16 yıl önce
Body Bags filmine yorum yazdı:
Çok Şey Bilen Kız filmine yorum yazdı:
giallo türünün ilk örneği olarak gösterilen filmdir. çokça görüldüğü üzere italya'ya giden genç bir hanım kızımızın şahit olduğu cinayetlerle gelişen bir gizem ve 'katil kim' bulmacasına dayalı bir kurguya sahiptir. hitchcock filmlerine benzeyen ama giallo kalitesinde olduğundan benim daha da hoşuma giden bir atmosferi vardı bu filmin. kısacası iyidir hoştur. hitchcock'tan argento'ya doğru yol aldırabilir. bir geçiş filmidir diyebiliriz: amerikan polisiye anlayışından italyan giallosuna...
dario argento sevenlere özellikle önerilir. ki zaten argento bava'nın asistanıymış o yıllarda diye biliyorum.
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
sonunda da ufak bir 'şaka' barındırır. sigaraya dikkat...
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
Korkunun Ustaları dizisine yorum yazdı:
oldukça başarılı bir seri diyebilirim. john carpenter, dario argento gibi isimlerin bu projede sadece geçmesi bile beni hayecanlandırmıştı. filmleri izledikten sonra da bu heyecanın yersiz olmadığını anladım kendi adıma.
özellikle h.p.lovecraft gibi yazarların öykülerinden yola çıkılarak yazılan senaryoların bu eserlere hakkını verdiğini söyleyelim.
Şeytan Üçgeni filmine yorum yazdı:
senaryosu güzel, aslında aynı şeyleri izlettirmesine rağmen sıkmayan bir film. özellikle filmin sonunda benim kafam çok karıştı. ama imdb mesaj panosuna girdiğimde 1 saat senaryo üzerine yazılmış teorileri okudum. bayağı ilginç fikirler üretilmiş. tavsiye ederim (hem panoyu, hem filmi).
Yılan Ruhlu Kadının Kabusu filmine yorum yazdı:
çok şey vaad eden bir film değilse de 70lerin bol kanlı, bol çıplaklık içeren filmlerinden diye sınıflandırabiliriz. başta güzel görünüyor, belki biraz da gerebilir ama ne bileyim ısınamadım ben bu filme. ama hikaye akışı, kurgu konusunda güzel diyebilirim. eyes wide shut filmini seven arkadaşlar beğenebilir tabii.
Atları da Vururlar filmine yorum yazdı:
büyük buhran dönemi filmleri içerisinde (en azından benim izlediğim) en iyisidir. umutsuzluk öyle bir hal almıştır ki pazarlanabilir haldedir artık. insanların ölümüne yarıştırıldığı ve çaresizliklerinin müthiş bir gösteri edasıyla sunulması bana bugün televizyonda görebileceğiniz türden "yetenek sergileme" yarışmalarını hatırlattı.
(birçok anlamıyla) yoksunluğun bu kadar iyi anlatıldığı pek film yoktur. ama en nihayetinde kendisi hakkında da söylenecek söz bırakmamıştır. Atları da vururlar, değil mi?
Ölümsüz filmine yorum yazdı:
cunta yönetimlerinin, faşist diktatörlüklerin dayanakları hakkında başvurulabilecek en iyi film.
yunanistan'da albaylar cuntası döneminin öncesinde "komünist olmayan" solcu bir politikacının öldürüldüğü cinayete odaklansa da, film ilerledikçe olay farklı boyutlarıyla gözler önüne seriliyor. belirtmek gerekirse ilgiyi ayakta tutan en önemli etken de kurgunun sağlamlığı.
kısa bir not: filmin müziklerini theodorakis faşist cunta iktidarında yunanistan'da gizli kaydediyor.
sonuçta kim ne derse desin umut ve direniş yunan alfabesinin bu güzide harfinde yaşıyor.
"Z"
Dabbe filmine yorum yazdı:
İleride kült film olur bu...
Çok ilginç bir senaryo (aslında başka bir filmden apartma imiş) var ama yönetmenin kafası biraz garip çalışıyor. Adam aslında dini referans gösterip büyük ölçüde istismar sinemasına yaklaşıyor. Kötü mü yapıyor, hayır. Ancak bu durum biraz çiğlik veriyor filme. Ki Semum adlı filmde bu sığlık bayağı artmıştı.
Filmin ilgiye değer olduğunu söyleyebilirim.
Son olarak: 'Damarlarım çatlıyor...'
Şey filmine yorum yazdı:
the thing from another filmi vardı bir de. orada daha bir soğuk savaş tonları hakimken bu film direk uzaylı kardeşlerimizle uğraşıyor. mükemmel bir gizem ve insanı geren bir atmosferi var filmin. carpenterın tüm filmlerini severim ama bunun yeri başkadır. her izlediğimde tekrar gerilirim. sonu da ayrıca bir başka güzeldir. kurt russellın bilgisayarla satranç oynadığı sahne de nedense aklımdan çıkmaz...
Yol filmine yorum yazdı:
bu topraklardan çıkan en iyi filmdir. ben daha bu filmin üzerine birşey görmedim duymadım. bu ülkenin ’uzak’ zannedilen yerlerinden kesitler sunar bu film. ki 70lerin pek çok karikatürize türk filminden fersah fersah ileridedir. şu yıllarda dahi ülkenin bir kısmı kartpostal görüntülerinden ibaret sanılıyor bazı yönetmen kardeşlerimizce orası kötü. sırf bu sebeple bile daha iyisi hala çekilememiş bir filmdir.
ha bir de müzikleri bayağı iyiydi bu filmin...
benzin istasyonu hikayesi benim aklımda yer eden en güzel parçaydı. ki bu bölümde 'bir korku filmi için gerilim atmosferi (efekt kullanmadan) nasıl yaratılır'ın gayet net cevabı verilmiş. ayrıca 90larda türkiye televizyonlarında korku serileri izlemiş olanlar için de hoş bir nostalji olacaktır. bulun, buldurun, izleyin derim ben.