Café de Flore Yorumları

Café de Flore filmi detayları

@deranged0

1 ay önce

Filmin ilk bir dakikası içinde Pink Floyd çalıyor, bir filmin değerinin gözümde yükselmesi için yeterli bir sebep bana göre. Ama film, değerini hak etmek için elinden geleni yapmış. Oldukça bütüncül, hisli, tek bir genre içine alınamayacak kadar derin ve malesef beni mahvetti.

Kopmayacak bağlar, kapanmayacak yaralar ve silinemeyecek anılar vardır. Devam edebilmek için bunların etrafından dolaşmayı öğrenmek gerekiyor bir şekilde sanırım. Ne mutlu bunu başarabilenlere.

Filmde Antoine "I don’t think it’s normal. I feel like bawling whenever I hear songs she liked." diyor. Ben de "çoktan unuturdum ben seni çoktan ah bu şarkıların gözü kör olsun" diyeyim.

Bu filmden sonra Pink Floyd - Breathe dinledikçe daha farklı şeyler düşüneceğim. Başucuma hoş geldin Cafe de Flore!

@naksidil

6 ay önce

İzledikten sonra uzun uzun düşündüğüm film.. Çok yüksek bir hissiyata ve mertebeye kavuşabilmenin ciddi bir emek gerektirdiği ! O huzuru ve sonsuz sevgiyi hissetmek o acıya rağmen.. Zor bir kabulleniş.. her zerreni feda etmek uğruna.. Bir çok kadına anaç ruhunu, erkeğine karşı duyduğu derin sınırsız şefkatini sorgulatabilir...Ne diyebilirim iki kadına da hayran oldum.

@stiff

7 ay önce

7 / 10

Antoine’in sağlıklı olması, ebeveynlerinin hayatta olması, güzel çocukları olması ve maddi kaygısı olmaması vurgusuyla başlıyor film. Sıradan ama çok değerli bir mesaj ile. Sonrasında benzer sıradanlıkta ilerliyor. Arada bir replik bende etki bırakıyor :

"Bu düşünceyi severim. Bir yerlerde senin için yaratılmış birinin olması, sonsuza dek."

Jacqueline ve down sendromlu oğlunun hikayesi daha çok ilgimi çekerken, Antoine’ın hikayesi benim için sönük ilerliyordu. Özellikle eski eşinin olduğu bölümler son derece bayıcı geldi. Sahne geçişleri ve müziklerin etkisi ise bir şov havasındaydı. Tüm bunlara rağmen bir buçuk saatlik bölümde tipik Fransız filmi donukluğu hissedip yer yer sıkıldım. Paris ve Montreal söz konusuyken küçük bir bölümde İngilizce konuşulup filmin genelinde Fransızca konuşulması biraz kafamı da karıştırmadı değil. Ancak son yarım saat tarifsiz bir tat ve etki bıraktı. Evet iki hikayenin bağlanmasını bekliyorsunuz ancak bu kadar etkileyici ve sıradışı olması beni çok etki
... Devamı
Antoine’in sağlıklı olması, ebeveynlerinin hayatta olması, güzel çocukları olması ve maddi kaygısı olmaması vurgusuyla başlıyor film. Sıradan ama çok değerli bir mesaj ile. Sonrasında benzer sıradanlıkta ilerliyor. Arada bir replik bende etki bırakıyor :

"Bu düşünceyi severim. Bir yerlerde senin için yaratılmış birinin olması, sonsuza dek."

Jacqueline ve down sendromlu oğlunun hikayesi daha çok ilgimi çekerken, Antoine’ın hikayesi benim için sönük ilerliyordu. Özellikle eski eşinin olduğu bölümler son derece bayıcı geldi. Sahne geçişleri ve müziklerin etkisi ise bir şov havasındaydı. Tüm bunlara rağmen bir buçuk saatlik bölümde tipik Fransız filmi donukluğu hissedip yer yer sıkıldım. Paris ve Montreal söz konusuyken küçük bir bölümde İngilizce konuşulup filmin genelinde Fransızca konuşulması biraz kafamı da karıştırmadı değil. Ancak son yarım saat tarifsiz bir tat ve etki bıraktı. Evet iki hikayenin bağlanmasını bekliyorsunuz ancak bu kadar etkileyici ve sıradışı olması beni çok etkiledi. Yönetmen amcamız da zaten çok sevdiğim Demolition’ın yönetmeniymiş.

@korgan

1 yıl önce

A Ghost Story'nin dokunduğu yerden dokundu kalbime.
Carole'ün o şefkati, şefkatli vazgeçişi ve öfkelenemeyişi bu kadar tanıdıkken etkilenmemek, bağ kuramamak mümkün değildi.
Reenkarnasyon gibi deli saçması bir temele dayanması umurumda bile olmadı, kendi gerçekliğinde harika bir hikâye.
Bazen olmaz işte Carolecüğüm, sevdiremezsin kendini.

