D
17 yıl önce
Brazil filmine yorum yazdı:
Son Umut filmine yorum yazdı:
Hem Sahici, Hem Nefesi Ensede Hissettiren Distopik Bir Film: Children of Men
P.D. Jamesin romanından uyarlanan filmi özetlemek gerekirse;
Film artık bebek doğmayan bir dünyada, insanın gün geçtikçe anlamını yitirip, ne için yaşayacağını bilmez hale gelmesi meselesini konu ediyor. On dokuz yıldır tek bir bebeğin doğmadığı dünyaya, anarşi, kargaşa, savaşlar, göç hakim. İnsanlar birbirini dinlemiyor, anlamıyor ve giderek hep birlikte azalarak, ölerek çarpışmaya devam ediyor. Senaryo, buna rağmen kahramanlar(Theo, Jullian, Kee, Jasper) sayesinde son derece doğal, çarpıcı ve insani bir şekilde ilerliyor. Olağanüstü dövüş sahneleri, ya da mucizeler yok. Gelecekte(2027) geçmesine karşın yakın gelecek olduğu için pek çok şey bilindik. Bir kaç yenilik var o kadar. Bu bile şok edici, çocukların ve gençlerin olmadığı dünyada teknolojik gelişme bile durmuş. Sadece insanların ruh halleri, çarpıcı bir şekilde insana işliyor. Her an patlayan bombalar, fikirl ... DevamıHem Sahici, Hem Nefesi Ensede Hissettiren Distopik Bir Film: Children of Men
P.D. Jamesin romanından uyarlanan filmi özetlemek gerekirse;
Film artık bebek doğmayan bir dünyada, insanın gün geçtikçe anlamını yitirip, ne için yaşayacağını bilmez hale gelmesi meselesini konu ediyor. On dokuz yıldır tek bir bebeğin doğmadığı dünyaya, anarşi, kargaşa, savaşlar, göç hakim. İnsanlar birbirini dinlemiyor, anlamıyor ve giderek hep birlikte azalarak, ölerek çarpışmaya devam ediyor. Senaryo, buna rağmen kahramanlar(Theo, Jullian, Kee, Jasper) sayesinde son derece doğal, çarpıcı ve insani bir şekilde ilerliyor. Olağanüstü dövüş sahneleri, ya da mucizeler yok. Gelecekte(2027) geçmesine karşın yakın gelecek olduğu için pek çok şey bilindik. Bir kaç yenilik var o kadar. Bu bile şok edici, çocukların ve gençlerin olmadığı dünyada teknolojik gelişme bile durmuş. Sadece insanların ruh halleri, çarpıcı bir şekilde insana işliyor. Her an patlayan bombalar, fikirleri ve yaşam alanları uğruna çarpışan gruplar, en ufacık özgürlüğü bile Sizi koruyoruz diyerek sıfıra indirilmiş korku dolu vatandaşlar ve sürekli kamplara yollanan mülteciler.Theo (Clive Owen) için, tüm bu olaylar önemsizdir. Eski bir eylemciyken bürokrata dönüşen Theo, acılı geçmişi ve anlamsız gelecek gerçeğine karşı metanetini, olan bitene önem vermeyi bırakarak korumaktadır. Yaşamını yalnızca Londradan uzakta kırsal bölgede yaşayan eski arkadaşı Jaspera (Michael Caine) yaptığı ziyaretler hareketlendirmektedir.
Bütün bunlar, Theo kendini bir kamyonun arkasına atılmış bulup Julianın (Julianne Moore) önüne getirildiğinde değişir. Bir zamanlar hem aşkta hem savaşta Theonun ortağı olan Julian artık geriye kalan mülteci nüfusun hakları için mücadele eden gizli bir örgütün başıdır. Julian, Theodan örgütündeki genç bir kadın olan Keenin (Clare-Hope Ashitey) tehlikesizce ülke dışına götürülmesi için yardım ister. Theo bunu, Julianın hatırı için kabul eder ve kısa bir süre sonra kendini Keeye ve Julianın bir avuç yoldaşına, sahile kadar çeşitli güvenlik kontrol noktalarından geçen tehlikeli bir yolculukta eşlik ederken bulur. Theonun grubuna teröristler saldırınca, akıllı Keenin sadece bir mülteci olmadığı anlaşılır Kee, diğerlerinin uğrunda ölmek isteyecekleri biridir. Çünkü Kee hamiledir. Theo, Keeyi ulaşması gereken yere götürmeyi başarır fakat en sonunda da ölür.
Filmin özet kısmını geçip, onu incelemeye başladığımızda, senaryonun, tüm bu olanlara rağmen kahramanlar (Theo, Jullian, Kee, Jasper) sayesinde son derece doğal ama çarpıcı- ve insani bir şekilde ilerlediğini görürüz. Olağanüstü dövüş sahneleri, ya da mucizeler yok. Gelecekte geçmesine karşın yakın gelecek olduğu için pek çok şey bilindik. Bir kaç yenilik var o kadar. Bu bile şok edici, çocukların ve gençlerin olmadığı dünyada teknolojik gelişme bile durmuş. İnsanların ruh halleri, çarpıcı bir şekilde insana işliyor. Her an patlayan bombalar, fikirleri ve yaşam alanları uğruna çarpışan gruplar, en ufacık özgürlüğü bile Sizi koruyoruz diyerek sıfıra indirilmiş. korku dolu vatandaşlar ve sürekli kamplara yollanan mülteciler.
Geleceğin-olabildiğince günümüze yakınolacak biçimde betimlenmesiizleyicileri filmin içine alıyor. Fazla teknolojik oyuncaklara boğulmamış olmaması ve detaylar, bu amaca hizmet ediyor zaten. Ayrıca filmin en çarpıcı yanlarından biri de, çatışma anında kameranın objektifine sıçrayan kanın, 3 dakikadan fazla süren tek plan çekimde belgesel tadında, gerçekçi duruşu.
Film pek çok sembol kullanmış. Kısırlık, yaşanan ölümler, çatışmalar ve yaşanan tüm kargaşayı önemsemeyen, adeta sadece ölmeyi bekleyerek yaşayan Theo, Keenin hamile olduğunu öğrendiği anda bir şeylere tutunuyor. Ayakkabı esprisini de buradan açıklayabiliriz; kahramanımızın ilk defa güvenli ve etliye sütlüye bulaşmayan bir yaşamı bırakıp eyleme geçtiği andan itibaren ayakkabısını kaybediyor. Ya çorapla ya da terlikle idare etmeye çalışıyor. Mücadeleye girişiyor, ve ayağından ötürü sürekli muzdarip. Ayrıca filmde pek çok insanın köpek sahibi olduğunu görüyoruz. Çocuk olmayan bir dünyada, insanlar köpekleriyle meşgul oluyor.Filmin sonuna doğru, çatışma yaşanan binadan çıkış sahnesi küresel kısırlığın insanları bir bebek sesinde nasıl bir tanrısal mucize olduğunu göstermesi açısında özellikle vurucu.
Filmde dini göndermeler epey fazla. Örneğin hamile kadın Keenin, bebeğinin babasını görmememiz, Theo ile arasında geçen Meryem ve bakirelik ile alakalı bir esprinin geçmesi ve insanoğlunun yeni mucizesinin Nuh peygamber gibi bir salla açılması bunlara örnek. İnsanların adeta şifa bulmak için İsa'ya dokunması gibi insanlar bebeğe dokunmaya çalışıyor ve bebek kötülükten aynı Musa'nın beşiğe konup nehre açılması gibi kayığa binip ve denize açılıyor. Bunu mitolojik olarak okursak, insanları öteki dünyaya taşıyan kayıkçı da akla gelebilir. Ayrıca internette okuduğum bir makalede filmin adını, King James incilinde bir ayetten aldığına dair bir ibare var: thou turnest man to destruction; and sayest, return, ye children of men. (psalms 90:3)
Sonuç olarak filmin anlatmak istediğini gayet başarılı ve diğer distopik filmlere nazaran daha sade bir yöntemle anlatmış olduğunu söylemek mümkün.
Dılşah Kamalı
Ay Lav Yu filmine yorum yazdı:
sermiyan midyatlı, gerçekten bölgeyi çok iyi biliyor. genellikle güneydoğu anadoluda geçen yapımlarda konuşmalar çok abartılı olurve özellikle o şiveyi/aksanı bilenleri irite eder. ancak, -genel olarak- konuşmalar olabildiğince doğaldı.
yaşanan problemlerin çoğu gerçekte karşılaşılabilir türden olmasına rağmen, yer yer kurgu olduğu da yeterince hissediliyor.
oyunculuklar gerçekten çok iyi. nihal yalçın'a dikkat!
Yukarı Bak filmine yorum yazdı:
çok eğlenceli bir pixar yapımı. bugün bir kez daha seyrettim, üçüncü izleyişim olmasına rağmen yine çok güldüm ve yine aynı keyfi aldım.
Sevmek Zamanı filmine yorum yazdı:
bana, hep "kürk mantolu madonna"yı çağrıştıran, çok sevdiğim bir filmdir.
Neşeli Hayat filmine yorum yazdı:
filmde iyi sayılabilecek tek şey yılmaz erdoğan'ın oyunculuğuydu. çghb kadrosuyla bir iş yapılmaması gerektiğinin kanıtı.
Veronique'nin İkili Yaşamı filmine yorum yazdı:
evet ağır ilerleyen bir film. fakat filme adapte olmak adına biraz çaba sarfederseniz, çok fazla keyif alabilirsiniz. tavsiye ediyorum.
Aşka Ruhunu Kat filmine yorum yazdı:
adamım zinos!
fatih akın'ın diğer filmleri kadar "ben buradayım" demeyen, fakat çok sıcak, sevimli film. bir kez daha izleyebilirim. müzikler ise müthiş.
Son Umut filmine yorum yazdı:
iyi film. genelde geleceğe dair olan filmlerin çoğunda geleceğe ilişkin bir abartı vardır; ancak bu film gerçekten sahici. bu sebepten de gerçekten etkileyici. görüntü yönetmeni müthiş bir iş çıkarmış. !--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
araba sahnesindeki 360 derecelik çekim dikkat çekici.
ayrıca pekçok bakımdan göndermeleri olan bir film: bebek ve annenin kayıkla denize açılması, bebekle annenin, askerlerin arasından denizi yarar gibi ilerlemeleri..vs
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
Kim Korkar Hain Kurttan? filmine yorum yazdı:
aslı edward albee'nin oyunu olan filmde, karşılıklı konuşmalar çok akıcı, ilişkiler üzerine düşündürücü. oyunculuklar çok hoş. tavsiye ediyorum.
then
tomorrow was another day
the morning found me miles away
with still a million things to say
now
as twilight beams the sky above
recalling thrills of our love
there's one thing i'm certain of
return
i will
to old
Brazil...