Tavşan Jojo Yorumları

Tavşan Jojo filmi detayları

@filmist

1 hafta önce

7.5 / 10

Nazi dönemini komedi ve dramla harmanlayıp nazi etkisinde büyüyen bir çocuğun gözünden değişik bir şekilde aktarılmış.
yahudilere düşman olarak büyüyen Jojo'nun yahudi bir kızla imtihanı.
"barış elçisi kurtarıcı" abd nin bayrak propagandasına anlam veremedim
Güzel vakit geçirmek için izlenir.
M

@muratozen34

1 hafta önce

9.5 / 10

Gerçekten konunun işleniş tarzıyla, oyunculuklarıyla mükemmel bir film olmuş. Masal gibi anlatıp savaşın acımasızlıklarını tokat gibi çarpmıştır. Etkilenmemek elde değil.

@basribabam

2 hafta önce

8 / 10

İnsan bu filmde Almanya'nın o yanmış yıkılmış perişan halini görünce "iyi ki bizim Hitler gibi ülkesini yıkıma götürecek, dünya liderliği takıntısı olan çılgın liderlerimiz olmadı" diye düşünmeden edemiyor. Her ne kadar mizahi bir dille anlatmaya çalışsalar da dram yanı oldukça ağır basan ders niteliğinde bir filmdi. Tavsiye ederim, çoluk çocuk izleyin...

@ksantippe

1 ay önce

nasıl anlatayım.. hem tatlı hem ekşi hem acı.. hem bir masal.. hem bir tokat gibi gerçek..
M

@mutsuzfare

1 ay önce

9 / 10

rosie! kalbimden vurdun..

@ruby

1 ay önce

Sonda geçen Amerika bayraklı asker hariç çok beğendiğim film. Farklı bir bakış, müthiş oyunculuklar, etkileyici bir sinematografi.
D

@dikkon

1 ay önce

7 / 10

Bunalttı, sıktırdı... Çocuk filmi bu arkadaşım oscar adaylığına falan güvenmeyin. Zaten bu konudan adaylık çıkmazsa şaşardım.

@maverick16

1 ay önce

8.3 / 10

Taika Waititi sen hep bu tarz projelerde ol, Marvel'la falan vakit kaybetme.

@rieux

2 ay önce

Filmin bazı klişeleri var ama yine de sevimli olmuş. Görüntüleri çok güzel. Başroldeki çocuk da oldukça iyi oynamış.

@sagaris

2 ay önce

7.9 / 10

Eski bir tartışma: Soykırım'ın mizahı olabilir mi?

İlk önce Charlie Chaplin, 'Büyük Diktatör'ü (The Great Dictator) yaptı. Hitler, 1940'ta çekilen bu filmde mizahi olarak eleştiriliyordu. Filmdeki balon sahnesini sanırım herkes bilir. Ama filmi Theodor Adorno eleştirmekte gecikmez: 'Faşizmi hafife alıyor, yaşanan vahşeti gizliyor.'

Filmde, Hitler'in ne derece aptal ve boyundan büyük işler yapan bir aciz diktatör özentisi olduğu resmedilmiştir. Ama Chaplin bu filmi yaptığında, 'toplama kampları' ve insanların gaz odalarında yakılması olgusu ortada yoktu. Chaplin daha sonra, 'kamplarda yapılanları bilseydim, filmi yapmazdım' demiştir.

Roberto Benigni'nin 'Hayat Güzeldir' filmi, yirmi iki yıl evvel çekildi, belli bir çerçevede beğenildi de, tartışma canlandı: 'Soykırım bir 'eğlence konusu' olabilir mi?'

Ernst Lubitsch'nin 'Olmak ya da Olmamak' filmi (To Be Or Not To Be) bir Nazi kara-komedi filmiydi. Dany Levi'nin Führerim (Mein Führer) filmi de bu türdendir. Artık Hitler'i 'tiye ala
... Devamı
Eski bir tartışma: Soykırım'ın mizahı olabilir mi?

İlk önce Charlie Chaplin, 'Büyük Diktatör'ü (The Great Dictator) yaptı. Hitler, 1940'ta çekilen bu filmde mizahi olarak eleştiriliyordu. Filmdeki balon sahnesini sanırım herkes bilir. Ama filmi Theodor Adorno eleştirmekte gecikmez: 'Faşizmi hafife alıyor, yaşanan vahşeti gizliyor.'

Filmde, Hitler'in ne derece aptal ve boyundan büyük işler yapan bir aciz diktatör özentisi olduğu resmedilmiştir. Ama Chaplin bu filmi yaptığında, 'toplama kampları' ve insanların gaz odalarında yakılması olgusu ortada yoktu. Chaplin daha sonra, 'kamplarda yapılanları bilseydim, filmi yapmazdım' demiştir.

Roberto Benigni'nin 'Hayat Güzeldir' filmi, yirmi iki yıl evvel çekildi, belli bir çerçevede beğenildi de, tartışma canlandı: 'Soykırım bir 'eğlence konusu' olabilir mi?'

Ernst Lubitsch'nin 'Olmak ya da Olmamak' filmi (To Be Or Not To Be) bir Nazi kara-komedi filmiydi. Dany Levi'nin Führerim (Mein Führer) filmi de bu türdendir. Artık Hitler'i 'tiye alan' bir sinema kuşağı olduğunu biliyoruz.

Milyonlarca insanı öldürmüş Hitler rejimi ve Naziler hakkında mizahi filmler yapılabilir mi? Bu, faşizm ve soykırım gibi korkunç suçları sulandırmak ve kurbanların hatırasına saygısızlık olmaz mı? Avrupa ülkelerini yakmış yıkmış, Avrupa'nın ortasında ölüm kampları kurmuş, çocuk kadın yaşlı demeden insanları yakmış, dünyayı kana bulamış, sadece Sovyetler Birliği'nde milyonların ölümüne yol açmış bir barbarlık rejimi, yeni kuşaklara komedi tadında gösterilebilir mi? Bu tip filmler, onu teşhir etme ve gerçek niteliğinin anlaşılmasına katkıda bulunma ihtiyacına zarar vermez mi? Sorular bunlardır.

Dersimli aydınlar buna benzer bir tartışmayı, 1938'i anlatan Dersim adlı romanda, roman yazarının erotik ve pronografik sahneleri sıkça işlemesi nedeniyle yapmışlardı. Dersim aydınları, yazarının ısrarlı itirazlarına rağmen, 'soykırımın pornosunun olamayacağı' noktasında ekseriyetle birleşmiş gibiydiler. Dersim '38'in -belgeseller sayılmazsa- henüz filmi yapılmadı.

Şimdi bu netameli konu, yeni bir sinema filmiyle aktüel hale geldi: Rabit Jojo filmi gösterime girdi. Taiki Waititi'nin yeni filminde heyecanla Nazi olan 10 yaşındaki bir çocuğun faşizmle sınavı mizahi olarak resmediliyor. Film, 'nefret karşıtı bir hiciv' sloganıyla seyirciyle buluşuyor.

Belli ki konu bu defa dünya çapında tartışılacak ve bu tartışma öyle kolay sonlanmayacak.

Bu tür filmler, ilk olarak soykırım meselesini Hitler ve etrafındaki 'bir kaç çılgının' kişisel kararı olarak göstermiştir. Oysa soykırıma adım adım gidilmiş, Alman ve uluslararası sermaye bu eyleme onay vermiştir. Hitler'in Sovyetler Birliği'ne yönelmesi ve sosyalizmi yıkması, batılıların başta gelen beklentisidir. Normandiya Çıkarması bu yüzden 'gecikmiştir'. İkincisi, bu filmlerde sermaye egemenliğinin bir biçimi ve 1930'larda uluslararası bir devlet yönetim modeli olan faşizm gizlenir. Üçüncüsü, bu filmlerde sınıf mücadelesi yoktur; 'iyiler' ve 'kötüler' vardır; Tavşan Jojo'da bu 'iyi'lerdendir. Dördüncüsü, bu filmlerde bir avuç yönetici hariç halk 'masum'dur, oysa 'faşizme halkın verdiği destek ya da göz yumma' eleştirilmesi gereken bir vakadır. Son olarak, bu filmlerde 'kapitalizm eleştirisi' bulamazsınız, yalnızca 'kötü adamlar'la alay izlersiniz.

Hitler, Naziler ya da başka soykırım zanlıları 'komik' değildir, onlar 'korkunç' insanlardır. Bu sebeplerle ben, 'soykırımın mizahı olmamalı' görüşüne yakınım.

(Hüseyin Aygün, 1 Şubat 2020, Dersim)
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL