9 yıl önce
A Backbone Tale filmine yorum yazdı:
The Present filmine yorum yazdı:
Öyle sade ama şaşırtıcı bir final ki. Üzerine söylenebilecek şey çok. Sinemanın gücü burda. sayfalar dolusu sevinç gözyaşlarını 4 dakikada anlatıyor.
Akira filmine yorum yazdı:
Çocuksu veya hiç komik falan değil. Anime sevenlerin değil bilimkurgu sevenlerin izlemesi lazım.
Derin bir konu üserine Abi -Kardeş teması eklenmiş İzlemesi pek kolay değil. Yıkım, Kıyamet Mesih ve Bir de kıskanılacak güzellikte olan kırmızı bir motorun anime filmi.
Kidnapping, Caucasian Style filmine yorum yazdı:
Rus bir arkadaşım göstermişti bu filmi. Bizim için hababam sınıfı neyse ruslar için bu filmde onu ifade ediyor. Şarkısı çok güzeldir:
https://www.youtube.com/watch?v=dExwT_pEr9w
Ayılar sırtını dünyaya kaşımak için sürter, sürttükçe mevsimler değişir. . .
Mavi En Sıcak Renktir filmine yorum yazdı:
Anladığım kadarıyla "Carol" bu filmle benzer bir konuya sahipmiş.
1900 Efsanesi filmine yorum yazdı:
pek bilinmez ama Leyla ile Mecnun dizisinin 21. bölümde bu filme gönderme var . . .
Frantz filmine yorum yazdı:
Verilen emek inanılmaz, sanki gerçekten 1920lerde çekilmiş bir film izliyordum.Keşke sinemada izleseymişim pişmanım . . . Oyunculuklar mükemmelin mükemmeliydi daha iyisi olamazdı. Bana biri sorsaydı nasıl bir filmdi?
-imkansız aşkla ilgili naif sade hüzünlü şiir gibi bir filmdi diye yanıtlardım.
Aşk bu kadar masum anlatılabilirdi. Çok güzel insanın içini ısıtanbir filmdi. Frantz’a benim puan’ım 85/100
Francis Ozon efsane olacak yönetmen
O kızın frantzın babasına ,annesinden gerçeği saklaması, oğulları olarak gördükleri bu adamdan gelen mektupları değiştirerek okuması çok tuhaftı. Kız gerçekten bana bunu yapması haklı geliyor. O insanları üzmemek için onlara zorunda hissettiği bir yalan söyledi. . . Cyrano gibi Frantz’dan gelen bütün mektupları o adam yazmış. Mektupları ezberinden söyleyince kız anladı aslında frantz’ı değil o adama aşık olduğunu. Monet’in kendisin silahla öldürüp yadağa düşmüş bir adam tablosunu görünce aklıma maupassant’ın ... DevamıVerilen emek inanılmaz, sanki gerçekten 1920lerde çekilmiş bir film izliyordum.Keşke sinemada izleseymişim pişmanım . . . Oyunculuklar mükemmelin mükemmeliydi daha iyisi olamazdı. Bana biri sorsaydı nasıl bir filmdi?
-imkansız aşkla ilgili naif sade hüzünlü şiir gibi bir filmdi diye yanıtlardım.
Aşk bu kadar masum anlatılabilirdi. Çok güzel insanın içini ısıtanbir filmdi. Frantz’a benim puan’ım 85/100
Francis Ozon efsane olacak yönetmen
O kızın frantzın babasına ,annesinden gerçeği saklaması, oğulları olarak gördükleri bu adamdan gelen mektupları değiştirerek okuması çok tuhaftı. Kız gerçekten bana bunu yapması haklı geliyor. O insanları üzmemek için onlara zorunda hissettiği bir yalan söyledi. . . Cyrano gibi Frantz’dan gelen bütün mektupları o adam yazmış. Mektupları ezberinden söyleyince kız anladı aslında frantz’ı değil o adama aşık olduğunu. Monet’in kendisin silahla öldürüp yadağa düşmüş bir adam tablosunu görünce aklıma maupassant’ın korkak hikayesini hatırladım. Filmde Frantz’ın sevdiği doğumla ilgili bir tabloyu çok severdi diyor. sonra kız gidiyor monet’in tablosu intahar etmiş bir adam tablosu. Kız bir yerde sergüzeştin sonu gibi intahar etmeyi planlıyıp kurtuluyor. filmini sonlarına doğruBir adam soruyor kıza bu tabloyu severmisiniz? kız- evet çok severim bana yaşama sevgisi katıyor diyor. Film frantz’ın Yasını tuttukları için ve ikinci dünya savaşı olduğu için siyah beyazdı gibi hissettim çünkü bir kaçyerde renkli oldu, Dans ederken yüzerkenkeman çalarken bir an için üzüntülerini unuttular kısacık bir süre için mutlu oldular ve renk tekrar fade away. Adam almanyaya gitti özür dilemek için kızı görünce aşık oldu ama kız onu hemen affedemedi.Sonra kız fransaya gitti o adam için. Aradı aradı en sonunda buldu .Adam nişanlanmış. kız oradan ayrılıyor tren garında bir öpücük konuyor. Adam diyor ki eğer istersen her şeyi bırakırım senle gelirim.kıs diyor ki "it’s too late" Diğer bir deyişler, kız hayır dedi adamla gitmedi pişman oldu erkek hayır dedi kızla gitmedi pişman oldu bu yüzden asla kavuşamadılar. . .
Uçak filmine yorum yazdı:
izlerken kelime espirileri yapıyor olmaları bana" Patlak Sokaklar" filmini hatırlatıı. Onun neden amatör bunun kült olduğunu fark ettim.Bu arada filmde beni en çok güldüren sahne sahil kenarında öpüşürken dalgaların çıkması oldu :) her dakikaya öyle güze öyle l zekice espiriler yerleştirmişler ki :) say say bitmiyor.
Filmin tek kötü yanı bazı espirilerini 1980’leri görmeyen bana o zamanın gündemiyle ilgili konuşulan konularıyla ünlüleriyle ilgili olması bu yüzden de bazı espirilere yabancı kaldım genç yaşım sebebiyle.
Çamur filmine yorum yazdı:
Filmi dün izledim. Yorumlarında gördüm ki yelda reynaud için izleyen çokmuş. Ben derviş zaim için izledim. Zaim'in zlemediğim filmleri: Gölgeler ve Suretler, Rüya ve Balık.
Diğer yorum yapan arkadaşların filmi çok beğeniyor olmalarını kıbrısla ilgili bir hikaye olduğu için puanlamayı bol kullandıklarını düşünüyorum. Bence film hak ettiği 6.0.
Fasulye filmi gibibu filmde amatörceydi.Nasıl oluyor anlamıyorum ilk filmindeki karakterlerin derinliği görsellik metaforik anlatımlar yapıp ardından "çamur filmini çekip önceki çektiğinden nasıl daha kötü oluyor anlamıyorum.
Niye iyi değil olduğuna gelecek olursak:
En birinci neden Senaryosu iyi değil. Cenneti Beklerken veya Nokta filmindeki gibi iyi bir senaryosu yok.
Hikaye'de kullandığı öğeler filmin bütünlüğünün dışında kalıyor. Filmin sonu hikaye'nin finali değil.
Anlatılmak istenilenler seyirciye aktaramıyor.
Filmdeki güzel ayrıntılar vardı: En fazla detaya girilen şey Ali'nin askerdeyken nobe ... DevamıFilmi dün izledim. Yorumlarında gördüm ki yelda reynaud için izleyen çokmuş. Ben derviş zaim için izledim. Zaim'in zlemediğim filmleri: Gölgeler ve Suretler, Rüya ve Balık.
Diğer yorum yapan arkadaşların filmi çok beğeniyor olmalarını kıbrısla ilgili bir hikaye olduğu için puanlamayı bol kullandıklarını düşünüyorum. Bence film hak ettiği 6.0.
Fasulye filmi gibibu filmde amatörceydi.Nasıl oluyor anlamıyorum ilk filmindeki karakterlerin derinliği görsellik metaforik anlatımlar yapıp ardından "çamur filmini çekip önceki çektiğinden nasıl daha kötü oluyor anlamıyorum.
Niye iyi değil olduğuna gelecek olursak:
En birinci neden Senaryosu iyi değil. Cenneti Beklerken veya Nokta filmindeki gibi iyi bir senaryosu yok.
Hikaye'de kullandığı öğeler filmin bütünlüğünün dışında kalıyor. Filmin sonu hikaye'nin finali değil.
Anlatılmak istenilenler seyirciye aktaramıyor.
Filmdeki güzel ayrıntılar vardı: En fazla detaya girilen şey Ali'nin askerdeyken nobet tutuğu yer oldu. Tuz gölü'nde nöbet tutuğu için susadı. Bir damla su için kurşun yedi. insanları gördü çamur sürüp şifa bekliyorlar o da sürdü. heykelini toprağa gömdürdü antik zamanlardaki efshaneye inadı. Sesine kavuştu iyleşti. Sonra heykeli sattığı adamkaçakçı adamlar halili yakalartemeli de halili de aliyi de öldürür. bfilmde bülent emin yarar'la sevişmiş doktor kadın sonra çocuğunu düşürmüş , Alinin spermini alıp bir kadının yumurtalığıyla döller. sonra çamların orda eskiden hemşire olan kadına bunu kendi rahmine yerleştirtir. sonra plajda iki erkek çocuğuyla kadını görürüz film biter.
Korku filmine yorum yazdı:
mekanları viyanada çekilmiş ve yönetmenin ilk ve son filmi olmuş. son 32 yıldır tek bir film çekmemiş ne iş yapıyor bankacı mı ?
film başroldeki katilin gözlerinden gösteriyor.Bir anlatıcı ile o rahatsız panik adamın zihninden geçenleri duyuyoruz
Aşk tamamlayıcı bir şey bir aynı puzzle'ın farklı ama uyumlu iki parçası gibi.
İnsan olarak hayallerimizde çok güzel özellikleri olan bir insan düşlüyoruz halbuki hiç kimse dönüp kendine bakmıyor. Ne kusurları ne negatif yanları var bunları kriter olarak almıyor.Bu kısa filmdeki fikir The Lobster" de de vardı. Aynı kusurlara sahip olan insanlar birbirleriyle çok mutlu olabilir. Mutlu aşk için prens ve prenses olmaya gerek yok. Dünyaları güzeli günahsız birini aramak yerine kendi gibi birini bulmak gerek .
Ve merdivende öpüştüklerinde dedim ki, işte gerçek aşk imkansızlıkları yener. Önüne ne çıkarsa çıksın aşıyorlar.