13 yıl önce
Syrup filmine yorum yazdı:
12 Kızgın Adam filmine yorum yazdı:
Konusu;
Sıradan bir olayı izleyiciyi hayrete düşürecek seviyede ayrıntı kullanarak işlemiş bir film. Siyah beyaz olduğuna bakmayın. Siz izlemeye başlayın, aklınız hayrete düştükçe renkleri görmeye başlacaksınız. Zekice yazılmış bir öykü. Dedektifliğe ilgi duyuyorsanız kaçırmamalısınız.
Özellikleri;
Çok düşük bir bütçe, minimum mekan kullanımı, sıradan bi tema ve bolca zeka. Bu insanların aklına hayran kalmadan bitmeyecek bi film.
Farkı;
Klişe konular vardır. Mahkeme ve zanlı işlemesi de o klişelerden biri. Ama bu filme klişe demek ahmaklık olabilir. Tema klişe, işleyiş ve öykü muazzam. Diğerleriyle karıştırmayın.
Neden ve Nasıl İzlenmeli;
Hepimizin hoşlandığı ve hoşlanmadığı türler vardır. Bunlara karşı önyargılarımız vardır. Bir çoğunu da henüz deneyim edinmeden oluştururuz. Eğer siyah beyaz filmlere, polisiyelere, mahkemelere karşı bir önyargınız varsa sizden bi filmlik izin istiyorum. Bu filmi bitirince gelin bu konuyu bi daha konuşalım.
Dipnot:
Hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan ... DevamıKonusu;
Sıradan bir olayı izleyiciyi hayrete düşürecek seviyede ayrıntı kullanarak işlemiş bir film. Siyah beyaz olduğuna bakmayın. Siz izlemeye başlayın, aklınız hayrete düştükçe renkleri görmeye başlacaksınız. Zekice yazılmış bir öykü. Dedektifliğe ilgi duyuyorsanız kaçırmamalısınız.
Özellikleri;
Çok düşük bir bütçe, minimum mekan kullanımı, sıradan bi tema ve bolca zeka. Bu insanların aklına hayran kalmadan bitmeyecek bi film.
Farkı;
Klişe konular vardır. Mahkeme ve zanlı işlemesi de o klişelerden biri. Ama bu filme klişe demek ahmaklık olabilir. Tema klişe, işleyiş ve öykü muazzam. Diğerleriyle karıştırmayın.
Neden ve Nasıl İzlenmeli;
Hepimizin hoşlandığı ve hoşlanmadığı türler vardır. Bunlara karşı önyargılarımız vardır. Bir çoğunu da henüz deneyim edinmeden oluştururuz. Eğer siyah beyaz filmlere, polisiyelere, mahkemelere karşı bir önyargınız varsa sizden bi filmlik izin istiyorum. Bu filmi bitirince gelin bu konuyu bi daha konuşalım.
Dipnot:
Hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan titizlikle izleyin.
Esaretin Bedeli filmine yorum yazdı:
Konusu;
Anlatılmaz yaşanır diyebileceğiniz bir hikaye türü. Film anlatmayı değil yaşatmayı seçmiş. İnsanı içine çeken ve sizi kurduğu dünyada bir fert yapan bir işleyişe sahip. Kısaca harika bir konu. Böyle bi temada oluşturulabilecek en iyi öykülerden biri.
Özellikleri;
Her ayrıntısını içinizde yaşatan ve duygusal zayıflıklarınızın hemen hemen hepsine bir ok atan bi film. Sonlarına geldiğinizi hissettiğinizde hiç bitmesin diyeceğiniz az sayıda filmden biri. Oyuncular "o" olmuş. Oyuncuyu değil karakteri izliyorsunuz. Olduğu noktayı hakeden bi film. imdb ve bir çok komite tarafından dünyanın en iyi filmi olarak gösteriliyor. Peki öyle mi? Bu tartışılır; ama yinede üstlere bi yere konması gereken değerli bir eser.
Farkı;
Eğer hapishane temalı bir şey yapıyorsanız onun içinde "umut" unsurunu kullanmadan geçemezsiniz. Şöyle bi tarihe ve şu ana kadar yapılmış bilinen hapishane temalı eserlere baktığımızda klasik bir umut işlemesi görürüz. The Shawshank Redemption, "umut" unsurunu eline ... DevamıKonusu;
Anlatılmaz yaşanır diyebileceğiniz bir hikaye türü. Film anlatmayı değil yaşatmayı seçmiş. İnsanı içine çeken ve sizi kurduğu dünyada bir fert yapan bir işleyişe sahip. Kısaca harika bir konu. Böyle bi temada oluşturulabilecek en iyi öykülerden biri.
Özellikleri;
Her ayrıntısını içinizde yaşatan ve duygusal zayıflıklarınızın hemen hemen hepsine bir ok atan bi film. Sonlarına geldiğinizi hissettiğinizde hiç bitmesin diyeceğiniz az sayıda filmden biri. Oyuncular "o" olmuş. Oyuncuyu değil karakteri izliyorsunuz. Olduğu noktayı hakeden bi film. imdb ve bir çok komite tarafından dünyanın en iyi filmi olarak gösteriliyor. Peki öyle mi? Bu tartışılır; ama yinede üstlere bi yere konması gereken değerli bir eser.
