Parazit Yorumları

Parazit filmi detayları

@wingsofgod

3 ay önce

9.7 / 10

ben ilk defa böyle bir film seyreltim ve ilk defa bu kadar ters köşe oldum. yıllardır amerikan kültüründen gelen klişe senaryolardan farklı, kedini her noktasıyla farklı olduğunu hissettiyor. Adeta bir kardelen gibi üstündeki boş havadan oluşan yapıyı yarıp yüzeye çıkmış bir film.
ödül alması gerektiğini düşünüyorum. en iyi senaryo olabilir ya da Song Kang-ho oyunculuğuna ödül gelebilir belki her ikisi de olur. tüm duyguları hissettim ve izlerken son derece gergindim. Sanki yaşıyormuşcasına hissetirdi.

mutlaka izleyin. bu arada cüneyt özdemir'e teşekkürler videolarında o kadar bahsetti ki izlemese olmazdı.
puanım 9,7/10

@siyahtuval

1 ay önce

song kang ho nun sıkı takipkiçisi olarak ben ödül almamasına şaşırıyorum zaten. Ama bu yönetmenin favori oyuncusu o bence :D filmimiz 4 ödül aldı hadi geçmiş olsun

@mehmetm

3 ay önce

sığınak, parazit'in "deus ex machina" sıydı; başka bir şey söylemek istemiyorum film hakkında. benim için hayal kırıklığı oldu

@totkymotky

3 ay önce

Sınıf farkı alışılmışın dışında olarak hafif komediyle tatlandırılmış bir film. "Vaaaoovv, efsaağneee, kesinlikle başyapıııııt" diyemem ama güzeldi, beğendim.
homo homini lupus daha ne kadar güzel anlatılırdı bilemeyiz. insan insanın parazitidir. izlediğinizde parazit isminin neden kullanıldığını anlıyorsunuz. bong joon-ho usta dokunuşu ile aslında bir haklının olmadığı hatta doğrunun dahi olmadığı. en temel içgüdümüz olan fırsatçılığın kendisine imkan bulduğu ilk delikten nasıl fırladığını dengeli bir şekilde aktarıyor. gereksiz marksist okuma abartısına kaçmadan, fularlı olacağım derken şizofrene bağlamadan kritiğine geleceksek;

ilk başta masanızdaki bir böceği öldürüyorsunuz. ilaçlamaları daha da fazlasının ölmesi için kabul ediyorsunuz. derken sürpriz bir şekilde hediye olarak bir kutu içerisinde manzara taşı geliyor. yönetmen ne demek istediğini zaten ki-woo ile bize göstererek perdeyi açıyor. "ne kadar metaforsal" yani bir kaç kere bunu dile getirip film diline dair ipuçlarını bırakıyor. ki-woo'nun arkadaşı ilk parazitliği yapıp işini arkadaşına yıkıyor. pizzacıda işe girmeye çalışıp, wifi kull
... Devamı
homo homini lupus daha ne kadar güzel anlatılırdı bilemeyiz. insan insanın parazitidir. izlediğinizde parazit isminin neden kullanıldığını anlıyorsunuz. bong joon-ho usta dokunuşu ile aslında bir haklının olmadığı hatta doğrunun dahi olmadığı. en temel içgüdümüz olan fırsatçılığın kendisine imkan bulduğu ilk delikten nasıl fırladığını dengeli bir şekilde aktarıyor. gereksiz marksist okuma abartısına kaçmadan, fularlı olacağım derken şizofrene bağlamadan kritiğine geleceksek;

ilk başta masanızdaki bir böceği öldürüyorsunuz. ilaçlamaları daha da fazlasının ölmesi için kabul ediyorsunuz. derken sürpriz bir şekilde hediye olarak bir kutu içerisinde manzara taşı geliyor. yönetmen ne demek istediğini zaten ki-woo ile bize göstererek perdeyi açıyor. "ne kadar metaforsal" yani bir kaç kere bunu dile getirip film diline dair ipuçlarını bırakıyor. ki-woo'nun arkadaşı ilk parazitliği yapıp işini arkadaşına yıkıyor. pizzacıda işe girmeye çalışıp, wifi kullanmaya çalışıyorlar. olayları başlatanın taş olması ile bir fransız mizahı tadında olayların sarpa sarışını görüyoruz. tüm aile kendi maaşını almak için yalanlarla biribirlerini tavsiye edip işlerini görme planı kuruyorlar ardından ilk fırsatta burjuva aile kampa gidince de evi diledikleri gibi kullanıyorlar. alt gelir grubundan kimseleri film başında masum zannederken woo'nun ailesi teker teker fırsatçılığa ve ayak oyunlarına başvuruyor. ancak bunu iyi niyetleri ile yaptıklarını düşünürken, aslında hayatta tutunmak için burjuvazi evinin diğer çalışanlarının da hayatlarını gözlerini bile kırpmadan yıkabildiklerine şahit olup joon-ho yorumunda "bir haklının" olmadığını görüyoruz. evet film vahşi kapitalizm hicvi taşıyor. dahası ev hizmetçisi de aileyi kullanıyor. burjuvazi aile de daha güvenilir imkanlar adına çalışanlarını çıkartmaktan da çekinmiyor. filmde kimse memnun değil herkes şikayetçi. kimse tatmin olmuyor açgözlülük var. filmde hiç kimse masum değil. filmde herkesin bir sırrı var sanıyorum ki dikkatlice izlesek burjuvazi karı-koca diyaloglarından bir şeyler çıkarabiliriz.

