Ah Gözel İstanbul Yorumları

Ah Gözel İstanbul filmi detayları

@samsaara

1 ay önce

6.5 / 10

Bence gayet iyi bir belgeseldi. İlk basta sunu söylemek istiyorum modern hayat modern insan diye diye dünyanın içine siçtik resmen. Film için görselliği ve anlatımını sevdim. şu dikkatimi çekti tarihi yapılara nasıl sahip çıkamadığımızı ve o tarihi yapıların arasına modern yapılar (!) koyarak nasıl bir şehir planlaması olmaması gerektiğini gösterir gibiydi.

@mgkgunay

4 ay önce

Belgeselin çıkış fikrini beğendiğimi söyleyebilirim. Fakat hedefi neydi, ne amaçladı? Bunları kafamda netleyemedim. Kameranın hareketli hali İstanbul’a yeni geldiğinde her yeri gezmek isteyen fakat hiçbir şeyden tat alamayan kuzenimi hatırlattı bana. Sonlara doğru gerçekten yorulduk, aynı İstanbul’u gezdikten sonra eve dönüş yolunda hissettiğimiz yorgunluk gibi bir yorgunluktu bu. Gösterilenler ve anlatılanlar oldukça soğuktu. Bilinçli bir tercih miydi bu bilmiyorum. İzlerken içimden İstanbul ne kadar çirkin bir yer diye geçirdim. Eski ve meşhur güzelliğine dair hikayeler dinlediğimiz şimdilerde ise yaşlı ve ölmek üzere olan bakımsız ve kimsesiz bir kadın gibi. Elbet belgeselin böyle hissettirmesi biraz da İstanbul’dan kaynaklı; karmaşa, gürültü, inşaat, kendinden olmayana saygısızlık, tarihe saygısızlık, doğaya saygısızlık, zengin sınıfın bölgesel ayrıcalıkları vs.vs...
Tüm bunlar İstanbul’un yeni simgeleri diyebiliriz, haliyle duygulardan arınmış bir belgeselin gösterecekleri de bunl
... Devamı
Belgeselin çıkış fikrini beğendiğimi söyleyebilirim. Fakat hedefi neydi, ne amaçladı? Bunları kafamda netleyemedim. Kameranın hareketli hali İstanbul’a yeni geldiğinde her yeri gezmek isteyen fakat hiçbir şeyden tat alamayan kuzenimi hatırlattı bana. Sonlara doğru gerçekten yorulduk, aynı İstanbul’u gezdikten sonra eve dönüş yolunda hissettiğimiz yorgunluk gibi bir yorgunluktu bu. Gösterilenler ve anlatılanlar oldukça soğuktu. Bilinçli bir tercih miydi bu bilmiyorum. İzlerken içimden İstanbul ne kadar çirkin bir yer diye geçirdim. Eski ve meşhur güzelliğine dair hikayeler dinlediğimiz şimdilerde ise yaşlı ve ölmek üzere olan bakımsız ve kimsesiz bir kadın gibi. Elbet belgeselin böyle hissettirmesi biraz da İstanbul’dan kaynaklı; karmaşa, gürültü, inşaat, kendinden olmayana saygısızlık, tarihe saygısızlık, doğaya saygısızlık, zengin sınıfın bölgesel ayrıcalıkları vs.vs...
Tüm bunlar İstanbul’un yeni simgeleri diyebiliriz, haliyle duygulardan arınmış bir belgeselin gösterecekleri de bunlardan fazlası olmayacaktı.

Sarılı adamı anlamadım. Galiba yukarıda bahsettiğim İstanbul’u gezmeye gelen kuzenimi temsil ediyordu. Oradan oraya boş boş yürüyüp yoruldu garibim. Onun yapmaya çalıştığı seyyahlığı kamera ve dış ses başarıyla yapıyordu zaten. Belgesele katkısı cidden tartışılır. Sık sık, "Neden orada var?" diye düşündüm.

Beğendiğim nokta ise tabii ki de Cemal Kafadar’ı görmekti. 10/4
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL