'de izleme fırsatını yakalayınca kaçırmamalıyım dedim ve sonuç; iyi oldu gittiğim.
Yer yer Darren Aronofsky'nin Black Swan filmini andıran bir yapım var ortada. Esas adamımızın mükemmel olmak için kariyerini ön plana alıp özel hayatında yalnızlaşması ve yine bu mükemmel olma hissiyatı yolunda kendine hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bir nevi işkence etmesi beni bu yönde düşünmeye iten etkenlerden. Özellikle bateriye damlayan terlerin (ve buna zamanla ellerden akan kan da eşlik ediyor) ağır çekimde sunulması seyirciyi ağzı açık bir şekilde bırakıp koltuğa çiviliyor. Bunda görsel ziyafetin de etkisi fazlasıyla var. Ek olarak, etkili bir şekilde kullanılan müziklere bir de o çok övülen -ki hepsini hak ediyor- JK Simmons'ın sert mizaçlı performansı eklenince yeteri kadar gerilim hissetmemek elde değil gerçekten. Esas oğlan Miles Teller'da ondan pek geri kalmıyor tabii, bu genç abimiz ileride adından sıkça söz ettirebilir. Eksik olan durumlar ... DevamıFilmekimi kapsamı altında Ankara Büyülü Fener'de izleme fırsatını yakalayınca kaçırmamalıyım dedim ve sonuç; iyi oldu gittiğim.
Yer yer Darren Aronofsky'nin Black Swan filmini andıran bir yapım var ortada. Esas adamımızın mükemmel olmak için kariyerini ön plana alıp özel hayatında yalnızlaşması ve yine bu mükemmel olma hissiyatı yolunda kendine hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bir nevi işkence etmesi beni bu yönde düşünmeye iten etkenlerden. Özellikle bateriye damlayan terlerin (ve buna zamanla ellerden akan kan da eşlik ediyor) ağır çekimde sunulması seyirciyi ağzı açık bir şekilde bırakıp koltuğa çiviliyor. Bunda görsel ziyafetin de etkisi fazlasıyla var. Ek olarak, etkili bir şekilde kullanılan müziklere bir de o çok övülen -ki hepsini hak ediyor- JK Simmons'ın sert mizaçlı performansı eklenince yeteri kadar gerilim hissetmemek elde değil gerçekten. Esas oğlan Miles Teller'da ondan pek geri kalmıyor tabii, bu genç abimiz ileride adından sıkça söz ettirebilir. Eksik olan durumlar ise senaryo bazında bence. Adamımızın, tabiri caizse, gereğinden fazla talihsiz oluşu izleyicinin "yok artık" diyip gülmesine veya belki de "oha ama" ünlemlerine sebep olabilir. Tamam, film belki bir yerde "isteğin ve hırsın gücünü" göstermek istiyor olabilir ama dediğim gibi bu durum -talihsizlikler- benim nazarımda hoş değil.
Kısacası Whiplash, insanın hayalleri ve istekleri için nelere nasıl katlanacağını ve bu uğurda göz karartmasının nasıl olduğunu anlamak açısından güzel bir film. Fırsat olursa izleyin, olmazsa oldurtun!
NOT: Film posteri yanlış olmuş sanırım, değiştirilirse hoş olur.
Terminatör 2: Mahşer Günü filmine yorum yazdı:
En az ilki kadar iyi bir yapım Kıyamet Günü. Yine dillere destan efekt kullanımı... Cameron abi gerçektende teknolojinin nasıl kullanılacağını, ondan mümkün olduğunca nasıl verim alabileceğini en iyi bilenlerden. Şöyle ki; koy bu filmi önümüzdeki haftaya, sırıtmaz, o derece etkin ve sağlam.
İzleyin..
Galaksinin Koruyucuları filmine yorum yazdı:
fazla güzel bir film! ve işin ilginç yanı, böylesini hiç beklemiyordum!
coşturan müzikler, efsane olabilecek karakterler, gülümsetmekten çok kahkaha attıran replikler, gerçekçi efektler ve.. ve daha ne sayayım bilmiyorum. eksik olan yerlerden biri son kısım bence, yuppi kardeşlik tarzında, çok klişe. diğeri ise yan hikayelerin derinliğinin fazla olmaması. mesela ben Del Toro'nun canlandırdığı Collector'u daha çok görmek isterdim. diğer açıdan dediğim gibi, her şey çok iyi. I AM GROOT repliği, Rakun'un her duygusallığı bozan (içine eden tabiri daha güzel) mizacı için bile seyredilir. ve tabii Peter'ın dansları..
Ölüm Denizi filmine yorum yazdı:
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; fazla abartılan bir film. Ne farklı bir senaryosu, ne süper kamera çekimleri, ne yürü bee dedirten oyunculuk var. Her şey sıradan, basit ve bildik. İzlemesi vakit kaybı değil belki ama izlenmese de olur.
Not: Film boyunca; çetesi, polisi, suçlusu, iyisi ve diğerleri neden tabanca kullanmıyor? sorusunu sorup durdum.
The Terminator filmine yorum yazdı:
Bak bak tarihe bak, 1984! Adamların 30 yıl öncesinde yaptıklarının değil yarısını çeyreğinin otuzda birini halen yapamayan bir sinema sektörümüz(?) var. Terminatör ile ilgili direkt bir giriş yapamadığım için üzgünüm ama cidden şu yılda yapılan efektleri görünce imrenmemek elde değil. Belki cahillik olacak ama adam gibi aksiyon ve ya bilimkurgu filmimizin olduğunu bilmiyorum. Hadi var diyelim ama eminin 3taneyi geçmez! Neyse..
Film, görsellik açısından ders niteliğinde okutulacak cinsten. Zaten James Cameron deyince akla en önce görsellik gelir bence. Adam usta, taa o zamanlardan işi bildiğini gösteriyor valla. Sürükleyicilik açısından biraz yavaş kalsa da, oyuncular ve yine görsellik sayesinde bu açığı kapatmak zor olmuyor. Kaldı ki, gerim gerim geren sahneler(bkz. disco sahnesi&son sahne) izleyiciye bu eksikliği unutturur. Arnold abiye zaten laf yok. Adam doğuştan Terminator sanki, cuk diye oturmuş bu role. Ondan iyisi olabilir miydi peki? Sanmıyorum.. Velhasılıkelam, izleyin bu fil ... DevamıBak bak tarihe bak, 1984! Adamların 30 yıl öncesinde yaptıklarının değil yarısını çeyreğinin otuzda birini halen yapamayan bir sinema sektörümüz(?) var. Terminatör ile ilgili direkt bir giriş yapamadığım için üzgünüm ama cidden şu yılda yapılan efektleri görünce imrenmemek elde değil. Belki cahillik olacak ama adam gibi aksiyon ve ya bilimkurgu filmimizin olduğunu bilmiyorum. Hadi var diyelim ama eminin 3taneyi geçmez! Neyse..
Film, görsellik açısından ders niteliğinde okutulacak cinsten. Zaten James Cameron deyince akla en önce görsellik gelir bence. Adam usta, taa o zamanlardan işi bildiğini gösteriyor valla. Sürükleyicilik açısından biraz yavaş kalsa da, oyuncular ve yine görsellik sayesinde bu açığı kapatmak zor olmuyor. Kaldı ki, gerim gerim geren sahneler(bkz. disco sahnesi&son sahne) izleyiciye bu eksikliği unutturur. Arnold abiye zaten laf yok. Adam doğuştan Terminator sanki, cuk diye oturmuş bu role. Ondan iyisi olabilir miydi peki? Sanmıyorum.. Velhasılıkelam, izleyin bu filmi! Görselliği için, müzikleri için, araba sahneleri için.. Ve tabii ki "I'll be back" için..
Köpekler filmine yorum yazdı:
Filmin dvd kapağının arkasında yazdığına göre "aşırı şiddet" içerdiğinden ötürü uzun süre sansüre maruz kalmış, öyle ki ingiltere'de 18 yıl yasaklı kalmış bir film Straw Dogs.
Öncelikle filmde öyle aman aman şiddet sahnesi yok. Döneme göre eleştiri getirmek gerekir tarzında bir düşünce olabilir ama ben yine de filmin sansüre uğramasının "şiddet" sahnelerinden ziyade "cinsel içerikli" sahnelerinden olduğu düşünüyorum. Haa bir de kilisede geçen parti sahnesi buna sebep olmuş olabilir. Dua ile paralel ilerleyen sahneler, rahatsızlık verici yüksek seslerle ilerlerken huzursuz olmamak elde değil gerçekten.
Peki film? Dustin Hoofman ustalığı, kilise sahnesi ve kamera çekimleri dışında dişe dokunur pek bir şey yok. Sakin, dingin bir adamın çileden çıkışı diye lanse edilen 2saatlik filmde neredeyse tüm olayın son yarım saatte meydana geliyor olması neden böyle düşündüğüme bir açıklık getirebilir zannımca.
Bu arada; "i got them all" repliği unutulmaz!
Bir zaman sonra daha ayrıntılı bir şeyler yazmak isterim ama bu filme (ikisini bir kabul ediyorum, ki zaten öyledir. yapımcıların uzun demesi üzerine iki parça halinde sunulmuştur) adam akıllı bir eleştiri yazmak için Spagetti Western'den uzak doğu dövüş sanatlarına, japon sanatı animeden Italian giallo tarzına kadar dünya sinema litaratürünü çok çok iyi bilmek gerekiyor. Bazı arkadaşlarımızın Cüneyt Arkın filmlerini baz alarak yaptığı iğleneyici sözleri, uzak doğu sinemasının filmlere sunduğu sınırsız hayal ... Devamı
Bir zaman sonra daha ayrıntılı bir şeyler yazmak isterim ama bu filme (ikisini bir kabul ediyorum, ki zaten öyledir. yapımcıların uzun demesi üzerine iki parça halinde sunulmuştur) adam akıllı bir eleştiri yazmak için Spagetti Western'den uzak doğu dövüş sanatlarına, japon sanatı animeden Italian giallo tarzına kadar dünya sinema litaratürünü çok çok iyi bilmek gerekiyor. Bazı arkadaşlarımızın Cüneyt Arkın filmlerini baz alarak yaptığı iğleneyici sözleri, uzak doğu sinemasının filmlere sunduğu sınırsız hayal gücü ve olanağı göz önüne almadan yaptıklarını söylemeliyim. Kaldı ki Tarantino zaten bu sahneleri -bir kadının bir kılıçla bir dünya adamı pataklaması gibi- o filmlere saygı duruşunda bulunmak için çekmiştir. Aslında, film baştan başa o özel filmlere bir saygı duruşu, bir övgü niteliğinde. Bunu ben değil şu video net olarak açıklar sanırım;
Lütfen filmi izlemeyen bu videoya göz atmasın.. http://vimeo.com/19469447
İyi seyirler..