genelde insanlar tablolara bakıp sanatsal analizi veya o hissi yaşamaya çalışır bunu filmlerde sık yaşayamazsınız. ama parasite hem akademik hem de öznellik açısından çok örnek teşkil edici sıradışı bir film. bu kadar karanlık atmosferi ilk bir saat mizahi neşeli bir dille anlattı. hiç birimiz yaşananları korkunç kabul etmedik, hizmetçinin ve şoförün kovulmasını görmedik bile. bu görmemek önemli yönetmen bunu yakalamak istiyor zaten. kovulduğunu düşündüğümüz eski hizmetli eve geri geldiğinde film aksiyon moduna geçip tarzını değiştiriyor. bu şekilde giderek yükselen tempolara bayılırım bana orkestra hazzı veriyor ki film o noktadan sonra sadece yükseliyor.

evin içinde hiç bilmediğimiz merdivenaltı klostrofobik odaya girdiğimizde aslında film dilinin değişmesi ile birden insanların pislik yüzünü görüyoruz. insan doğasının içindeki gerçek dışarı çıkıyor. 5 dk önce acınası yüz ifadesi ile kocasını besleyen kadın şantaja başlıyor ve insanın içindeki vahşet kendisini bırakıyor. sonrasında tamamen bir vahşet ve şiddet ile olaylar sarpa sarıyor bizim aile hizmetçi ve kocasını neredeyse öldürmekten çekinmiyor. bolca merdiven yukarı- aşağı sistematiği kullanılarak sahnelerde bizim aile yatak altında saklanarak her daim burjuvazinin altında kalıyor.

mahsende tutulan adam mors alfabesi ile ışığı açarken ev sahibinin yolunu aydınlattığını görebilirsiniz. kriz geçiren evin küçük çocuğunun çizdiği tablo aslında o mahsendeki adamın yüzü. yönetmenin manzara taşı, baba-oğul dışında gizlediği bir görülme olayı var. bunun için ışık ampül ve mors iletişim simgesi güzel. görülmeyenler vurgusu. çünkü yatakta burjuvazi karı koca sevişirken önce adam kokunun iğrençliğinden şoför babayı anlatırken aynı koku karısına geldiğinde "çekici" olup sevişiyor. yağmur bizim ailenin evini yok ederken, burjuvazi kadın telefonda "iyi ki yağmur yağdı party hazırlıyoruz" diyebiliyor. birisinin kırıntısı bir başkasının ekmeğidir sonuçta.

manzara taşı'na gelecek olursak. taş ile hikayemiz başlıyor. senaryonun ikinci kırılma noktası evi su basması zaten ki-woo taşı su bastığında buluyor. taş neden taşınır? ağır olduğu için yükü temsil ediyor. .evleri telef olduğunda, ailesini bu işe bulaştırdığı için o yükü taşımak zorunda taş bu yüzden yanında. hatta neredeyse ölümüne sebep oluyor. zaten ki-woo merdivenden inerken taş ağır geliyor ve elinden düşürüyor olaylar sonuçlandığında taşını uyumlu bir yere bırakıyor. ki-woo kendisini burjuvazide huzursuz hissettiğini oraya ait olmadığını kız arkadaşına bahsetmişti. macera sonlanıp geleceğini planladığında o taşı benzerlerinin olduğu nehire bırakıyor.

filmdeki bir başka güzel nokta. ki-woo babası ile konuşurken "planlar yapma. hep aksilik çıkar" diyor. filmin sonunda görüyoruz ki babasını kurtarmak için plan yapan ki-woo gene hayaline kavuşamıyor ve bir aksilik çıkıyor.

@ravenna

4 ay önce

9.4 / 10

Bong Joon-ho'nun sihirli ellerinden yayılan bu muhteşem 'koku'üzerime sinmeyi başardı.Başımı döndürdü.Çok beğendim.

