The Menu Yorumları

The Menu filmi detayları

@ucuzmiskin

3 gün önce

Mutfak ve mutfak hakkındaki literatürün psikolojik yönü ağır basan bir senaryoya uyarlanması konunun koptuğu yerler olsa da filmi ilginç kılıyor. Film Tyler'ın kişiliği ve Margot'un hikayede yer alış şekliyle yoğunlaşıyor, Tyler'ın kendini asması Margot'un birini öldürmesiyle seyrekleşiyor. Çizburgerin ve çizburgere kadarki menünün irdelenmesi ve Margot'un tek başına adadan ayrılmasıyla çözümleniyor. Şak'şak...

@jessamina

5 gün önce

7.4 / 10

Ralph Fiennes öyle iyi oynamış ki filmin genelinde ki huzursuzluğu, tedirginliği içimde hissederek seyrettim. Değişik bir gerilimdi, beğendim. Veeee bundan sonra daha sık cheeseburger yiyebilirim :) Basit deyip geçmeyin bazen en doğru tercih olabilir :)

@korsanadam

1 hafta önce

5 / 10

Sırf Ralph Fiennes için sonuna kadar sabredebildiğim bir filmdi. Hikayesi ucuz. Baş karakterin motivasyonu hikaye için yetersiz. Olaylar gelişmiyor. Sonu saçma.

@dogan_ay

1 hafta önce

İzlenmesi gereken bok gibi film. Şefin odasında kendi gazete anıları çok klasik. Ayrıca bi noktadan sonra şaşırtmıyor. Sahil güvenlik sahnesi çok belliydi. Ayrıca margot hanım kızımız fıçıyı restoran girişinden restoranın ortasına kadar sessiz sedasız getirdi de son anda tekme ile ses çıkartıp mı dikkat çekti. Filmden çıktığım bi sahneydi resmen. Sadece iki sahnede güldüm komedi türüne koyulur mu film bilemedim. Fikir yaratıcı ve pahalı bi film diye güzel sanılabilecek bi film. Benzer film izlemek isteyenler olursa dont look up, the square ve platform diyebilirim.

@stiff

2 hafta önce

6.5 / 10

Keyifle izledim ama eksiklikler çok göze çarptı. Bir kere araştırmadan anlaşılmayan sahneleri var. Filmi izledikten hemen sonra soru işaretlerimi gidermek için yorumlarına baktım. Beğendiğini söyleyenlerle hiç beğenmediğini söyleyenler çok fazla. Mesajlar verildiği açık, yemek sektörüne olan eleştirilere tamamım. Ama bu mesajlar neler ? Ortalama bir izleyici neleri kaçırdı ? Beğendiklerini söyleyenler, mesajları övenler bunların neler olduklarına pek değinmemiş. Dolayısıyla kafamda çok soru işareti kaldı. Yan karakterlerin sırf neden orada olduklarını gösteren ufak tanıtımları oldu ama genelde tam olarak "yan" karakter gibi takıldılar. Son ana kadar merak duygusunu taze tutuyor ama bu merağın karşılığını bence tam olarak vermiyor. Beğenmedim diyemem ama eksiklerini ve daha güzel bir film olabileceğini hissettim.

@samsaara

2 hafta önce

8 / 10

Çok uzun süredir beklediğim film sonunda izleyebildim. Beklentiyi çok yüksek tuttuğumu düşünüyorum film kötü değil hatta çok çok güzel ben çok daha fazla şey bekliyordum. Herşey çok iyi ilerlerken sonu biraz zorlama olmuş gibi sonuyla beni tatmin etmedi ama onun dışında sanat ekibinin ellerinden öpülür gerçek bir görsel şölen vardı renkler mekan kostümler bayıldım filmin en etkileyici noktaları bence. Birde yemek üzerinden oluşturulan kavramsal hikayeler de filme çekicilik katmış.

@zenobiaa

2 hafta önce

8.7 / 10

oyunculuklar mükemmel….bi sürü alt metin çıkarabilirsiniz kendinizce ben bayıldım.

@kumcular

3 hafta önce

8.4 / 10

Günümüzde populerlik kavramının geldiği noktada, fenomen olup Dünya'nın her tarafına çok kısa sürede ulaşabiliğinde yaşadığı güç zehirlenmesiyle, kendini önce sanatçı, sonra yarattığı eserlerle ilah moduna çıkaran karakterler düşünmek mümkün. Konunun mutfakta oluşturulmuş kara mizahı diyebilirim film için.
Oyunculukları özellikle Ralph Fiennes'i, oluşturulan ortam ve sanat tasarımını, görselliği oldukça başarılı buldum.
İzledikten sonra düşünmeden edemedim, bugün Messi'yi dürtenler, yarın başkalarını dürter mi? Bu konuda tercih edilelecek sosyo ekonomik sınıfa erişmek için hiçbir fedakarlıktan kaçmayacak olanlarda olacaktır. Buda ayrı bir ironi.

@maryrose

3 hafta önce

6.9 / 10

gerilim, kara mizah türünde bir film. senaryo fazla zorlama. işlenen konuya göre ortaya daha kaliteli bir iş konulabilirmiş, hiciv yapıcaz diye çok kasmışlar. beğenmedim.

@furkandgn9

3 hafta önce

7.3 / 10

Film iyi bir aşureydi. Benim yemek bilgimle paralel olarak yemek metaforum da bu seviyede olacak. Ama korkmamak lazım, hitap kitlesi ben ve benim gibiler. Çok steril bir mutfak ve inanılmaz özenli yemekler konumuz olsa da film bile isteye derinleşmeyip, yüzeysel kalıyor. Bütün arketipleri bir mutfağa toplayıp, onları olabildiğince karikatürize ediyor. Bu bir problem mi peki? Bence değil. Elbette bu kadar özgün bir konu seçilmişken sınırlarımı daha çok zorlayacak bir iş izlemek isterdim. Ama eser ne yapmak istediğini ve düzeyini biliyor.

12 müşteri Şef Slowik'in özel adasına tadım yapmak için gidiyorlar. Yönetmen bu adada bir problem olduğunu göstermek ve bizi hazırlayıp marine etmek için kamerasını iyi kullanıyor. Bakın yine yemek metaforu yaptım, artık nasıl etkilendiysem. Anya'nın oynadığı Margot karakteri iki kez çok net şekilde arkaya bakıyor ve içten içe huzursuz olup geri dönmek istiyor. Ancak filmin tamamında olduğu gibi karakterler gerekli tepkiyi veremiyorlar. Bu noktada g
... Devamı
Film iyi bir aşureydi. Benim yemek bilgimle paralel olarak yemek metaforum da bu seviyede olacak. Ama korkmamak lazım, hitap kitlesi ben ve benim gibiler. Çok steril bir mutfak ve inanılmaz özenli yemekler konumuz olsa da film bile isteye derinleşmeyip, yüzeysel kalıyor. Bütün arketipleri bir mutfağa toplayıp, onları olabildiğince karikatürize ediyor. Bu bir problem mi peki? Bence değil. Elbette bu kadar özgün bir konu seçilmişken sınırlarımı daha çok zorlayacak bir iş izlemek isterdim. Ama eser ne yapmak istediğini ve düzeyini biliyor.

12 müşteri Şef Slowik'in özel adasına tadım yapmak için gidiyorlar. Yönetmen bu adada bir problem olduğunu göstermek ve bizi hazırlayıp marine etmek için kamerasını iyi kullanıyor. Bakın yine yemek metaforu yaptım, artık nasıl etkilendiysem. Anya'nın oynadığı Margot karakteri iki kez çok net şekilde arkaya bakıyor ve içten içe huzursuz olup geri dönmek istiyor. Ancak filmin tamamında olduğu gibi karakterler gerekli tepkiyi veremiyorlar. Bu noktada geçen yılın iyi korku filmlerinden Speak No Evil ile benzer bir noktaya oturuyor The Menu. İzleyiciyi hazırlayıp germe süreçleri de benziyor üstelik. Ancak The Menu sinematografisinin de daha üstün olmasıyla bunu daha iyi yapıyor.

Yükseliş noktalarıyla Midsommar, Hereditary gibi Ari Aster filmlerine yakınsayan bir eser var karşımızda. Ancak film "seyirciyi şok etmem gerek" diye öyle bir kasılıyor ki bazı anların görkemini kendi kendine silip atıyor. Sahnenin sonunda ne olacağını 1 dakika önceden tahmin etmek şok etkisini azaltıyor. Akış Midsommar örneğinde olduğu gibi doğal olamıyor.

Göze parmak anlarına, yüzeysel karakterlerine, zorlama adrenalin yükseltme çabalarına rağmen iyi sinematografisi, net yazılmış ve herkese geçebilecek karakter motivasyonları, iyi başrol oyunculukları, gastronomi üzerinden ilerleyen özgün tema seçimi ile vasatın üzerinde bir film var önümüzde. Özellikle her şeyi bildiğini sanan karakterler, vergi kaçırarak zengin olanlar, etrafına olmadığı birini satanlar bana çok tanıdık geldiler. Şef Slowik'in dediği gibi anı yaşayarak, inanılmaz haz alarak tatmadım ama yedim. Film de bize, "çok kasmayın, cheeseburger yiyin" diyor zaten. Aradığımı bulamadım ama keyif aldım.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL