12 yıl önce
The Killing dizisine yorum yazdı:
Bu diziyle birlikte öğrendiğim bir şey varsa o da; Seattle'da her gün, her saat feci yağmur yağıyor aga...
The Killing dizisine yorum yazdı:
Bu diziyle birlikte öğrendiğim bir şey varsa o da; Seattle'da her gün, her saat feci yağmur yağıyor aga...
Hayatımızın En Güzel Yılları filmine yorum yazdı:
Bankacı Al'un toplantıda yaptığı konuşma kadar beni geren bir sahne hatırlamıyorum. Sarhoş kafayla ne potlar kıracak, ne çamlar devirecek acaba diye içim titreyerek izledim o sahneyi.
Şahane film, sıcacık insanların sıcacık sevgileri...
İzlemenizi tavsiye edeceğim. 8/10
İz Sürücü filmine yorum yazdı:
Bir nükleer felakete uğramış bölge radyoaktiv tehlike yüzünden devlet tarafından kapatılmış ve askerler girişi engellemek için nöbet tutmaktadırlar. Girmeye çalışanları da gerekirse silah zoruyla durdurmaktan çekinmemektedirler. Kahramanlarımız buraya film ilerledikçe anlayacağınız nedenlerle girmek isteyen bir Yazarla bir Prof. ve onları para karşılığı geçirmek için anlaştıkları, bu işten geçimini sağlayan, yakalanırsa ikinci defa hapse atılma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir Stalkerdir.
Tümsekli sahnede Stalker ve Prof kendilerini ayrı ayrı tümseklerin ardına atarlar ama ayağa kalkarlarken yan yana kalkarlar. İlginç bir mesaj.
Ayrıca odaya gittikleri dehlizde tepeden yağmur gibi su damlacıkları dökülürken, önden giden Yazarın kafası bir gram ıslanmaz, allahın hikmeti mi, başka bir sembolizm mi bilemedim.
Abartılacak, yere göğe sığdırılamayacak bir film değil bana göre. Ha, filmde derin konuşmalar, felsefe falan yok muydu? Elbette vardı. Ben; "gelecek sadece şimdinin devamıdır" ... DevamıBir nükleer felakete uğramış bölge radyoaktiv tehlike yüzünden devlet tarafından kapatılmış ve askerler girişi engellemek için nöbet tutmaktadırlar. Girmeye çalışanları da gerekirse silah zoruyla durdurmaktan çekinmemektedirler. Kahramanlarımız buraya film ilerledikçe anlayacağınız nedenlerle girmek isteyen bir Yazarla bir Prof. ve onları para karşılığı geçirmek için anlaştıkları, bu işten geçimini sağlayan, yakalanırsa ikinci defa hapse atılma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir Stalkerdir.
Tümsekli sahnede Stalker ve Prof kendilerini ayrı ayrı tümseklerin ardına atarlar ama ayağa kalkarlarken yan yana kalkarlar. İlginç bir mesaj.
Ayrıca odaya gittikleri dehlizde tepeden yağmur gibi su damlacıkları dökülürken, önden giden Yazarın kafası bir gram ıslanmaz, allahın hikmeti mi, başka bir sembolizm mi bilemedim.
Abartılacak, yere göğe sığdırılamayacak bir film değil bana göre. Ha, filmde derin konuşmalar, felsefe falan yok muydu? Elbette vardı. Ben; "gelecek sadece şimdinin devamıdır" sözüne bayıldım mesela. Ama o kadar. Rica ederim nedir bu anlam, atıf, sembolizm sevdası; felsefe kitabı okumuyoruz, alt tarafı bir film seyrediyoruz yahu.
Kanlı Nehir filmine yorum yazdı:
Çok iyi film; çok çok iyi film. Westernlerin kralı diyebilirim. Her western severin izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum. Hiç bitmesin istedim. Tüm sanatçılar döktürmüş. Hele o Groot denen dişsiz ihtiyar bir alemdi. Başucu olmayı hakediyor.
8/10
Sundays and Cybèle filmine yorum yazdı:
Bombardımanda küçük bir kızın istemeyerek de olsa ölümüne neden olan Pierre’nin uçağı Fransa dönüşü düşer ve ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan Pierre, orada bir hemşireyle tanışır. Taburcu olduğunda hemşireyle yaşamaya başlayan Pierre, belki öldürdüğü kızın vicdan azabıyla, belki çarpmanın etkisiyle artık geçmişe ait bir çok şeyi hatırlamamakta, yükseklik korkusu yaşamakta ve bir çocuk pisikolojisi taşımaktadır.
Hastanede nöbete kalan hemşire sevgilisi nedeniyle pazar günlerini yalnız geçiren Pierre, bir istasyonda amaçsızca otururken, babası tarafından zorla yatılı okula götürülen bir kız görür. Kız 11-12 yaşlarında çok sevimli ve cin gibi bişeydir. Babasının kızı yatılı rahibe mektebine terkedip bir daha dönmemek üzere kaçtığını farkeden Pierre, kızın babasıymış gibi onu pazarları dışarı çıkarmaya başlar. Parka veya göl kenarına doğal güzelliği olan yerlere giderler, ikisi oldukça eğlenmektedirler. Pierre mutludur, öldürdüğü kızın yerine, aynı yaşlarda başka bir kızı mutlu eder ... DevamıBombardımanda küçük bir kızın istemeyerek de olsa ölümüne neden olan Pierre’nin uçağı Fransa dönüşü düşer ve ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan Pierre, orada bir hemşireyle tanışır. Taburcu olduğunda hemşireyle yaşamaya başlayan Pierre, belki öldürdüğü kızın vicdan azabıyla, belki çarpmanın etkisiyle artık geçmişe ait bir çok şeyi hatırlamamakta, yükseklik korkusu yaşamakta ve bir çocuk pisikolojisi taşımaktadır.
Hastanede nöbete kalan hemşire sevgilisi nedeniyle pazar günlerini yalnız geçiren Pierre, bir istasyonda amaçsızca otururken, babası tarafından zorla yatılı okula götürülen bir kız görür. Kız 11-12 yaşlarında çok sevimli ve cin gibi bişeydir. Babasının kızı yatılı rahibe mektebine terkedip bir daha dönmemek üzere kaçtığını farkeden Pierre, kızın babasıymış gibi onu pazarları dışarı çıkarmaya başlar. Parka veya göl kenarına doğal güzelliği olan yerlere giderler, ikisi oldukça eğlenmektedirler. Pierre mutludur, öldürdüğü kızın yerine, aynı yaşlarda başka bir kızı mutlu ederek belki de kendini affettirdiğini düşünmektedir. Ancak aralarındaki sıcak ilişki yanlış anlaşılmalara da müsait hale gelmiştir. Olaylar dramatik bir yöne doğru gelişmeye başlar.
7,5/10
Sefer Tası filmine yorum yazdı:
Rajeev tam bir öküz. Bu sefertaslarının karışmaması da zaten mucizeden de öte. Rajeev'in mallığı karşısında karısı İla'ya hakikaten üzülmemek elde değil. Ne sersem adamlar var şu dünyada yarabbi.
Hüzünlü bir film. Kalabalık çıldırtıcı. Kalabalıklar içinde yalnız olmak ise ölümden de beter...
Her Çocuk Özeldir filmine yorum yazdı:
El değmemiş konusu, özgün senaryosu, hintli oyuncuların çoğunda görmeye alışık olduğumuz bazı abartılı mimikleri ve özellikle Amir Khan'ın sınıfa abartılı giriş sahnesi hariç gayet makul oyunculuklarıyla başucu olmayı hakeden bir film olmuş. Ayrıca hakkını vermek lazım; küçük oyuncular büyüklerden daha güzel oynamışlar.
Filmin konusu zaten bir çok ailenin başında olan ve işlenmeyi, bilinçlenmeyi gerektiren çok önemli bir hastalıktan bahsediyor. Benim yeğenimde var mesela bunun aynısı:
http://bilheal.bilkent.edu.tr/aykonu/Ay2003/september03/disleksi.html
Amir Khan'ın sınıfa şaklaban gibi girişi olmasa on numara diyebileceğim filmdi. İzleyin, izletin efendim: 9/10
Panzehir filmine yorum yazdı:
Birincisi; filme bir türkçe altyazı lazım ki ne konuşulduğu anlaşılsın.
İkincisi o köstebek; o kadar dayaktan sonra, o kadar aksiyondan sonra insan bi susar lan, 5 dakka ciddi olur. İmkansızı başarmak zorundasınız, azcık bi düşün, azcık ciddi ol, ne bu laubali tavırlar, durmadan gereksiz dır dır dır... O tetikçinin yerine ben olsam önce bu geveze sersemi çeker vururdum; o kadar sinir bozucu ve gerçek dışı bir tiplemeydi...
Bunların haricinde tipik aksiyon filmi işte. Fazla mantık+gerçekçilik aramazsanız gayet hareketli, çerezlik olarak izlenebilecek bir yerli aksiyon. 7/10
Malefiz filmine yorum yazdı:
Görsel efektleri olmasa çekilmez. Uyuyan güzel masalını modernize etmeye çalışmışlar ama ellerine yüzlerine bulaştırmışlar. Masalın aslı bundan daha tutarlıydı. Yeni hiç bir şey söylemeyen, hiç bir mantık kaygısı taşımayan saçma sapan bir kurgu çıkmış ortaya. Bu filmi "çocuk filmi" diye haklı olarak eleştirenlere saygı duymak yerine atarlanan yirmi küsur yaşındaki bazı ergenlere; "gidin IQ seviyenizi bi ölçtürün" diyeceğim.
Ayrıca en çok Angelina Jolie'ye üzüldüm; maymun etmişler güzelim kadını. 4,4/10
Kör Samuray filmine yorum yazdı:
Gözleri görmeyen bir adamın onyüzbin kişiyi kesip biçmesine, hatta bir darbede 3 kişiyi şişe dizmesine falan eyvallah da, o filmin başında tarlayı çapalayanlara akıl sır erdiremedim aga; yaklaşık 5 dakika süren sahne boyunca 4 çapacı çapalarını sürekli aynı yere vurdular ya la :)
Kanlı, kılıçlı, kesmeceli film severleri doyuracaktır. 7,4/10