@senakaymak

4 ay önce

8.5 / 10

Sınıf çatışmasını genelde acıma ile hislerimize sunarlardı. Parazit bu noktada da sarsıcı bir film. galiba ancak dönemine bu kadar hakim biri başka bir pencere açabiliyor duvarda. karakterleri ve olayları sınırlarda gezdirmesine rağmen olağan dışı ya da günlük yaşantımızdan kopuk dedirtmiyor. Joon-ho Bong bulunduğumuz bu gerçeklik zeminine o kadar güzel ve hayran bırakıcı bir şekilde taşları döşüyor ki, yarattığı labirentte kendi isteğimizle onun getirdiği yerde yığılıp kalıyoruz. Joon-ho Bong reis sen bize ne yaptın o koku neydi öyle?

@siyahtuval

4 ay önce

8 / 10

ımmm ben koyu bir Song Kangho hayranıyımdır. Bir kere o adam varsa filmde izlenilir.Hele yönetmen Bong joonho ise kesinlikle izlemeye şans verilir. Aile babasını (lee sun kyun) bilen bilir Korenin bay sesi olarak bilinir :) Keşke daha çok konuşsaymış:)) zira özemiştik my mister dizisinden sonra neyseee Dürüst olmak gerekirse çok çok güzel filmler daha var ama konunun dolu olması ve insana açıktan mesajı iletiyor olmasıyla başarılı bir film. ben beğendim. oyunculara zaten lafım yok filmin ismi -koku- olabilirmiş alında :D

@ozan-taylan

4 ay önce

Az kalsın ilk yarım saat sonunda bırakacaktım. Ne büyük kayıp olurdu.

@sabiha

4 ay önce

8 / 10

Geçtiğimiz perşembe günü Saat 21:00 seansı Kadıköy Sinemasına gittik PARAZİT filmini izlemeye yer kalmamış üzülsem mi sevinsem mi bilemedim vizyonda Recep İvedik lağımı varken bir festival filminin kapalı gişe olmasına sevinmeye karar verdim ve Capitole geçtik 21:45 seansına, ders çalışırken artık gideyim ya vizyondan kalkarsa korkusuyla gittim iyi ki de gittim.

Gidin izleyin; festival filmi izlemeyene de uyar gişe filmi olur, metaforları anlamayana kara mizah olur, action arayana gerilim, sosyal sınıf farklılıklarını, burjuvaziyi, kapitalizmi okuyana politik film türünde olur üstelik bunu yaparken çok basite indirgeyip anlatsan türk filmlerindeki yalı çalışanlarının günümüz türk tv dizilerindeki yalı çalışanlarına dönüşen skandallara karışan tiplemeleriyle karıştırabileceğin bir senaryoyu öyle bir sunar ki alkışlatır kafam hala yerinde değil dağınık yazdım, sinemayı sanat olduğu bilinciyle yapanlar çok yaşasın...

Ölümü anlamayanlar olmuş ha
... Devamı
Geçtiğimiz perşembe günü Saat 21:00 seansı Kadıköy Sinemasına gittik PARAZİT filmini izlemeye yer kalmamış üzülsem mi sevinsem mi bilemedim vizyonda Recep İvedik lağımı varken bir festival filminin kapalı gişe olmasına sevinmeye karar verdim ve Capitole geçtik 21:45 seansına, ders çalışırken artık gideyim ya vizyondan kalkarsa korkusuyla gittim iyi ki de gittim.

Gidin izleyin; festival filmi izlemeyene de uyar gişe filmi olur, metaforları anlamayana kara mizah olur, action arayana gerilim, sosyal sınıf farklılıklarını, burjuvaziyi, kapitalizmi okuyana politik film türünde olur üstelik bunu yaparken çok basite indirgeyip anlatsan türk filmlerindeki yalı çalışanlarının günümüz türk tv dizilerindeki yalı çalışanlarına dönüşen skandallara karışan tiplemeleriyle karıştırabileceğin bir senaryoyu öyle bir sunar ki alkışlatır kafam hala yerinde değil dağınık yazdım, sinemayı sanat olduğu bilinciyle yapanlar çok yaşasın...

Ölümü anlamayanlar olmuş halbuki baba aslında öldürdüğü adamla paylaştığı kaderi biliyordu "koku" yoksulluğun nişanı gibiydi ve Bay Park o kokuyu aşağılayıcı hareketiyle babanın üzerinden söküp atamadığı kokunun ağırlığıyla geçirdiği cinnetin anlamı oldu

@poormf

4 ay önce

5 / 10

Anlatım biçimi birbirinden kopuk, iki öykünün birleştirilmesiyle kotarılmış gibi görünen, temel birtakım çelişkilere dokunuyor olsa da sınıf farklılığını anlatma iddiasıyla yola çıkan film fazlasıyla karikatürize ve yüzeysel... 50/100
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL