15 yıl önce
Dersu Uzala filmine yorum yazdı:
Sırlar ve Yalanlar filmine yorum yazdı:
İnsana ve hayata dair izledigim en iyi filmlerden biri.
Mike Leigh cok yasasin!
(Daha fazla) sacma, gereksiz cumleler kurup filmin degerini dusurmekten korkuyorum.
Bu Dans Senin filmine yorum yazdı:
"hayatin icinden" diye tanimlanabilecek bir film bence. insani sasirtmiyor.
hayaller, hayalken daha guzel galiba. gerceklesince marjinal fayda teorisi devreye giriyor.
her yeni sey, eskir
coook begendim, coook!
Mustafa Hakkında Herşey filmine yorum yazdı:
Film hakkinda bir seyler yazmaktansa oyuncular hakkinda yazmak istedim. Cunku oyuncu, rol yaptigini belli edince filme olan tum konsantrem bozuluyor. Fikret Kuskan da bazi sahnelerde bana bunu hissettirdi. Hani tiyatro kokenli oyuncularin dizi ya da filmde oynarken yaptiklari abartili mimikler jestler vardir ya (tiyatro izlerken gozunuze batmaz ama bir filmde cok abartili durur), iste Fikret Kuskan da bazi sahnelerde oyle abartiliydi bence. Cok basarili performanslari da vardi, dikkatimi dagitan halleri de. Ama Nejat Isler’le Serif Sezer oynamamis bu filmde, otesine gecmisler resmen.
Barbara filmine yorum yazdı:
Bir ödül de benden gelsin ve filmin sonundaki o içten gülüşe gitsin...
Hayali Aşklar filmine yorum yazdı:
bu filmi beğenip beğenmediğimi çözemedim. konu itibariyle ilginç, ama karakterleri, xavier dolan hariç, çok itici buldum. vallahi filmin içine girip kavga edesim geldi, o derece :)
şu sakız reklamlarındaki tombul eros bile, adonis diye betimlenen, hayallerinde yunan heykellerine benzetilen adamdan daha sevimlidir. bu sarışını "I Killed My Mother"da da sevmemiştim zaten. hadi çocuğun görünüşüne rağmen ona yüklenen anlamı vs geçtim de çok zorlama bir karakter olmuş. adamın filmin başındaki gamsızlığı ve herkese mavi boncuk tavırları filmin sonundaki tepkisinin sinyallerini veriyordu zaten. hiç sürpriz olmadı benim için. marşmelov öyle yenmez böyle yenir deyip sonra da benim gay olduğumu nasıl düşünürsün demesine rağmen sürpriz olmadı yani. kızımızın kır evinden ayrılırkenki sahnede bavulu yerine ayakkabılarının topuklarını süre süre gitmesi, sigarayla ilgili yaptığı konuşmadaki zoraki şairliği ve şu anda aklıma gelmeyen birkaç klişe vs boğdu beni ... Devamıbu filmi beğenip beğenmediğimi çözemedim. konu itibariyle ilginç, ama karakterleri, xavier dolan hariç, çok itici buldum. vallahi filmin içine girip kavga edesim geldi, o derece :)
şu sakız reklamlarındaki tombul eros bile, adonis diye betimlenen, hayallerinde yunan heykellerine benzetilen adamdan daha sevimlidir. bu sarışını "I Killed My Mother"da da sevmemiştim zaten. hadi çocuğun görünüşüne rağmen ona yüklenen anlamı vs geçtim de çok zorlama bir karakter olmuş. adamın filmin başındaki gamsızlığı ve herkese mavi boncuk tavırları filmin sonundaki tepkisinin sinyallerini veriyordu zaten. hiç sürpriz olmadı benim için. marşmelov öyle yenmez böyle yenir deyip sonra da benim gay olduğumu nasıl düşünürsün demesine rağmen sürpriz olmadı yani. kızımızın kır evinden ayrılırkenki sahnede bavulu yerine ayakkabılarının topuklarını süre süre gitmesi, sigarayla ilgili yaptığı konuşmadaki zoraki şairliği ve şu anda aklıma gelmeyen birkaç klişe vs boğdu beni resmen.
tüm bunlara rağmen konunun özgünlüğünü sevdim, sadece işleniş biçimi hiç hoşuma gitmedi. xavier dolan'ın (ikinci kez) hem senaryoyu yazması, hem filmi yönetmesi, hem de oynması ve bunları çok genç yaşında başarması tabi ki göz ardı edilemez ama bence bu filmi bir daha çekmeli :) biraz daha olgunlaştıktan sonra belki de.
Ben Gördüm filmine yorum yazdı:
Hani yolda selpak satmak, arabamızın camını temizlemek vs için yakamıza paçamıza yapışan, imanımızı gevreten o çocukların aslında bu tarz bir hayata nasıl evrildiğini gösteriyor bu film. İnsanları etnik kökenlerine göre ayırıp sevenler, korkutulmuş, susturulmuş medyanın haberleriyle doğuyu tanıyan ve ufacık çocuklara bile kolayca "terörist" damgası yapıştıranlar aman haa izlemesin. Yapacakları yorumları tahmin edebiliyorum. Ama "öteki türkiye" de gerçekte neler oluyor, bunu merak eden varsa şiddetle tavsiye edebileceğim bir film.
Üç filmine yorum yazdı:
çok çılgın bir film bu, hatta birçok insanın öyk kaka diyeceği türden. senaryo çok özgün, duygular çok sıradışı -aslıda sıradışı değil, sora gelicem oraya :) -betimlemeler çok iyi, müzikler güzel. filmin başındaki elektrik telleriyle yapılan benzetmelere hasta oldum. fillm daha başından sevdirdi yani kendini bana. hayal gücü sahneleri de çok sevimliydi.
film birbirine aşık olan 3 kişiyle ilgili, yani hassas bi konu :) aşk bir şekilde herkesin hayatına girer, hatta farklı zamanlarda birden fazla kişiye aşık oluruz. hatta hatta bazılarımız aynı anda birden fazla kişiye aşık olur (sıradaşı değil derken bunu kastettim. bu bizim seçimimiz değildir, kendiliğinden oluverir, engel olamazsın bazen). ama toplumsal kurallar ve aşık olduğumuz kişiye saygımızdan ötürü bir seçim yapmak zorunda kalırız. terazide ağır basan kazanır. bu filmde ise herkesin terazisi dengede duruyor ve bu nedenle de herkes birbirinin aşkına saygı duyuyor. kıskançlık krizleri ya d ... Devamıçok çılgın bir film bu, hatta birçok insanın öyk kaka diyeceği türden. senaryo çok özgün, duygular çok sıradışı -aslıda sıradışı değil, sora gelicem oraya :) -betimlemeler çok iyi, müzikler güzel. filmin başındaki elektrik telleriyle yapılan benzetmelere hasta oldum. fillm daha başından sevdirdi yani kendini bana. hayal gücü sahneleri de çok sevimliydi.
film birbirine aşık olan 3 kişiyle ilgili, yani hassas bi konu :) aşk bir şekilde herkesin hayatına girer, hatta farklı zamanlarda birden fazla kişiye aşık oluruz. hatta hatta bazılarımız aynı anda birden fazla kişiye aşık olur (sıradaşı değil derken bunu kastettim. bu bizim seçimimiz değildir, kendiliğinden oluverir, engel olamazsın bazen). ama toplumsal kurallar ve aşık olduğumuz kişiye saygımızdan ötürü bir seçim yapmak zorunda kalırız. terazide ağır basan kazanır. bu filmde ise herkesin terazisi dengede duruyor ve bu nedenle de herkes birbirinin aşkına saygı duyuyor. kıskançlık krizleri ya da ego zedelenmesi olmuyor. yani ilk başlarda ilkel benlikleriyle düşünmeden hareket eden 2 insan sonra egolarına zeval vermeden bu işi kotarıyor. gerçekten kimin aklına geldi böyle bir film çekmek ve bunu bu kadar yumuşak bir şekilde anlatmak! evet ortada bi aldatma var, en azından başlarda vardı ama bu sonunda kimsenin canını yakmadı, çok enteresan. aslında bir film de bundan sonrası için çekilir :)
Paris'te Gece Yarısı filmine yorum yazdı:
ünlü şairler, yazarlar, ressamlar, biribirinden şık eski fransız kadınları bu filmde tekrar vücut bulmuş. paris sokakları ve barlarında hepsi büyüleyiciydi. filmin tek sıkıcı tarafı, irite edici karakterlerin gerçekten de sinir bozucu olduğunu kanıtlamak için çok kasmasıydı bence. örneğin bazı diyaloglarda, "karşı taraf böyle bi hakarete nasıl sessiz kalabilir" dedim. bunların üst üste tekrarlanması da filmi biraz "gerçek üstü" yapıyor. ama film zaten gerçek üstü :) paul karakteri gerçekten çok sinir bozucu (ayrıca rodin'in, filmde metresi olarak anılan camille claudel'le evlenmediğini belirteyim, ukala paul çok biliyor). neyse tüm sinir bozucu karakterlere ve owen wilson'ın uzun bir "uuuu" çekercesine şekillenen dudaklarına rağmen bu filmi sevdim.
Utanç filmine yorum yazdı:
Seks düşkünü, kendini kontrol edemeyen, uzun süreli ilişkileri saçma bulan, düzgün kadınlarla düzgün ilişkiler kuramayan bir adamın ve onun kolayca yatağa atılabilir ve buna rağmen yattığı her adamla daha uzun süreli birliktelikler yaşamayı umut eden, o adamlara bağlanan kızkardeşinin geçmişlerinde yaşadıkları olay her neyse, kadını da erkeği de seks konusunda çok farklı etkilemiş. Benim naçizane yorumuma göre, bir nevi kadınla erkeğin sekse ve ilişkilere farklı bakış açısı üzerine bir filmdi. Adam kendini kontrol etmeyi aklından bile geçirmezken kız kardeşi ilişkilerine bağlanıp duygusal paylaşımlar peşinde.
sonu "acaba"yla biten filmlerden.
onu sevdiği "adam"la sevdiği dağlara gömdüler.