Farkı;
Eğer hapishane temalı bir şey yapıyorsanız onun içinde "umut" unsurunu kullanmadan geçemezsiniz. Şöyle bi tarihe ve şu ana kadar yapılmış bilinen hapishane temalı eserlere baktığımızda klasik bir umut işlemesi görürüz. The Shawshank Redemption, "umut" unsurunu eline almış ve ona oyun hamuru muamelesi yaparak onu girmediği şekillere sokmuş bi filmdir. Yaşama sevincini ve hayatın gerçeğini iyi bir harman yaparak izleyiciye damardan veren bir filmdir.
Neden ve Nasıl İzlenmeli;
Eğer sinemayla ilgileniyosanız bu filmin adını duymamış olma ihtimaliniz çok düşük. Şöyle bi kanı oluşturmuş olabilirsiniz. Madem en iyi, o zaman bunu hemen tüketmemeliyim. Hayır. Hemen tüketmelisiniz. Çünkü en iyi olduğu falan yok. Lakin izlemediyseniz yapacağınız seçimlerin en iyisi olabilir.
Dipnot:
Film bittiğinde yaşama sevinciyle dolmakla karamsarlığa bürünmek arasında gitgele düşebilirsiniz. Bence faydalı olana gidin.
Dövüş Kulübü filmine yorum yazdı:
Konusu;
Seçkin bi konuya sahip. İlgi çekici ve akılda kalıcı. Bu filmin müridlerinin olduğunu duydum. Ki ben de bunlardan biri olabilirim. Kesinlikle sıkılamazsınız. Bu filmi izledikten sonra kendi hayatınıza adapte olmanız için en az yarım saate ihtiyacınız var.
Özellikleri;
David Fincher'ın yönetiminde, Brad Pitt-Edward Norton buluşması böylesine bi konunun işlenişine bi dahilik katmış. Filmin en önemli özelliklerinden biri bu üç ismin oluşturduğu ruhtan geliyo bence. Akademiden hakettiği ilgiyi almayışının sebepleri de aslında filmin içinde bariz şekilde yatmakta. Subliminal mesaj olgusunu hunharca yermiş ve bununla film boyunca dalga geçerek ucubeleştirmiş, zihin altı oyunları aşağılamış ve bu olguların peşinden koşarak salaklaşan izleyici kesimi de çekinmeden ayakaltı yapmış bi film.
Farkı;
Öncelikle oyuncu kadrosuyla iyi bir çekiciliğe sahip. Bu kadar iyi olduğu halde hakkının sinema dünyasınca verilmemiş olması bana bu filmde görmemizi istemedikleri bi şeyler olduğunu anlat ... DevamıKonusu;
Seçkin bi konuya sahip. İlgi çekici ve akılda kalıcı. Bu filmin müridlerinin olduğunu duydum. Ki ben de bunlardan biri olabilirim. Kesinlikle sıkılamazsınız. Bu filmi izledikten sonra kendi hayatınıza adapte olmanız için en az yarım saate ihtiyacınız var.
Özellikleri;
David Fincher'ın yönetiminde, Brad Pitt-Edward Norton buluşması böylesine bi konunun işlenişine bi dahilik katmış. Filmin en önemli özelliklerinden biri bu üç ismin oluşturduğu ruhtan geliyo bence. Akademiden hakettiği ilgiyi almayışının sebepleri de aslında filmin içinde bariz şekilde yatmakta. Subliminal mesaj olgusunu hunharca yermiş ve bununla film boyunca dalga geçerek ucubeleştirmiş, zihin altı oyunları aşağılamış ve bu olguların peşinden koşarak salaklaşan izleyici kesimi de çekinmeden ayakaltı yapmış bi film.
Farkı;
Öncelikle oyuncu kadrosuyla iyi bir çekiciliğe sahip. Bu kadar iyi olduğu halde hakkının sinema dünyasınca verilmemiş olması bana bu filmde görmemizi istemedikleri bi şeyler olduğunu anlatmakta. Ve eğer salak bir izleyiciye ulaşırsa ona hayatında duymadığı hakaretleri edebilir; fakat salaklığından dolayı bunları anlayamaz.
Neden ve Nasıl İzlenmeli;
Normal bir seyir filmi gibi izlendiğinde dumur olunabilir. Bir çok şey de manasız gelebilir. Böyle olunca da filmin büyük bir bölümünde konsantrasyon sorunu çekilebilir. Kurgusuyla ve müzikleriyle sizi kendine çeker; ama işleyiş tarzıyla sizi uzaklaştırıp kendi arasında konuşmaya başlar. Filme dahil olmak için algıların açılması lazım. Yoksa bu film insanı dışlayabilme yetisine sahip.
Dipnot:
25. karelere bu kadar takılmayın. Çünkü alışkın olmanız lazım :)
Dipnot: Her yapım gibi bunun da eleştirilecek yanları var elbet. Ben genel kanımdan bahsettim.