1 yıl önce
2073 filmine yorum yazdı:
dayak gibi film olmuş.
Don Kişot'u Öldüren Adam filmine yorum yazdı:
Bende de The Fall hissiyatı yarattı. Fakat benim rüyaların saçmalık seviyesiyle yarışır, her anlamda zorlama olmuş. Bu kadar sembolizmaya, bu kadar karmaşaya, bu kadar örtülü anlatıma, bu kadar mesaja gerek var mı gerçekten?
Kuş Uçuşu dizisine yorum yazdı:
Çok güzel bileşenleri bir araya getirip ortaya bok gibi bi iş çıkarmayı yine başarmışlar. Keşke senaryoyu ChatGP'ye yazdırsalarmış. Olan gül gibi oyunculara oluyor ona üzülüyorum en çok.
Bahar dizisine yorum yazdı:
"kadın hikayesi" rüzgarı dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de esiyor ama hayallerinin peşinden gitmek için yuvasını yıkan kadın karakterini Türk kanallarında izlemek devrim resmen. Baya da reyting rekorları kırıyormuş. Tabii, annelerimiz diziyi ve Bahar'ın hayatını, acısını, öfkesini, isyanını izlerken katarsis yaşamaktan helak oldular o ayrı. Eşi ve çocukları için kendini ve hayallerini feda etmiş bir kadının hikayesini izlerken bizim jenerasyon kadınların hiç bağ kuramaması da "oh çok şükür" dedirtiyor, bir şeyler değişmiş galiba. Hiçbir şey olmadıysa bile bir şey olmuş sanki yani. Neyse, orta yaşlı bir ev kadınının kendi hikayesini yeniden yazma hikayesini izlemek çok keyifli. Demet Evgar'ı ne oynarsa oynasın izlemek zaten her zaman keyifli.
All of Us Strangers filmine yorum yazdı:
insanı götünden bıçaklayan bi film olmuş teşekkürler.
Aile dizisine yorum yazdı:
Valla izledim. Zaman zaman x1.5 hızlandırarak, zaman zaman skip skip yaparak da olsa izledim. Adeta bir dönem anlatısı, Türkiye toplumsal hafızası için başucu eseri olmuş. Yani mesela 2060 yılında bir genç kalkıp, "Ya acaba Türkiye'de 2020'li yıllarda toplumun gündelik hayatı, kolektif ruh hali nasıldı" gibi bir meraka düşerse açıp bu 30 bölümlük diziyi ileri geri sardıra sardıra izlese baya fikir edinmiş olur.
Özetleyelim; mafya, kara para aklama, önüne gelenin önüne geleni vurduğu, dövdüğü, hapse soktuğu/çıkardığı bir politik zemin. Üstüne, tek varlıkları oğluşları olan, kendilerine bir hayat edinememiş, ruhları ezile ezile folloş olmuş eski toprak kadınlar. Bu kadınların karşısında, kendi ayaklarım üstünde durucam diye folloş olmuş yeni nesil kadınlar. Bu iki kadın tipini, hikayenin ana kişisi, hikayenin ASLAN'ı, aman da aman oğluşu, errrrrrkek gibi erkeği etrafında döndüre döndüre birbirine kırdırmaktan (galiba?) katıla katıla zevk almış erkek bir senarist (ki bu çok mide bulan ... DevamıValla izledim. Zaman zaman x1.5 hızlandırarak, zaman zaman skip skip yaparak da olsa izledim. Adeta bir dönem anlatısı, Türkiye toplumsal hafızası için başucu eseri olmuş. Yani mesela 2060 yılında bir genç kalkıp, "Ya acaba Türkiye'de 2020'li yıllarda toplumun gündelik hayatı, kolektif ruh hali nasıldı" gibi bir meraka düşerse açıp bu 30 bölümlük diziyi ileri geri sardıra sardıra izlese baya fikir edinmiş olur.
Özetleyelim; mafya, kara para aklama, önüne gelenin önüne geleni vurduğu, dövdüğü, hapse soktuğu/çıkardığı bir politik zemin. Üstüne, tek varlıkları oğluşları olan, kendilerine bir hayat edinememiş, ruhları ezile ezile folloş olmuş eski toprak kadınlar. Bu kadınların karşısında, kendi ayaklarım üstünde durucam diye folloş olmuş yeni nesil kadınlar. Bu iki kadın tipini, hikayenin ana kişisi, hikayenin ASLAN'ı, aman da aman oğluşu, errrrrrkek gibi erkeği etrafında döndüre döndüre birbirine kırdırmaktan (galiba?) katıla katıla zevk almış erkek bir senarist (ki bu çok mide bulandırıcı). Rakı kelimesinin ve görüntüsünün blurlanması ama her türlü dayağın, kanın, cinayetin, intiharın, bağırış-çağırışın, silahın, bıçağın, ve allah ne verdiyse şiddete dair A'dan Z'ye her şeyi barındıran sahnelerin açıkça sergilenmesi. Birbirine fiziksel+psikolojik her türlü manipülasyonu ve eziyeti eden bir çiftin hastalıklı ilişkisinin romantize edilmesi, aşk ve sevgi olarak itelenmesi. Korkunç. Gerçekten korkunç. Dizideki karakterlerin yarısı en az bir kere falan intihara teşebbüs etti. Dizideki karakterlerin tamamının psiko-patolojik durumları normalleştirildi. Suç zaten normal.
Yapımında ve yayınında emeği geçen herkesin "toplum bunu seviyor napalım" kafasında bu işi yaptığı belli. Ama insanda biraz utanma, biraz sorumluluk, biraz vicdan, ne bileyim ufak bi etik değer sorgulaması bişey olur ya. Yani her şeyi geçtim, abi sen Kıvanç Tatlıtuğ'sun. Neden hanzo mafya güzellemesi oynuyorsun hala? Sevdiği kadın için her şeyden vazgeçen erkek rolü iyi hoş güzel de, o rol altındaki iğrenç erilliği görmüyor olamazsın.
Of gerçekten of, hele bir kendi ayakları üzerinde duran genç kadın anlatısı var ki resmen mide ekşiten bi vaka. Serenay Sarıkaya iticiliği zaten sınırları zorluyorken, neyse oralara hiç girmicem girersem çıkamam. Sadece şunu söylemek istiyorum, beyler feminizm bu değil =/
Karanlık Gece filmine yorum yazdı:
Bu anlatılan senin hikayendir Kadıköy'lü.... Sana söz yine baharlar gelecek ama yine de izbede kuytuda kendine dikkat et, Anadolu insanına da bulaşma, , öptüm bay.