Kaybedenler Kulübü Yorumları

Kaybedenler Kulübü filmi detayları

@holyghost90

1 ay önce

Sistemin kölesi olmuş sıradan insanlara göre bir film değil bu.Siz sabah 8 akşam 5 işinize gidip tv'de boktan türk dizilerini izleyin.

@iamgzde

1 yıl önce

Her sene mutlaka 2 veya 3 kez izlemeye çalıştığım, radyo konuşmalarını dinlerken ne kadar derin düşünebilen insanlar var demekki içimizde diye düşündüğüm, yer yer farklı kültürlere aşina olduğum efsane bir türk yapımı.

@ustunkoru

2 yıl önce

6.9 / 10

radyo kayıtları yüklenmeye başlamış ;http://www.1990kk.com/

@this-guy

2 yıl önce

5.4 / 10

Filmin iyi veya kötü olmasından ziyade insan eleği olarak kullanılacak bir film.

Bu filmi seven insanlar genelde içinde geçen aptalca sözler için seviyor ve buda filmi seven insanın hayata bakış açısını belli ediyor.

@zagros

2 yıl önce

8 / 10

tek kelimeyle 'buruk' bir filmdi...

@seinfeld

2 yıl önce

uzun zamandır izleme listemde olan bir filmdi birçok kişinin söylediği gibi Türk sineması içinde benzeri olmayan farklı bir film. Sait Faik hikayeleri gibi hayattan kesitler anlatan, sakin bir film. Yani belli bir olay örgüsü yok, merak unsuru da yok ama asla sıkıcı değil. Yalnızlık, kendine ve topluma yabancılaşma, iç sıkıntıları, ıssız adamlık... Hepimiz zaman zaman bu duyguları yaşıyoruz ama hayatımızı istediğimiz gibi şekillendiremiyoruz. Buna cesaretimiz yok biraz sızlansak da 'çok şükür' deyip yola devam ediyoruz. Mete ve Kaan ise bunu başarmışlar. Toplum kaidelerine uymasa da dilediklerini söyleyip, dilediklerini yapıyorlar ve kendilerini değiştirmiyorlar. Ya da sırtı pek karnı tok oldukları için entel hezeyanlar da olabilir.

Kaan'ın Zeynep'e aşık olmasının sebebini pek anlayamadım. Yani onu diğer kadınlardan farklı kılan neydi ki? Eğitimli olması mı, ilk geceden yatmaması mı? Daha sonradan Kaan'ı değiştirme çabaları da ayrılık sebebinin
... Devamı
uzun zamandır izleme listemde olan bir filmdi birçok kişinin söylediği gibi Türk sineması içinde benzeri olmayan farklı bir film. Sait Faik hikayeleri gibi hayattan kesitler anlatan, sakin bir film. Yani belli bir olay örgüsü yok, merak unsuru da yok ama asla sıkıcı değil. Yalnızlık, kendine ve topluma yabancılaşma, iç sıkıntıları, ıssız adamlık... Hepimiz zaman zaman bu duyguları yaşıyoruz ama hayatımızı istediğimiz gibi şekillendiremiyoruz. Buna cesaretimiz yok biraz sızlansak da 'çok şükür' deyip yola devam ediyoruz. Mete ve Kaan ise bunu başarmışlar. Toplum kaidelerine uymasa da dilediklerini söyleyip, dilediklerini yapıyorlar ve kendilerini değiştirmiyorlar. Ya da sırtı pek karnı tok oldukları için entel hezeyanlar da olabilir.

