M

@mysteron

1 saat önce

Andre Breton'un Nadja kitabının son bölümlerine çağrışımlar (1.Akıl hastahanelerinin öyle bir havası var ki, içinde barındırdığı kişiler üzerinde en delirtici, en zararlı etkiyi yapmaktan geri kalmaz, hatta bu, hastayı akıl hastahanesine götüren başlangıçtaki hastalığının daha da ilerlemesi şeklinde olur.Her türlü itiraz, her protesto, yapılan muameleyi kaldıramama, ortama uyumsuzluk damgasıyla damgalanmanızla sonuçlanmaktan başka bir işe yaramaz, üstelik bu işleri sapa sardırır, size karşı yeni bir semptomun oluşmasından başka bir yararı yoktur. 2. En hafif bir suç yüzünden, genel anlayışa ya da hoşgörüye karşı en ufak bir ihmal yüzünden, kim olursa olsun herhangi bir kişiyi kendisi gibi başkalarının yanına tıkan, toplumsal değerleri koruma aygıtları denilen şeylerden daha iğrenç bir şey var mıdır dünyada?) yaptırdı; akıl hastalarının tedavisine yapılan eleştiri film de güzel bir şekilde işlenmiş.
Z

@zeytinekmek

3 yıl önce

Düşünce , inanış ve davranışlaraçısından ciddi farklılıklar olsa da işin içine duygular girdiğinde hepimizin aynı derecede bencilleşebileceğini, bütünleşebileceğini ya da delirebileceğini gösteren Avrupa sinemasının samimi örneklerinden biri.

@sagaris

5 yıl önce

9 / 10

gerçek olaylardan derlenmiş olması filmi daha hüzünlü,daha neşeli,daha düşündürücü daha anlamlı hale getiriyor.Mutlaka izlenmeli

@okgokg

7 yıl önce

7.8 / 10

Gayet eğlenceli bir filmdi, izlerken bir an olsun sıkılmadım. Çok renkli karakterler seçmişler film için. Güzel vakit geçirmek için birebir. (Duygusal yanını unutmamak lazım, size tokat atıyor resmen bir sahnesinde)

@poormf

7 yıl önce

9 / 10

Filmde, ruh sağlıkları hastanede kalmayı gerektirecek kadar kötü, toplum içinde normal yaşamlarını sürdürebilecek kadar iyi olmayan delilerin öyküsü anlatılıyor. Kimileri sevgisizlikten, kimileri sevgi adına yapılan ruhsal baskıdan akıl sağlığını yitirmiş bu insanlar, 80'lerde Basaglia yasası gereğince hastaneden taburcu olduktan sonra, doktor gözetiminde ilaç tedavilerinin devam etmesi koşuluyla sosyal üretim kooperatiflerinde çalıştırılarak gözetim altında tutulurlar.

Sevgilisi tarafından terk edildiği dönemde, sahip olunan değerlerle piyasa ekonomisi içinde yer almak gerektiğini savunan solcu Nello bu görüşleri nedeniyle sendikadan uzaklaştırılarak bu kooperatiflerden birinde çalışmak için görevlendirilir. Nello, yöneticiliğini yapmaya başladığı kooperatifte bulunan delilere, her birinin yeteneklerine göre yaratıcılıklarını üretim sürecine yansıtacak şekilde özgüvenlerini geliştirmesine yardımcı olacaktır. Üretim süreci delilerin kendiliğinden bireyler olmak yerine kendileri için
... Devamı
Filmde, ruh sağlıkları hastanede kalmayı gerektirecek kadar kötü, toplum içinde normal yaşamlarını sürdürebilecek kadar iyi olmayan delilerin öyküsü anlatılıyor. Kimileri sevgisizlikten, kimileri sevgi adına yapılan ruhsal baskıdan akıl sağlığını yitirmiş bu insanlar, 80'lerde Basaglia yasası gereğince hastaneden taburcu olduktan sonra, doktor gözetiminde ilaç tedavilerinin devam etmesi koşuluyla sosyal üretim kooperatiflerinde çalıştırılarak gözetim altında tutulurlar.

Sevgilisi tarafından terk edildiği dönemde, sahip olunan değerlerle piyasa ekonomisi içinde yer almak gerektiğini savunan solcu Nello bu görüşleri nedeniyle sendikadan uzaklaştırılarak bu kooperatiflerden birinde çalışmak için görevlendirilir. Nello, yöneticiliğini yapmaya başladığı kooperatifte bulunan delilere, her birinin yeteneklerine göre yaratıcılıklarını üretim sürecine yansıtacak şekilde özgüvenlerini geliştirmesine yardımcı olacaktır. Üretim süreci delilerin kendiliğinden bireyler olmak yerine kendileri için bireyler olmasını sağlarken, Nello'nun da özünden uzaklaşarak piyasa ekonomisinin hırsına kapılmasına neden olur. Her aşamasında sürece eşit ve etkin katılan kooperatif üyesi deliler bir toplantıda Nello'nun işi geliştirebilmek için bir dönem kemer sıkmak kaydıyla daha daha büyüme projesine üstelik çok basit bir gerekçeyle "hayır" oyu vererek Nello'ya en büyük zaferini kazandırmış olacaklardır aslında. Ama bu gerçeği içselleştirmek ciddi bedel ödemeyi de beraberinde getirecektir...

Ele aldığı kişiler açısından "Guguk Kuşu"nu anımsatan film, duygusallık, komedi, hüzün ve siyaseti aynı potada başarıyla eritirken insan eğitiminin diyalektik bir bütünlük içersinde nasıl karşılıklı geliştirilebildiğini de gözler önüne seriyor. Üstelik yerinde kullanılan güzel müzikleriyle...

1980'lerde sayıları 2500'ü bulan bu sosyal kooperatifler 30000 hastaya da iş olanağı sağlamış...

9/10
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL