persona maske demek ve bergman bu filmde hepimizin maskelerini bize gösteriyor, hissettiriyor. hepimizin hayatta maskeleri var ve bizim düşündüklerimiz ile yaptıklarımız çok farklı. bunun sonucunda giderek kendimize yabancılaşmaya ve kendimizle çatışmaya başlıyoruz. bergman bize bu gerçekliği slavoj zizek'in de dediği gibi "gerçeklikten daha gerçek" bir şekilde veriyor. ayrıca yönetmenin ışığı mükemmel kullandığı bu eserinde her sahnede ayrı bir anlam ve güzellik var. ayrıca sekansları da oldukça etkileyici.
-- spoiler --
elisabeth'in alma ile ilk karşılaşması ve alma odadan çıktıktan sonra elisabeth'in yüzünün kararmasından elisabeth'in yüzünde bir maske olduğunu anlayabiliyoruz. çünkü elisabeth'in alma'yı ilk gördüğünde ki yüzüne ışık vurmuştu.
elisabeth susarak kurtulmaya çalışıyor filmde maskesinden. alma ise direkt bir şekilde açıklıyor tüm içindekileri ve döktükçe her şeyini rahatlıyor ta ki elisabeth'in mektubunu okuyana kadar.
doktor'un elisabeth'e söyledikleri de oldukça ö... Devamı
persona maske demek ve bergman bu filmde hepimizin maskelerini bize gösteriyor, hissettiriyor. hepimizin hayatta maskeleri var ve bizim düşündüklerimiz ile yaptıklarımız çok farklı. bunun sonucunda giderek kendimize yabancılaşmaya ve kendimizle çatışmaya başlıyoruz. bergman bize bu gerçekliği slavoj zizek'in de dediği gibi "gerçeklikten daha gerçek" bir şekilde veriyor. ayrıca yönetmenin ışığı mükemmel kullandığı bu eserinde her sahnede ayrı bir anlam ve güzellik var. ayrıca sekansları da oldukça etkileyici.
-- spoiler --
elisabeth'in alma ile ilk karşılaşması ve alma odadan çıktıktan sonra elisabeth'in yüzünün kararmasından elisabeth'in yüzünde bir maske olduğunu anlayabiliyoruz. çünkü elisabeth'in alma'yı ilk gördüğünde ki yüzüne ışık vurmuştu.
elisabeth susarak kurtulmaya çalışıyor filmde maskesinden. alma ise direkt bir şekilde açıklıyor tüm içindekileri ve döktükçe her şeyini rahatlıyor ta ki elisabeth'in mektubunu okuyana kadar.
doktor'un elisabeth'e söyledikleri de oldukça önemliydi.
"anladığımı düşünmüyor musun?
var olmayı boş yere hayal etmek. öyleymiş gibi görünmemek, gerçekten olmak. uyanık olduğun her an. tetikte. başkalarına karşı sen ile yalnızken ki sen arasındaki uçurum. baş dönmesi ve sürekli açlık, açığa vurulmak için. içinin görülmesi için... hatta parçalara ayrılmak ve belki de tümüyle yok edilmek için. sesin her tonu bir yalan, her davranış bir aldatmaca, her gülümseme aslında yüz ekşitme.
intihar etmek mi?
oh, hayır! bu çok çirkin. sen yapmazsın.
ama hareket etmeyi reddedebilirsin. konuşmayı reddedebilirsin. o zaman en azından yalan söylemezsin. böylece düşünceye dalıp, kendi içine kapanabilirsin. artık rol yapmaz, herhangi bir maske takmaz ve yalancı davranışlarda bulunmamış olursun.
sen öyle sanırsın. ama gerçek inatçıdır. saklandığın yer su geçirmez değildir. yaşam dışarıdan sızar içeri. ve tepki vermek zorunda kalırsın. hiç kimse de bunun gerçek olup olmadığını, sen içten misin yoksa yapmacık mısın diye sormaz. bu soruların önemsendiği tek yer tiyatrodur. hatta orada bile fark etmez.
seni anlıyorum, elisabeth. kendini bırakmanı, hareketsiz kalmanı, hayali bir sistem içinde apatiye girmeni anlıyorum. seni anlıyorum ve seni takdir ediyorum. hevesin gecene, tüm ilgin bitinceye kadar bu rolü oynaman gerektiğini düşünüyorum.
o an geldiğinde diğer rollerini bıraktığın gibi,bunu da bırakırsın..."
-- spoiler --
elisabeth'in alma ile ilk karşılaşması ve alma odadan çıktıktan sonra elisabeth'in yüzünün kararmasından elisabeth'in yüzünde bir maske olduğunu anlayabiliyoruz. çünkü elisabeth'in alma'yı ilk gördüğünde ki yüzüne ışık vurmuştu.
elisabeth susarak kurtulmaya çalışıyor filmde maskesinden. alma ise direkt bir şekilde açıklıyor tüm içindekileri ve döktükçe her şeyini rahatlıyor ta ki elisabeth'in mektubunu okuyana kadar.
doktor'un elisabeth'e söyledikleri de oldukça ö ... Devamı
-- spoiler --
elisabeth'in alma ile ilk karşılaşması ve alma odadan çıktıktan sonra elisabeth'in yüzünün kararmasından elisabeth'in yüzünde bir maske olduğunu anlayabiliyoruz. çünkü elisabeth'in alma'yı ilk gördüğünde ki yüzüne ışık vurmuştu.
elisabeth susarak kurtulmaya çalışıyor filmde maskesinden. alma ise direkt bir şekilde açıklıyor tüm içindekileri ve döktükçe her şeyini rahatlıyor ta ki elisabeth'in mektubunu okuyana kadar.
doktor'un elisabeth'e söyledikleri de oldukça önemliydi.
"anladığımı düşünmüyor musun?
var olmayı boş yere hayal etmek. öyleymiş gibi görünmemek, gerçekten olmak. uyanık olduğun her an. tetikte. başkalarına karşı sen ile yalnızken ki sen arasındaki uçurum. baş dönmesi ve sürekli açlık, açığa vurulmak için. içinin görülmesi için... hatta parçalara ayrılmak ve belki de tümüyle yok edilmek için. sesin her tonu bir yalan, her davranış bir aldatmaca, her gülümseme aslında yüz ekşitme.
intihar etmek mi?
oh, hayır! bu çok çirkin. sen yapmazsın.
ama hareket etmeyi reddedebilirsin. konuşmayı reddedebilirsin. o zaman en azından yalan söylemezsin. böylece düşünceye dalıp, kendi içine kapanabilirsin. artık rol yapmaz, herhangi bir maske takmaz ve yalancı davranışlarda bulunmamış olursun.
sen öyle sanırsın. ama gerçek inatçıdır. saklandığın yer su geçirmez değildir. yaşam dışarıdan sızar içeri. ve tepki vermek zorunda kalırsın. hiç kimse de bunun gerçek olup olmadığını, sen içten misin yoksa yapmacık mısın diye sormaz. bu soruların önemsendiği tek yer tiyatrodur. hatta orada bile fark etmez.
seni anlıyorum, elisabeth. kendini bırakmanı, hareketsiz kalmanı, hayali bir sistem içinde apatiye girmeni anlıyorum. seni anlıyorum ve seni takdir ediyorum. hevesin gecene, tüm ilgin bitinceye kadar bu rolü oynaman gerektiğini düşünüyorum.
o an geldiğinde diğer rollerini bıraktığın gibi,bunu da bırakırsın..."
-- spoiler --