3 hafta önce
The Super Mario Galaxy Movie filmine yorum yazdı:
Yeğenlerimle sinemada izledim. Oyun hakkındaki referansları anlamadığım için bana göre dünyanın en sıkıcı filmlerinden biriydi. Sadece 11 yaşındaki gamer yeğenim eğlendi.
The Super Mario Galaxy Movie filmine yorum yazdı:
Yeğenlerimle sinemada izledim. Oyun hakkındaki referansları anlamadığım için bana göre dünyanın en sıkıcı filmlerinden biriydi. Sadece 11 yaşındaki gamer yeğenim eğlendi.
CMXXIV filmine yorum yazdı:
Maalesef hiç beğenmedim ve sıkıntıdan yarıda bıraktım. Eskiden komik bulurdum ama burada üzerine düşünülmüş ve emek verilmiş bir şey göremedim. Beğenmeyenlere neden eleştirel yaklaşılıyor yorumlarda anlamadım doğrusu. Cem Yılmaz'ın zenginliğini, yaşlanmadığını, performansının aynı olduğunu kanıtlama çabası izlerken beni çok rahatsız etti. Kendisiyle barışık biri olmasını beklerdim ama bende tam tersi bir izlenim bıraktı.
Mükemmel Komşu filmine yorum yazdı:
Dün izledim ve izlediğimden beri aklıma geldikçe içim tiksintiyle doluyor. Amerika'nın bize pazarlamaya çalıştığı insan hakları, ırkçılık karşıtlığı, hümanizm safsatalarının kendi günlük hayatlarında hiçbir karşılığının olmadığını gözler önüne seren bir belgesel. Psikolojik sorunları nedeniyle topluma karışmaması gereken bir kadının topluma verdiği zarar ve ırkçılık temelli sözde değer yargılarına sahip sistemin onu nasıl koruduğu anlatılmış. Tanıdık bir tabloyu orada da görüyoruz: adalet ancak toplum baskısıyla sağlanıyor ki ona da sağlamak denirse. Duruma özellikle çocuklar açısından bakınca insanın bu korkunçluğu aklı hayali almıyor.
Gupi dizisine yorum yazdı:
Yerli çizgi filmlerin yapılmasını gönülden destekliyorum, meraktan bakmak istedim. Gupse Özay'ın o sesle (kendi küçüklüğü bile olsa) bir çocuğu neden seslendirmeye kalktığını hiç anlayamadım. Bu ses yüzünden filme odaklanamadım. Çocuk karakter de sevimli gelmedi bu nedenle. Bu durum bence Gupse Özay gibi insanların çevrelerinde onları (çekinmeden) uyarabilecek insanların bulunmadığının bir göstergesi :)
The Price of Confession dizisine yorum yazdı:
İlk bölümleri fena değildi, merak duydum neler olacak diye ama sonrasında ileri sararak izledim. Kesinlikle daha kısa olması gereken bir dizi. Bence olayları güzel bağlamadılar. Tavsiye etmem.
Gittiğimizi Kimse Görmedi dizisine yorum yazdı:
Bu mini dizinin puanının neden bu kadar düşük olduğunu anlamadım. 1960’lı yıllarda çocuklarını annelerinden kaçıran bir baba ve annelerinin onları bulma mücadelesi anlatılıyor. Her sahne, manzaralar, kıyafetler ve aksesuarlar adeta bir görsel şölen yaratıyor. Hikaye Meksika, Fransa, İtalya, Güney Afrika ve İsrail’de geçiyor. Gerçek bir olaya dayanan bir anı kitabından uyarlanmış ve kitabın yazarı da kaçırılan çocuklardan en küçüğü. Uzun zamandır ilk kez bir diziyi ileri sarmadan izledim. Oyunculuk harika ve verilen emek çok net bir şekilde hissediliyor. Başlangıçta dizi izleyiciyi anneyle empati kurmaya ve mücadelesine destek vermeye yönlendiriyor, ancak hikâye ilerledikçe aslında babanın çok daha derin bir mağduriyet yaşadığı ortaya çıkıyor. Çünkü anne onu çocuklarının "amca" dediği, görümcesinin eşiyle aldatıyor. Bu yüzden sonu beni biraz üzdü. Aşk adı altında iki eşin ve 4 küçük çocuğun hayatlarının hiçe sayılması ve o doktorun anneye yardım ... DevamıBu mini dizinin puanının neden bu kadar düşük olduğunu anlamadım. 1960’lı yıllarda çocuklarını annelerinden kaçıran bir baba ve annelerinin onları bulma mücadelesi anlatılıyor. Her sahne, manzaralar, kıyafetler ve aksesuarlar adeta bir görsel şölen yaratıyor. Hikaye Meksika, Fransa, İtalya, Güney Afrika ve İsrail’de geçiyor. Gerçek bir olaya dayanan bir anı kitabından uyarlanmış ve kitabın yazarı da kaçırılan çocuklardan en küçüğü. Uzun zamandır ilk kez bir diziyi ileri sarmadan izledim. Oyunculuk harika ve verilen emek çok net bir şekilde hissediliyor. Başlangıçta dizi izleyiciyi anneyle empati kurmaya ve mücadelesine destek vermeye yönlendiriyor, ancak hikâye ilerledikçe aslında babanın çok daha derin bir mağduriyet yaşadığı ortaya çıkıyor. Çünkü anne onu çocuklarının "amca" dediği, görümcesinin eşiyle aldatıyor. Bu yüzden sonu beni biraz üzdü. Aşk adı altında iki eşin ve 4 küçük çocuğun hayatlarının hiçe sayılması ve o doktorun anneye yardım etmek için ülke ülke dolaşırken kendi çocuklarını umursamaması içimde büyük öfke uyandırdı.
Gattaca filmine yorum yazdı:
Okuduğum birkaç makalede denk geldikten sonra izleme listeme eklemiştim. Filmde literatürde genetik geliştirme (genetic enhancement) olarak adlandırılan teknolojinin uygulandığı takdirde ortaya çıkarabileceği ahlaki ve toplumsal problemler ele alınmış. Genetik geliştirme deyince akla gelen en distopik senaryolardan biri "designer babies" olarak adlandırılan bebeklerin göz renginden karakter özelliklerine, potansiyel hastalıklarından ömrüne kadar her şeyin ebeveynlerin kontrolüne (daha doğrusu alım gücüne) bırakılması durumudur. Filmin çekildiği yıllarda bu teknolojinin hayata geçirilip geçirilemeyeceği henüz bilinmemekle birlikte yine de o dönemde biyoetik alanının en çok tartışılan konularından biridir. Genetik alanında son yıllarda ortaya çıkan bazı tekniklerle insan DNA'sından hastalıklı genlerin ayıklanabileceği ortaya koyulmuş ancak filmde de ele alınan etik endişelerle insan DNA'sı üzerinde yapılacak geliştirme amaçlı müdahaleler birçok ülkede yasaklanmıştır. Bilim insanlarının ç ... DevamıOkuduğum birkaç makalede denk geldikten sonra izleme listeme eklemiştim. Filmde literatürde genetik geliştirme (genetic enhancement) olarak adlandırılan teknolojinin uygulandığı takdirde ortaya çıkarabileceği ahlaki ve toplumsal problemler ele alınmış. Genetik geliştirme deyince akla gelen en distopik senaryolardan biri "designer babies" olarak adlandırılan bebeklerin göz renginden karakter özelliklerine, potansiyel hastalıklarından ömrüne kadar her şeyin ebeveynlerin kontrolüne (daha doğrusu alım gücüne) bırakılması durumudur. Filmin çekildiği yıllarda bu teknolojinin hayata geçirilip geçirilemeyeceği henüz bilinmemekle birlikte yine de o dönemde biyoetik alanının en çok tartışılan konularından biridir. Genetik alanında son yıllarda ortaya çıkan bazı tekniklerle insan DNA'sından hastalıklı genlerin ayıklanabileceği ortaya koyulmuş ancak filmde de ele alınan etik endişelerle insan DNA'sı üzerinde yapılacak geliştirme amaçlı müdahaleler birçok ülkede yasaklanmıştır. Bilim insanlarının çok yakın zamanda bu teknolojinin getireceği olanaklar ve bilinmezliğin keşfinin getireceği hazza odaklanarak çalışmalara devam edeceği kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Bu film ise enteresen bir biçimde içerdiği argümanlarla birlikte neredeyse 30 yıl sonra bile akademik yazılara konu olarak güncelliğini korumaktadır.