Kaan'ın Zeynep'e aşık olmasının sebebini pek anlayamadım. Yani onu diğer kadınlardan farklı kılan neydi ki? Eğitimli olması mı, ilk geceden yatmaması mı? Daha sonradan Kaan'ı değiştirme çabaları da ayrılık sebebinin yapay bahaneleri olarak göründü bana. Sonuçta bu kadın adamı az çok bilerek, tanıyarak başladı bu ilişkiye sonradan 'haberim yokmuş' gibi tavırları pek inandırıcı gelmedi. Zaten tüm kadınlar arka planda duran birer süs eşyası gibi sadece yatmaya yarayan ya da en sonunda denildiği gibi seni değiştirmeye çalışan tipler olarak gösterilmiş.
F

@fatmaa

4 yıl önce

Ergen edebiyatı

@erutururu

4 yıl önce

Tolga Örnek'in diğer filmlerinden çok farklı, neredeyse taban tabana zıt bir üsluba sahip Kaybedenler Kulübü. Son dönem eleştirel Örnek filmlerine nispeten sığ bir yapım. İnsan, Devrim Arabaları ile bu film aynı yönetmenin elinden mi çıktı diye sormadan edemiyor.

Kaybetmek için çırpınan, bir avuç kelli felli, idealist insanın yerinde; idealist kelimesine götüyle gülen, çoktan kaybetmiş bir jenerasyon duruyor bu filmde. Hoş konuşan, bazen de boş konuşan iki insanın hikayesi aslında Kaybedenler Kulübü. Biraz havai, çokça geveze, tıpkı radyo başında program başlasın diye bekleyen insanlar gibi, her sinemaseverin kendisine pay çıkarabileceği bir yapım.

Filmde alternatif edebiyata ciddi bir saygı duruşu söz konusu. Baştan sona Palanhiuk kokan hikayesi bir yana, oradan buradan fırlayan alıntıları, her anı bira kokan tiradlarıyla, bakış açınıza göre hayatınızın filmi ya da beş para etmez, leş bir küfür kakofonisi. Kaybetmeyi bile beceremeyen iki ahbabın, uğruna güç akıttığımız naçiz ve fütu
... Devamı
Tolga Örnek'in diğer filmlerinden çok farklı, neredeyse taban tabana zıt bir üsluba sahip Kaybedenler Kulübü. Son dönem eleştirel Örnek filmlerine nispeten sığ bir yapım. İnsan, Devrim Arabaları ile bu film aynı yönetmenin elinden mi çıktı diye sormadan edemiyor.

Kaybetmek için çırpınan, bir avuç kelli felli, idealist insanın yerinde; idealist kelimesine götüyle gülen, çoktan kaybetmiş bir jenerasyon duruyor bu filmde. Hoş konuşan, bazen de boş konuşan iki insanın hikayesi aslında Kaybedenler Kulübü. Biraz havai, çokça geveze, tıpkı radyo başında program başlasın diye bekleyen insanlar gibi, her sinemaseverin kendisine pay çıkarabileceği bir yapım.

Filmde alternatif edebiyata ciddi bir saygı duruşu söz konusu. Baştan sona Palanhiuk kokan hikayesi bir yana, oradan buradan fırlayan alıntıları, her anı bira kokan tiradlarıyla, bakış açınıza göre hayatınızın filmi ya da beş para etmez, leş bir küfür kakofonisi. Kaybetmeyi bile beceremeyen iki ahbabın, uğruna güç akıttığımız naçiz ve fütursuz tahayyüllerimize çektiği orta parmaktır Kaybedenler Kulübü, naçizane...

Pompaya devam.

@ozlem1011

6 yıl önce

4 / 10

filmin adıyla içeriğinin uygunluğu güzel fakat yalnızlık algısını değiştirmeye yönelik olduğunu düşünüyorum . eğer bi sahneden örnek vermek gerekırse hayatı standart ıken daha mutlu bırının yalnızlıktan vazgecınce mutsuz olması, yanlıs fıkırler , yanlıs yorumlamalar .
N

@nafigaj

6 yıl önce

Film sadece kendi izleyicisine çekilmiş filmlerden aynı radyo programı gibi. Taşra hikayesi anlatmıyor yada 90'lar filmi diye kendini ortalığa atmıyor film sadece hikayesini anlatıyor. Bizler tarafından, kendi dili ve üslubu olan filmlerin genelinde elitist olduğu yargısına varılır bu filmde onlara bir örnek.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL