5 yıl önce
Gözlerinin Ardında dizisine yorum yazdı:
Blue filmine yorum yazdı:
Yavuz Cetin’i canli dinleme sansina erisememek beni hep cok uzmustur. Yanlis zamanda veya yanlis yerde veya ikisinde birden olmanin bedelini odemis ve kiymeti (bence) hala tam anlasilamamis iki muzisyen... Cok kucuk farklarla bugun nerelerde olurdu, isimlerini nerelerde duyardik kim bilir. Gelmisler ve gecmisler ama olmasaymis sonumuz boyle.
Ruh Eşim filmine yorum yazdı:
Filmin ilk bir dakikası içinde Pink Floyd çalıyor, bir filmin değerinin gözümde yükselmesi için yeterli bir sebep bana göre. Ama film, değerini hak etmek için elinden geleni yapmış. Oldukça bütüncül, hisli, tek bir genre içine alınamayacak kadar derin ve malesef beni mahvetti.
Kopmayacak bağlar, kapanmayacak yaralar ve silinemeyecek anılar vardır. Devam edebilmek için bunların etrafından dolaşmayı öğrenmek gerekiyor bir şekilde sanırım. Ne mutlu bunu başarabilenlere.
Filmde Antoine "I don’t think it’s normal. I feel like bawling whenever I hear songs she liked." diyor. Ben de "çoktan unuturdum ben seni çoktan ah bu şarkıların gözü kör olsun" diyeyim.
Bu filmden sonra Pink Floyd - Breathe dinledikçe daha farklı şeyler düşüneceğim. Başucuma hoş geldin Cafe de Flore!
Futurama dizisine yorum yazdı:
Mutsuzken, kirginken, bosluktayken, yalnizken, hastalikta saglikta, her dustugumde Futurama’ya sarilirim neredeyse 10 yildir. Hic bos cevirmez beni. (Ayrica benden duymus olmayin, The Simpsons’tan cok daha iyidir.)
Promising Young Woman filmine yorum yazdı:
Film "no means no" ve "not all men" üzerinden yürümeye çalışıyor. Kendi içinde tutarlılığı yok; konu, anlatı, renkler, müzikler, karakterler ve hatta mekan seçimleri kafa karıştıracak kadar farklı tellerden çalıyor. Çok güçlü olabilecek bir filmi buruşturup çöpe atmışlar resmen.
Nomadland filmine yorum yazdı:
Home, is it just a word? Or is it something you carry within you?
Anne! filmine yorum yazdı:
Keşke göstergebilimle ilgili bilgilerim tazeyken izleseymişim bu filmi, pişmanım geciktirdiğim için. Aronofsky seyircide psikoloji bırakmamaya ant içmiş, helal olsun ne diyeyim.
Körkütük filmine yorum yazdı:
Dans eden Mads Mikkelsen var, seyir zevki yüksek diyebiliriz.
Malcolm ve Marie filmine yorum yazdı:
"Straight couple yelling at each other for two hours" janrından bir film daha. Oyuncuların ikisi de ayrı ayrı çok çekici insanlar olmasına rağmen partner olarak hiç yakışmamışlar. Toksik ilişki görmekten içim şiştiği için filmdeki tartışma konuları da içimi epey şişirdi. Gerçekçi mi? Evet. İnandırıcı mı? Hayır. Bu kavga sahnelerinde daha çok bağırınca daha çok inandırıcı olunacağı fikrini kim ortaya attıysa yazıklar olsun. Başarısız deliveryler yüzünden nice replikler boşa gitmiş resmen. Kimse Zendaya’ya sigara tutmayı da öğretmemiş belli ki, uyuşturucu batağından zar zor kurtulan kimse o şekilde sigara içmez zira.
Güzel tarafları da vardı tabii. Siyah-beyaz olması, kamerayla beraber evin içinde dolaşmamız, tek mekanda geçmesi, haklı-haksız ayrımı yapamamamız, bir türlü sevişememeleri ve filmin müzikleri gibi.
Daniel Sloss: Live Shows dizisine yorum yazdı:
Ikinci bölümü Jigsaw ile bosluga baktirip dusunduren stand-up diye bir genre oldugunu ogrenmemi sagladi.
Kitabi belki daha cok umut vaadediyordur.