Monster dizisine yorum yazdı:
Midem kaldırmadığı için ilk bölümü zor izleyebildim. Devam edemeyeceğim. Başrol oyuncusu çok başarılı, çekimler bittikten sonraki psikolojik durumunu merak ettim.
Victoria Beckham dizisine yorum yazdı:
Victoria Beckham'ın WAG (wives and girlfriends) etiketinden kurtulmaya çalışarak kendi markasını kurma ve borç batağından kurtarma sürecini anlatan bir belgesel. İzlemeden önce mendilleri hazırlayın çünkü kendi fakirliğiniz yüzünüze tokat gibi çarpabilir. Benim kaç senelik kazancımı yalnızca ofisindeki bitkiler için harcaması gerçeği bir türlü aklımdan çıkmıyor. Bu belgesel bana günümüz dünyasında başarılı olun veya olmayın network'ün her şey olduğunu bir kez daha gösterdi ki bunu belgeseldeki konuklardan net bir şekilde anlayabilirsiniz (Kadın yeteneksiz demiyorum bu arada, gösterilen tasarımlardan birçoğunu zarif buldum). Bununla birlikte, dışarıdan özgüvenli ve kendinden emin görünen Victoria'nın aslında ne kadar kırılgan olduğunu görmek şaşırttı. David Beckham ile ilişkilerinin nasıl bu kadar senedir devam ettiğini de birbirlerine olan şakacı ve samimi davranışlardan anlayabiliyorsunuz.
Old Money dizisine yorum yazdı:
Aslı Enver için izlemeye başladım, yeni bitirdim. Old Money vs New Money kültürleri ele alınıyor fakat Old Money’cilerin sürekli mensup oldukları sınıftan söz ederek bunu abartılı ve yüzeysel bir biçimde vurgulamaları bile içinde doğdukları standartları benimsemediklerini gösteren bir çelişki olarak görülmeli. Osman karakteri (Engin Akyürek) özellikle ilk bölümlerde inanılmaz kasıntı ve psikolojisi bozuk, dengesiz bir adam izlenimi veriyor. Nihal'in (Aslı Enver) bu şahıstan bir kadın olarak topuklayarak kaçması gerekirken adamın dengesizlikleri! ona daha ilk görüşten itibaren çekici geliyor. Engin karakteri (Serkan Altunorak) ise sonradan görmelerle kafayı bozmuş; durmadan para, alım gücü, sınıfsal rekabet, görmemiş gibi malları mülkleri hakkında konuşuyor. Nihal'in ailesi de bir tanecik tekneyi yapamadı diye batıyor :D Hani nerede old money'lik? Herkesin neden alkol bağımlısı gibi yaşadığını da çözemedim gitti, midenize dokunmuyor mu sabah akşa ... DevamıAslı Enver için izlemeye başladım, yeni bitirdim. Old Money vs New Money kültürleri ele alınıyor fakat Old Money’cilerin sürekli mensup oldukları sınıftan söz ederek bunu abartılı ve yüzeysel bir biçimde vurgulamaları bile içinde doğdukları standartları benimsemediklerini gösteren bir çelişki olarak görülmeli. Osman karakteri (Engin Akyürek) özellikle ilk bölümlerde inanılmaz kasıntı ve psikolojisi bozuk, dengesiz bir adam izlenimi veriyor. Nihal'in (Aslı Enver) bu şahıstan bir kadın olarak topuklayarak kaçması gerekirken adamın dengesizlikleri! ona daha ilk görüşten itibaren çekici geliyor. Engin karakteri (Serkan Altunorak) ise sonradan görmelerle kafayı bozmuş; durmadan para, alım gücü, sınıfsal rekabet, görmemiş gibi malları mülkleri hakkında konuşuyor. Nihal'in ailesi de bir tanecik tekneyi yapamadı diye batıyor :D Hani nerede old money'lik? Herkesin neden alkol bağımlısı gibi yaşadığını da çözemedim gitti, midenize dokunmuyor mu sabah akşam su gibi içiyorsunuz :) Senaristler ve yönetmenler gerçek hayattan nasıl bu kadar kopuk oluyorlar kesinlikle anlayamıyorum. Yine de ütü, yemek vs. yaparken kenarda açıp izlenebilecek bir dizi. Bununla birlikte İstanbul manzaraları çok iyiydi, görüntü yönetmenini tebrik etmek lazım.