@2760889966651

1 yıl önce

7.7 / 10

güzeller ruh eşi, çirkinler ruh ikizi olurmuş, öğrendik, şeklinde sığ bir yorum yapacağım.

@sagaris

5 yıl önce

8 / 10

insanlar hayatta kaybettiklerinde, herhangi bir kayıp olabilir bu, sihire inanmak istiyorlar, ancak böyle üstesinden gelebilirdi carol bu yıkımın. aynı insanların,ölümle,ayrılıkla,adaletsizlikle başa çıkması içindini ve tanrıyı icat etmesi gibi.Ayrıca filmin görselliği ve kurgusu olağanüstü

@pensive

6 yıl önce

8 / 10

Sıradan bir hikayeyi ancak bu kadar ’güçlü bir kurgu’ başyapıta dönüştürebilirdi.

İzlediğim en iyi kurgulardan.

@sosongul

6 yıl önce

8 / 10

Kurgusuna bayıldım...zamansal geçişler duygu yoğunluğu ile birlikte çok uyumlu aynı zamanda beklenmedik şekilde şaşırtıcıydı.

@sevdus

7 yıl önce

8.9 / 10

'Hayır ama böyle olmamalıydı!' diyor ama sonra sonucu garip bir şekilde kabulleniyorsunuz.Arada yadırganmayan bir gerçekdışı boyuta geçiyorsunuz . Kesinlikle izlemeye değer bir film.Eğer CRAZY'yi izlemişseniz yönetmenin bu filmiyle başarısını ne kadar ileriye götürdüğünü göreceksiniz. Ayrıcasoundtrack lar çok iyi :)

@poormf

7 yıl önce

7.5 / 10

Filme konu olan fenomene ve medyumluğa inananlar için kendi içinde sağlam bir kurgu ve bunu destekleyen görsellikle birlikte gizemi bağrında taşıyan filmde, anneyi oynayan Vanessa Paradis ile down sendromlu çocuğu oynayan küçük oyuncu Marin Gerrier'in birbirlerine gösterdikleri sevgi görülmeye değerdi.

Materyalist bakışla söz konusu fenomene ve medyumluğa inanmayanlar için ise film, insanların ciddi bir kayıpla karşılaştıklarında, kabullenmenin zorluğu karşısında yaşadıkları çaresizlikle başvurdukları kaçamak yolu anlatıyor. Din ve tanrı işte tam da bu yüzden var...

---çok fena halde spoiler---

Jacqueline down sendromlu oğlu Laurent'i yaşamının merkezine almış deli gibi seven bir annedir. Küçük Laurent okulda karşılaştığı yedi yaşındaki Vero'ya (Veronique) aşık olur. Anne Jacqueline oğlunun sevgisini başkasıyla paylaşmasını hazmedemez ve bu ilişkiyi bozmak için çabalar. Ama sonunda pişman olur.

Carole'ün kocası Antoine ile yaşadığı aşk ruh ikizliği benzetmesiyle açıklanacak kada
... Devamı
Filme konu olan fenomene ve medyumluğa inananlar için kendi içinde sağlam bir kurgu ve bunu destekleyen görsellikle birlikte gizemi bağrında taşıyan filmde, anneyi oynayan Vanessa Paradis ile down sendromlu çocuğu oynayan küçük oyuncu Marin Gerrier'in birbirlerine gösterdikleri sevgi görülmeye değerdi.

Materyalist bakışla söz konusu fenomene ve medyumluğa inanmayanlar için ise film, insanların ciddi bir kayıpla karşılaştıklarında, kabullenmenin zorluğu karşısında yaşadıkları çaresizlikle başvurdukları kaçamak yolu anlatıyor. Din ve tanrı işte tam da bu yüzden var...

---çok fena halde spoiler---

Jacqueline down sendromlu oğlu Laurent'i yaşamının merkezine almış deli gibi seven bir annedir. Küçük Laurent okulda karşılaştığı yedi yaşındaki Vero'ya (Veronique) aşık olur. Anne Jacqueline oğlunun sevgisini başkasıyla paylaşmasını hazmedemez ve bu ilişkiyi bozmak için çabalar. Ama sonunda pişman olur.

Carole'ün kocası Antoine ile yaşadığı aşk ruh ikizliği benzetmesiyle açıklanacak kadar bağlılıkla doldur. Ancak Antoine bir gün gönlünü Rose'a kaptırınca her şey yerle bir olur. Taa ki Carole'ün bir medyum yardımıyla bu yaşanılanların bir reenkarnasyon olduğunu anlamasıyla her şey rayına oturacaktır.

Jacqueline'in kaza nedeniyle yaşayamadığı, yaşatamadığı mutluluğu Carole, Jacqueline gibi anne duyarlılığı göstererek kocası Antoine'nin Rose ile yaşadığı aşka onay verecektir. Carol artık Antoine karısı değil annesi gibi hissetmektedir kendisini. Böylece onlar ermiş muradına...

---spoiler---

75/100
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL