7 yıl önce
Love, Death & Robots dizisine yorum yazdı:
Netflix’in 2019 yılında çıkarttığı en iyi içerik olabilir, Beyond the Aquila Rift’i ve Zima Mavisi’ni özellikle çok beğendim.
Love, Death & Robots dizisine yorum yazdı:
Netflix’in 2019 yılında çıkarttığı en iyi içerik olabilir, Beyond the Aquila Rift’i ve Zima Mavisi’ni özellikle çok beğendim.
Biri ve Diğerleri filmine yorum yazdı:
çok beğendiğim film, teatral diyalogların kullanımı aşırı değil aksine cuk oturuyor, evet tek mekan filmi, ancak çekim şartlarını göz önünde bulundurmak gerek. bol bol sigara, alkol ve can sıkıntısı da türk halkına kati suretle yabancı değil, bunun ne amerikanlıkla ne de avrupavarilikle ilişkisi var.
filmin lirik atmosferine girebilmek gerekli izlerken, yoksa diğer yorum sahibinin düşüncelerine erişirsiniz yalnızca.
aytaç arman'ı saygıyla anıyorum.
filmin "teatral" diyaloglarının çoğunun sahibi mücap ofluoğlu ise harika, gerçekten filmin lirik zirvesine onun cyrano de bergerac'ı oturuyor ve canlandırdığı nedim karakteri öylesine orijinal bir karakter ki nedim öncesi ve nedim sonrası diye ikiye bölünebilir film.
türk sinemasının bilinmeyen cevherlerinden birini daha keşfettiğim için çok mutluyum, kim bilir daha neler çıkacak.
Müslüm filmine yorum yazdı:
timuçin esen’in metod oyunculuğu türk sinemasına bir şerh olarak düşülecektir bu film ile, teknik olarak eleştirilecek pek çok yanı var elbette, ancak gerçek hikâye unsuruyla birlikte değerlendirildiğinde, Müslüm önemli bir film, senelerce yoz müzik, jilet denerek "aşağılanan" ve "yasaklanan" bir yorumcunun, ki O’nu en iyi tanımlayan kelime budur diye düşünüyorum, dram ile iç içe geçmiş hayatının beyaz perdeye yansıtılması ve bir nebze de olsa toplumun her kesiminden insanlara O’nu tanıma, gerçek anlamda belki de anlama, fırsatı vermesiyle belki de türk sinemasında gerçek hayattan alınmıştır filmlerinin öncüsü olabilecek kadar iyi bir yerde duruyor film.
Müslüm Baba’nın, filmde yer verilmeyen, en sevdiğim parçalarından birini de bu vesileyle buraya bırakmış olayım.
"hayalle yaşarken gerçek dünyada
zamanı içmişiz haberimiz yok."
https://www.youtube.com/watch?v=2U3UrR5_FpM
Kaynak filmine yorum yazdı:
Yaşam, Ölüm ve Ölümsüzlük Üzerine Bir Şiir, The Fountain
Ölüm, varlığı bilindiği andan beridir insanlık tarafından kötü, korkulacak bir şey olarak görülür, çünkü insanlardan bilineni alır, onları bilinmeyene götürür. Dinlerin sunduğu öteki dünya, hiç olup yokluğa karışacağını kabullenemeyen insanlığa bir teselli olmaktan başka nedir ki? Bu yüzden insan dünya üzerinde adım atmaya başlayıp ölümün bilincine vardığı günden beri, ölümsüzlüğü arar. Gelmiş geçmiş tüm uygarlıklar, yaşam, ölüm ve ölümsüzlük meselelerini çeşitli mitolojilerle irdelemiştir. Anadoluda dahi, ölümsüzlüğün sırrını bulan ancak ilahi bir müdahale ile kaybeden Lokman Hekimin efsanesi vardır.
İşte Requiem for a Dream ve Black Swan filmleriyle tanıdığımız Darren Aronofsky de The Fountain filmi ile ölümsüzlük üzerine birkaç kelamda bulunuyor. Hikaye, kısaca, geçmiş çağların birinde, günümüzde ve yirmi beşinci asırda sevgilisini ölümden kurtarmak için ölümsüzlüğü arayan bir adamın ... DevamıYaşam, Ölüm ve Ölümsüzlük Üzerine Bir Şiir, The Fountain
Ölüm, varlığı bilindiği andan beridir insanlık tarafından kötü, korkulacak bir şey olarak görülür, çünkü insanlardan bilineni alır, onları bilinmeyene götürür. Dinlerin sunduğu öteki dünya, hiç olup yokluğa karışacağını kabullenemeyen insanlığa bir teselli olmaktan başka nedir ki? Bu yüzden insan dünya üzerinde adım atmaya başlayıp ölümün bilincine vardığı günden beri, ölümsüzlüğü arar. Gelmiş geçmiş tüm uygarlıklar, yaşam, ölüm ve ölümsüzlük meselelerini çeşitli mitolojilerle irdelemiştir. Anadoluda dahi, ölümsüzlüğün sırrını bulan ancak ilahi bir müdahale ile kaybeden Lokman Hekimin efsanesi vardır.
İşte Requiem for a Dream ve Black Swan filmleriyle tanıdığımız Darren Aronofsky de The Fountain filmi ile ölümsüzlük üzerine birkaç kelamda bulunuyor. Hikaye, kısaca, geçmiş çağların birinde, günümüzde ve yirmi beşinci asırda sevgilisini ölümden kurtarmak için ölümsüzlüğü arayan bir adamın etrafında şekilleniyor, bunu ya antik uygarlıkların kadim sırlarına erişmeye çalışan bir İspanyol komutan ya da kanserin tedavisini bulmaya çalışan bir bilim insanı olarak yapıyor.
İnsanın belki de en içgüdüsel davranışlarından biri olan sevdiğini, sevdiklerini ne pahasına olursa olsun koruma isteği, hastalığına, derdine bir çare bulma uğraşı oldukça önemli bir rol oynuyor hikayede. Çünkü ölümsüzlük arayışı yalnızca kendi ölümünden kurtulmak için bir yol olarak çıkmaz insanın karşısına, sevdiklerinin yanında kalabilmesini sağlamak kimi zaman, insanı, kendisi için dahi gidemeyeceği kadar ileriye götürür bu arayışta.
İşte bu arayış, ölümü kabullenme ve kabullenememe anları içerisinde akıp giden film, böylesine duygusal anlamda yoğun bir konuyu sunarken, görsel açıdan da bu yoğunluğa katkıda bulunmayı ihmal etmiyor. Hayat Ağacı gibi dini ve mitolojik birçok sembolü karşımıza çıkarırken, bunları yeri geldiğinde aklın ve rasyonel düşüncenin temsilcisi bilimle de bağdaştırıyor.
Görsellik demişken, Matthew Libatiquenin resmen büyüleyici bir sinematografi ortaya çıkarmış, üzerine de Clint Mansellin, insanı tarifi zor duygulara sürükleyen ve üç farklı festivalde en iyi film müziği ödülü alan müzikleri ile birlikte, film tam anlamıyla etkileyici bir deneyim sunuyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse, tüm detaylarıyla, konunun tamamının anlaşılmasının oldukça zor olduğu bir film The Fountain, ancak motiflerinin detaylarını bilmememize rağmen bakıp beğenip zevk aldığım bir resim, ya da imgeleri ve söz sanatlarını anlamamamıza rağmen okuduğumuzda hoşumuza giden bir şiir gibi, filmin görsel işitsel olarak yaşattığı etkileyici deneyimi yaşayabilirsiniz.
Bedenlerimiz ruhlarımızın hapishaneleridir. derimiz ve kanımız, tutsaklığımızın demir parmaklıklarıdır. yine de korkmayın. et çürür. ölüm her şeyi küle çevirir ve böylece
her ruhu özgür kılar.
Ölümlü Dünya filmine yorum yazdı:
Farklı bir şey izleyecek misiniz, izleyeceksiniz, her sahnesi dolu dolu keyif veren bir film mi, değil. Yine de, haksızlık etmemek gerek son zamanlarda üretilen filmleri gözden geçirince bir nebze el üstünde tutulabilir bir film.
Jüpiter'in Uydusu filmine yorum yazdı:
Kesinlikle inanılmaz bir film. Her şeyden öte kamera kullanımı o kadar güzel ki, hayran olmamak elde değil.
Victoria & Abdul filmine yorum yazdı:
Konu oldukça ilginç olsa da, açıkçası biraz harcanmış olduğunu hissettim. Baştaki 'gerçek olaylardan esinlenilmiştir, büyük ölçüde' ibaresine de değinmek gerek, ne kadar uyarlama olduğuna göre yukarıdaki yorumum değişebilir. İki karakter arasındaki ilişkiyi anlatan filmlerde ikisinin de derinlerine inmek, birbirlerine duydukları nefrette, korkuda, merhamette, şefkatte ve sevgide boğulmak, genelde filmi bizim için daha etkileyici kılan detaylardan, ancak bu filmde ne yazık ki duygular da, iki insan arasındaki özel ilişki de, oldukça yüzeysel bırakılmış gibi geldi bana.
Gece Hayvanları filmine yorum yazdı:
öncelikle müziklerin ne kadar iyi olduğuna değinmeden geçemeyeceğim, aynı zamanda moda tasarımcısı olan ford'un çekim tercihleri nasıl belirli bir renk ve atmosfer katmışsa filme, müziklerin etkisi de kayda değer.
otoyol sahneleri ve sonrası relatos salvajes'i hatırlatsa da, gerçek hayat - kitaptaki hikaye ikilemi ve aslında bu kitaptaki hikayenin burada da dendiği gibi edward'ın yine kendini anlattığı bir hikaye olması itibariyle etkileyici bir iş çıkmış ortaya.
revenge tablosu önemli bir detaydı, zaten ford film için özel olarak hazırlatmış, bu hem tony'nin hem de edward'ın intikamını önceden haber veren bir işaret olarak yorumlanabilir, sonunda edward'ın hala o romantik insan olup o kapıdan geleceğini düşünüyorduysanız, bir tekrar kitabı düşünmenizde fayda var.
bir de şu var,
the opposite of love is not hate, it's indifference.
Heavenly Nomadic filmine yorum yazdı:
nefis bir sinematografisi var filmin, geniş açı çekimler özellikle çok güzel. filmin dili kırgızca, türkçeye en uzak olan dillerden biri olsa da dikkatli dinlerseniz filmdeki çoğu sözcüğü anlayabiliyorsunuz.
oldukça genç olmasına rağmen böyle güzel bir film çektiği için ileride de güzel işler çıkaracağını düşünüyorum mirlan'ın. ülkemizde gösterime girmeyecek bildiğim kadarıyla, başka sinema'da falan da yok, ama yine de bir gün bir yerde sütak'ı görürseniz izlemeden geçmeyin, geniş açı çekimleriyle dağların ve atların görüntülerine doyacağınız ve doğayla iç içe yaşayan insanların hayatlarını seyredeceğiniz bir film sütak.
bu da fragmanı efenim,
https://youtu.be/1v0wsnoldpw
Gölge Oyunu filmine yorum yazdı:
bu yeni dönem türk sinemasının öncülerinden diyebilirim, ne yavuz turgul, ne şener şen ne de şevket altuğ'un yaptığı herhangi bir iş, tamamen başka bir şey var, yeni bir şey, günümüz filmlerinde yakalamaya çalışılan bir şey... filmi arayıp da bulamayan ve izlemek isteyen varsa ve iletişime geçerseniz link atabilirim, kötü bir kayıt, tv kaydı, ama yine de elimizde olan tek şey bu.