12 yıl önce
Rüzgar Yükseliyor filmine yorum yazdı:
Babam Ve Oğlum filmine yorum yazdı:
çetin tekindor’un kollarını iki yana açıp; olmuş, olacak herşeyi üstlendiği sahne ve teyzenin aklına düşen salim’i sadık’ın yerine yönlendirme (geçmişi yeniden canlandırma) fikri. psikoterapide tam da böyle aile dizimi diye bir şey vardır. bir düğümün çözülmesi için bazen nasıl’ını bilmek yetmez, birebir görmek, izlemek gerekir. şerif sezer gülbeyaz(teyze) karakterini canlandırırken bunu biliyor muydu, çağan ırmak bilerek mi filmde buna yer verdi? bilmiyorum. bildiğim; sırf bu sebeple bile ayakta alkışlanmayı hakeden bir yapım olduğu.
Başkalarının Hayatı filmine yorum yazdı:
doğu almanya, batı almanya, berlin duvarı, stasi, iktidarda söz sahiplerinin kişisel arzularının yön verdiği insan hayatları, korumak başlığı altında kısıtlanan özgürlükler, bireyin en mahrem alanlarına kadar sızmış bir yönetim sistemi. vs vs.
her zaman iyiler kazanır ya da herkes kaybeder, diyor çok alakasız olarak; kulağımda masal anlatıcıların sesleri.
sanatın bir kalpte; kuralcı, dakik, mevcut ideolojinin yetiştirdiği buz gibi bir ajanın kalbinde yarattığı devrimdir bana kalırsa hikayenin özeti. (yönetmen de sistem eleştirisini bunun üzerinden yaptığındandır ki filmdeki masalsı dil, tarihsel ve siyasi yapısını arka planda bırakıyor.) kulağımdaki sese güvenerek filmde geri kalan tüm ögeleri detay olarak adlandırıyorum.
Lizbon’a Gece Treni filmine yorum yazdı:
oyuncu ve mekan seçimleri ne kadar başarılıysa; öykü ve karakterler en az o kadar yüzeyseldir filmde.
lizbon'a gece treni; amadeu de prado'dur. mundus'tur. yüzleşmektir.
her sayfada biraz daha prado'yu ve gregorius'u ve biraz daha kendini bulacaktır okur. film tam olarak bu sebeple iç acıtır.
kitabı okuyan ve ansızın lizbon'a bir bilet alanlar bu filmi izlemesin.
kitabı okuyan ve ansızın lizbon'a bir bilet alamayanlar bu filmi izlemesin.
Karanlık Armoniler filmine yorum yazdı:
yanılsamalarla ilerleyen bir kalabalık. gerçek hangisi, kimin gerçeği? yanılsamalarla nice düzenler yıkılıp yeni düzenler kuruldu dünya üzerinde ama dünya dediğimiz bir tiyatro sahnesinde kurgulanabilecek kadar basit. ne yaşanırsa yaşansın varılacak yer, varılacak şekil aynı. harabeler bırakıyoruz ardımızda, biten bir şey var mı, "bitti" deyişler kendimize çizdiğimiz algısal sınırlar mı? kameranın duraksadığı hareketsiz sahneler, korkularımıza savrulmuş birer tokat adeta. daha fazlasına sahip olmak için şehirler, ülkeler yağmalayan zihniyete karşı sessiz bir baş kaldırış bu film, tek dayanağı ise izleyicisinin vicdanı. ve korkarım ki hiç eskimeyecek.
Dalgaları Aşmak filmine yorum yazdı:
psikolojik sorunları ve iyimserliği aptallık derecesinde olan bir karakter üzerinden sorgulanan inanç ve tanrı film süresince yerden yere vurulmuşken finalde inancı galip duruma getirmek ters köşe mantığı ise oldukça yapay ve başarısız. yaklaşık ilk 90 dakika hikaye umut vadediyor fakat sonrasında kafası karışık bir halde yoluna devam ediyor. karakterler arasındaki iletişimin seyirciye yansımasında kopukluklar olduğu gibi karakter kurgusu da zayıf kalıyor.
La Jetée filmine yorum yazdı:
hatıralar ve çocukluk. gelecekteki huzurlu bir yaşama tercih edilendir çoğu zaman, tercihlerimize muhakkak yön verendir. bilinçaltıve hafızanın kıyılarındadolaşıyor film, bu sebeple fotoğraflardan oluşturulmuş olması ayrı bir güzellik. çünkü kesik kesiktir hafızamızdayaşanmışlık adı altında sakladıklarımız. süreklilik yoktur. rüya mıdır karşılaşılan, yaşanmış mıdır hatırlanan... filmdeki bilimkurgu ögelerini görmezden gelince biraz da tarkovskiy'nin ayna filmiyle benzerlik gösterdiğini söylemek mümkün.
Hugo filmine yorum yazdı:
filmde inkar edilemeyecek güzellikte olan şey çekim açıları. izleyeni adeta her sahnenin içine çekiyor. izlenmeli mi? zevkinize göre değişir fakat beklentiyi minimuma indirmektefayda var.
Yay filmine yorum yazdı:
filmin son sahnelerinin tutku ve emek başlıkları altında değerlendirilmesi durumunda ancak anlam kazanacaktır.
yönetmenin, ilkbahar yaz sonbahar... filmini hatırlamak gerekiyor bu noktada. tutku sahiplenmeyi, öldürmeyi getirir. emek ise yaşatmayı.
yaşamaya çalışmalıyız.
valery bu satırları rimbaud'ya mı yazdı, kim bilir...
iyimserliğiyle doğanın düzenini korumaya çalışan, kötü olanı aklamaya çalışan, yaşadığımız dünyadan bu yönüyle sıyrıldığı için damağımızda bir masal tadı bırakan çocuk kahramanlar yok bu filmde. bir röportajında, kötümser bir yapısı olduğunu ve çocuklara bu karamsarlığı yansıtmak istemediğini söyleyen miyazaki, giderken izleyicisini gerçek dünya ile başbaşa bırakmak istedi sanırım. içinde bulunduğu dünyayı kabullenerek düşlediği yolda yürüyen kahramanımızın hikayesiyle bana kalırsa çok yerinde bir veda olmuş rüzgar yükseliyor. uçakların mekanik işleyişinin, çizimlerin, görselliğin de mükemmel olduğunu söylemeliyim.