11 yıl önce
45 Yıl filmine yorum yazdı:
İki Aşk Arasında filmine yorum yazdı:
çok tatlı film. jessica alba olmasaymış keşke, dur bakalım mimiklerimi hiç oynatmadan ne kadar durabilirim ifadesi çok fenaydı. Brian McKenzie'ye bile bir parça empati besleyebildim ama kadına cık olmadı.
neyse, ne diyordum ben çok sevdim. çünkü romantik komedi. hem de kıvamında. pierce brosnan'ın acı çeken ingiliz centilmeni sahnelerinde bi durmak isteyebilirsiniz, ben durdum.
ps: şu zamana kadar pierce brosnan'ı hep dublajlı izleyerek neler kaybettiğimi görmemi sağlayan filmdir. Bi de hep amerikalı diye düşünmüşüm ben bu adamı, Bond filmleri effect- halbuki kendisi irlanda yöresinden bir yiğit imiş. Her gün bir bilgi ile huzurlarınızdan ayrılıyorum.
ps2: ayrılmadan, ya pierce brosnan'ın yaşlanmaması gerekmiyor muydu sizce de, bu haliyle de güzel ama neyse, zalim biyolojiye sitemlerimi sunuyorum.
Leviathan filmine yorum yazdı:
evi yıkan kepçe leviathan'ın ta kendisi değil miydi? hakikaten, bir deniz canavarını andırmıyor muydu bakınca? çok etkilendim o sahneden.
Aşka Yolculuk filmine yorum yazdı:
aradığımız şahane adamların, üç ömürlük acı yaşayıp kendilerini kuytu kasabalara kilitllediklerine ikna olmamız yönünde çekilmiş 380917498237828724985. film.
o değil de, filmdeki adamın gülümsemesinin bir köşesinde durur yaşarım bence ben. evet.
Gönlümü Çaldın filmine yorum yazdı:
bunları aynı eve koyunca illa birbirlerine aşık oluyorlar sonunda. ilişki dediğin kocaman bir stockholm sendromuysa demek!
Tek Başına Bir Adam filmine yorum yazdı:
ne zaman şehirlerarası yolculuk yapsam, ve özellikle de en ön koltuktaysam, hep orhan pamuk'un yeni hayat'ını hatırlarım. yol boyunca kafada gezen binbir tilkinin bir sakinlik anı vardır, bi durur hepsi, işte o anda tedirgin olurum biraz, kitaptaki gibi diye. bu filmde böyle, aydınlanma anlarını ölümün izlemesi, bende iyice pekişen bir duygu oldu sanıyorum. -modern insanın trajedisi ahahaha- tom ford, canımın köşesi, filme öyle bir cast yapmış ki, elleri dert görmesin. sonra da bu taş abileri bir güzel metağğlaştırmış. colin firth ve julian moore bir harikalar. ama o elbiseler, o detaylar, dekor, kostüm, gözlükler... ah müzikler.
Şölen filmine yorum yazdı:
adalet, adalet hani? bu nasıl hesaplaşma filmi? baba gitti, peki anne? anneye de o kahvaltı sofrasını terk et demesi gerekmez miydi? iki saat önce nasıl canhıraş savunuyordu ya kocasını, oğluna deli yaftası yapıştırıyordu hani!! olayı görmezden gelene, olayı yapandan daha acımasız davranılması gerekmez mi? nefret doluyum şu an.
bi de olayın gizli kahramanı aşçı var tabii. o olmasa yemekle tatlı arasındaki birtakım şakalaşmalar olarak kalacaktı her şey. kafası çalışan bir partner, intikam planının esas öğesidir, hep söylerim.
ps: o değil de, sarı zarfta ne vardı acaba?
Sekiz Buçuk filmine yorum yazdı:
fellini ile ilişkimiz, yeni araba sürmeyi öğrenen hevesli birine benziyor, o debriyaj olmasa her şey çok güzel ama var işte. kolay bir adam değil, ama biz de demirden korksak fellini izlemeyiz di mi?
neyse, yaklaşık üç saat sürüyor film, ben nasıl geçtiğini anlamadım. bunda marcello'nun da etkisi büyüktür, o nasıl bir karizma öyle, ne zaman kopar gibi olsam filmden bir şeyle yakalamayı başardı beni.
o çapsız woody gibi çırpı bacaklarına bakmadan, başrollerde oynayacağına, kendisini şahane bir aktöre oynatmış biridir benim gözümde fellni. sinemanın allen hadsizliğine değil, fellni tutkusuna ihtiyacı var bence. italya'ya kokulu öpücükler göndermeden önce bitiriyorum bu yorumu.
Aguirre, Tanrı'nın Gazabı filmine yorum yazdı:
ben çok sevdim filmi. dinin nasıl hep iktidarın yanında olduğunu, misyonerlerin din sevgisinin ilk kez incil gören yerliye neler yaptıklarında gayet güzel ortaya konulmuş. prensliğin, krallığın salt mekansal bir şey olduğunu da, misal, ormanın ortasında değil ispanya prensi allah olsan fayda etmiyor sevgili romalılar.
o değil de, aguirre, hepimize tanıdık gelecek büyük ihtimalle. gerçi tıknaz gibi göründüğüne bakmayın, uzun adam olarak da zuhur edebiliyormuş.
Özel Bir Kadın filmine yorum yazdı:
richard gere'in yaşlandıkça taş olduğunu gördüğümüz film. gençken yüzü gözü oturmamış resmen. bana "şarap gibi erkekler kategorisi" açtıran filmdir bu.
kadın terkedecek değil mi adamı, terketmesi lazım çünkü. ikili ilişkilerdeki bu gereklilik kipi hep, ki genelde üçüncü ve tuzu kuru kişi tarafından kullanılır, biraz kibirli gelmiştir bana. en son elini çekti ya adamdan, haftalardır heves ettiği partiyi kursağına dizen adamın nasıl eğlendiğine baktı ya öyle. bence enine enine doğrasa yine az. ben yardım ve yataklık yaparım kendisine seve seve.