@zansu

3 ay önce

Film mültecilerinin durumunu anlatmaya çalışmış ama anlatamamış @korgan adlı kullanıcının yazdığı gibi çünkü tavşan kaç tazı tut yaptıklarını için birçok batı ülkeleri isteselerde objektif olamıyorlar, filmde mülteciler var eyvallah ee sonrası , sonrası yok duygu geçişleri zayıf, anlatmak istenen zayıf, sonuna değinmek bile istemiyorum herhalde senarist sonunun öyle olmasını temenni etmiş ama maalesef.

Sonunda İngiltere nasıl gittiler nasıl o hale geldiler yok, çünkü öyle olmadığını olamadığını bizzat kendileri de farkındalar.

@sinemercek

2 yıl önce

Filmi dün izledim. 7 puan veriyorum. Konusu iyi, işlenişi iyi. Ama sanki birşey eksik gibi hissediyorsunuz. Hasan'ın ani dönüşümünü kabullenemiyorsunuz. Ayrıca film boyunca biraz da olsa duygusallaşmak istiyorsunuz ama bu pek mümkün olmuyor. Senaryo ve müziklerle film daha yukarılara çıkarılabilirdi.

@korgan

3 yıl önce

5.9 / 10

Avrupa'nın mültecilik ile mülteci sorunu ile ilgili elle tutulur fikri olmadığını anlatan (anlamamızı sağlayan) film. özellikle sonu itibarıyla gerçekçilikten uzak.

sri lanka'nın tam olarak nerede olduğunu öğretiyor fakat. hoş. :)

@lorin

4 yıl önce

7 / 10

Film, sağ kalan Tamil Kaplanları üyelerinin ölmüş yoldaşlarının cesetlerini yaktığı ve kendi askeri giysilerini halktan ayırt edilmemek için sivil kıyafetlerle değiştirdiği kısa bir sahneyle başlıyor. Bir başka deyişle, filmin açılışı 2009 Mayıs-Haziran aylarına denk düşüyor; Sri Lanka hükümetinin Tamil Kaplanları'nı yenilgiye uğrattığı ve liderlerini öldürdüğü zamanlara. Dheepan da Tamil Kaplanları'yla birlikte savaşmış ve yenilgiyle sonuçlanan savaşın neticesinde kampta tanışıp mülteci olabilmek için aile rolü oynadıkları Yalini ve Illayaal'la Fransa'ya göç etmiş bir adam.

Fransa'da kendilerine gösterilen yerin çete savaşlarının yoğun yaşandığı bir yer oluşu Yalini ve Illayaal'daki savaş travmalarını canlandırıyor. Dheepan'ın durumuysa biraz daha farklı. O bunların yanısıra "yenilmiş" bir adam. Uğruna savaştığı değerleri, dahası inancını yitirmiş. Albay'la olan karşılaşmasında "savaş bitti" demesi, sonra düzeltip "benim için bitti" demesi bun
... Devamı
Film, sağ kalan Tamil Kaplanları üyelerinin ölmüş yoldaşlarının cesetlerini yaktığı ve kendi askeri giysilerini halktan ayırt edilmemek için sivil kıyafetlerle değiştirdiği kısa bir sahneyle başlıyor. Bir başka deyişle, filmin açılışı 2009 Mayıs-Haziran aylarına denk düşüyor; Sri Lanka hükümetinin Tamil Kaplanları'nı yenilgiye uğrattığı ve liderlerini öldürdüğü zamanlara. Dheepan da Tamil Kaplanları'yla birlikte savaşmış ve yenilgiyle sonuçlanan savaşın neticesinde kampta tanışıp mülteci olabilmek için aile rolü oynadıkları Yalini ve Illayaal'la Fransa'ya göç etmiş bir adam.

Fransa'da kendilerine gösterilen yerin çete savaşlarının yoğun yaşandığı bir yer oluşu Yalini ve Illayaal'daki savaş travmalarını canlandırıyor. Dheepan'ın durumuysa biraz daha farklı. O bunların yanısıra "yenilmiş" bir adam. Uğruna savaştığı değerleri, dahası inancını yitirmiş. Albay'la olan karşılaşmasında "savaş bitti" demesi, sonra düzeltip "benim için bitti" demesi bunu gösterir nitelikte. Yıllardır varını yoğunu, dahası canını ortaya koyduğu mücadeleden geri düşmüş bir adamla empati kurmaya çalıştım film boyunca. Yalini'nin Illayaal'a kötü davranması- dövmesi- ve sonra günah çıkarırcasına çocuklara nasıl davranıldığını bilmediğini söylemesi ve Illayaal'ın da ona en azından kardeşlerine davrandığın gibi davran demesi, okula giderken diğer çocuklarının annelerinin onları öptüğü gibi öpülmeyi talep etmesi yürek burkan detaylar. Fakat yine de filme gelen ajitatif eleştirilerine de pek katılmıyorum açıkçası. Ya da Türkiye sineması ajitasyonuna öyle batmışız ki, bunlar gözümüze ajitasyon olarak gelmiyor da olabilir. Mesela bu filmi Çağan Irmak'ın çektiğini hayal edin. Okulda oyunlara dahil edilmeyen Illayaal'a ne ağlatırdı sizi, salya sümük. Ama bu filmde kızcağız gitti siz misiniz beni oyununuza almayan dedi, pata küte dövdü. Ezilmişliği göstermenin de bir adabı var canım. Bütün bunlar dışında sonunda Dheepan'ın Kara Murat'a döndüğü sahne "bu ne ya?" dedirtti. Arabayı yakmalar, tek başına insanları haşat edip prensesi kurtaran Mario olmalar fln. O kısım olmamış bence. Epey eğreti durmuş. Üstüne Fransa'dan İngiltere'ye göç edince huzuru bulmuş olmaları "Mutlu Son" yazan Yeşilçam filmi gibi olmuş, olmamış. "İngiltere'nin mülteci politikası Fransa'dan daha iyi" gibi bir mesaj mı giydirilmiş bilmiyorum ama aynı bokun laciverti oldukları aşikar.

P.s: Tamil Kaplanları'nın marşları ne kadar da eğlencelikmiş dedim filmde. Bu da bir örnek olsunwww.youtube.com/watch?v=bI_3UTL2Zus

@cagdasbdy

4 yıl önce

7.2 / 10

Jacques Audiard'ın yönettiği ve 2015 Cannes Film Festivali'nde Altın palmiye kazanan Fransız yapımı film. Sri Lanka'da konuşulan iki dilden biri olan Tamilce ile çekilmiş ilk filmdir ve filmin büyük bir kısmında Tamilce konuşulmaktadır. Filmin ilginç detaylardan biri de filmin baş aktörü Jesuthasan Antonythasan'ın filmde canlandırdığı Dheepan karakteri gibi Sri Lanka'dan Fransa'ya kaçmadan önce Tamil Kaplanları'nda çocuk asker olmasıdır. Yalini ve Illayaal'ı canlandıran oyuncuların ilk defa uzun metrajlı bir filmde oynadıkları göz önüne alınırsa oyunculuklar tatmin edici. Bence filmin en eleştirilebilecek tarafı ise sonu. Daha farklı olsa çok daha iyi olabilirdi.

Sri Lanka'daki iç savaşta ailesini kaybetmiş Tamil Kaplanlarına bağlı bir asker (Jesuthasan Antonythasan), genç bir kadın Yalini (Kalieaswari Srinivasan) ve öksüz bir kız Illayaal (Claudine Vinasithamby). Filmde, birbirini daha önce hiç tanımayan bu üç kişinin yasa dışı olarak Sri Lanka'dan Fransa'ya kaçışı, kaçışları sırasın
... Devamı
Jacques Audiard'ın yönettiği ve 2015 Cannes Film Festivali'nde Altın palmiye kazanan Fransız yapımı film. Sri Lanka'da konuşulan iki dilden biri olan Tamilce ile çekilmiş ilk filmdir ve filmin büyük bir kısmında Tamilce konuşulmaktadır. Filmin ilginç detaylardan biri de filmin baş aktörü Jesuthasan Antonythasan'ın filmde canlandırdığı Dheepan karakteri gibi Sri Lanka'dan Fransa'ya kaçmadan önce Tamil Kaplanları'nda çocuk asker olmasıdır. Yalini ve Illayaal'ı canlandıran oyuncuların ilk defa uzun metrajlı bir filmde oynadıkları göz önüne alınırsa oyunculuklar tatmin edici. Bence filmin en eleştirilebilecek tarafı ise sonu. Daha farklı olsa çok daha iyi olabilirdi.

Sri Lanka'daki iç savaşta ailesini kaybetmiş Tamil Kaplanlarına bağlı bir asker (Jesuthasan Antonythasan), genç bir kadın Yalini (Kalieaswari Srinivasan) ve öksüz bir kız Illayaal (Claudine Vinasithamby). Filmde, birbirini daha önce hiç tanımayan bu üç kişinin yasa dışı olarak Sri Lanka'dan Fransa'ya kaçışı, kaçışları sırasında ve daha sonra Fransa'da iken yaşadıkları üzerinden genel anlamda göçmenlerin çektikleri zorluklar irdeleniyor.

Sonuç olarak izlenmesi gereken filmlerden biri. Ancak Altın Palmiye gibi prestijli bir sinema ödülünü almış olmasına rağmen yılın en iyi filmlerden biri olmaktan uzak.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL