Kadın-Erkek İlişkisine Uzatılmış Bir Mercek

tiamath

@tiamath yazdı...

04.03.2021

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Gün Doğmadan Bu film, tıpkı başlıkta belirtmek istediğim gibi, kadın-erkek ilişkilerine uzatılmış bir mercek gibidir. Bu konu üzerine, Kadınlar ve kocaları filminden sonra rastlamış olduğum ikinci film oldu. Konu itibariyle tamamen diyalog ve iki kişi üzerinde ilerleyen bir yapıya sahip. Böyle bir filmi karşı tarafa sevdirmekse gerçekten zordur. Çünkü diyaloglarınızla izleyiciyi yakalayabilmeli ve film boyunca bunu tutmayı başarmanız gerekir. Bir kere izleyici sıkılmaya başlarsa filmin sonuna doğru hayatın anlamını bile vermiş olsanız beklenen etkiyi yapamayacaktır. İşte bu film, bu problemi aşmış durumda. Çünkü her on dakikada bir yeni bir konu tartışılıyor ve sizde o konuda fikirlerinizi ve deneyimlerinizi düşünerek iki taraftan birini haklı bulmaya başlıyorsunuz.

Filmde bir kadın ve erkeğin tamamen tesadüfi bir şekilde karşılaştıklarını görüyoruz. Bir şekilde konuşmaya başlıyorlar ve "hayatının 20 yıl kadar sonrasında bir kereliğine zaman geçirme şansı vermediğim bu insanla nasıl olurdu? diye düşünerek içinin içini yememesi için bu geceyi birlikte geçirelim" bu cümle ile başlayan teklifle birlikte bir gece geçirme kararı alırlar. Gerçekte bunun olma olasını çok düşük olabilir ama zaten filmin vermek istediği, trende karşılaştığınız biriyle bir gece geçirmek değil, hayatımızda bir şekilde bir yerlerde karşılaşıp etkilendiğimiz kişilerle bir ilişki denememenin ileride getirdiği pişmanlıklardır. Zaten filmin sonlarına doğru Celine, "seni ilk gördüğüm anda içimden, seninle yatardım demiştim" der. Buradan anlaşılıyor ki, kadın ne kadar hoşlanmış olsa da erkek bu teklifi yapmasaydı aklındaki bu düşünceyle o kısa tanışıklık anı yok olup gidecekti.

Trenden ayrıldılar ve viyanada gezinmeye başladılar. Bu gezinti süresi boyunca çeşitli konular açılmaya başlar. Kadın-erkek ilişkisinde seksin yeri nedir? Feminizm ilişkileri nasıl yönlendirir? Örneğin şöyle bir diyalog döner;
Jesse: Bir adada 100 kadın ve 1 erkek olsa, yılın sonunda 100 çocuk doğar. Ama adada 1 kadın ve 100 erkek olsa yılın sonunda 1 çocuk doğar.
Celine: Haklı olabilirsin ama 100 kadının olduğu adada, kadınlar hamile kaldıktan sonra o adamı yok ederlerdi. 100 erkeğin olduğu ada ise çok kısa bir süre içerisinde 50 erkeğe dönüşürdü. Çünkü o kadınla birlikte olmak için birbirinizi öldürürdünüz.
Buradaki anlatımda bile cinsiyet farklılıklarındaki etkileşimlerin uçurumu belli olmaktadır. Bir başka en iyisi olduğunu düşündüğüm diyalog ise şöyledir:
Jesse: Eski kız arkadaşımla yürürken dört kişilik bir serseri grubu kız arkadaşıma laf attı. Bende, ona baktım ve problem yok gibi görünce benim içinde problem olmadığını düşündüm. Ama birkaç saniye sonra dönüp o serserilere küfür ederek kapayın çenenizi dedi. Bu sefer de kendimi kötü hissettim. Kadınlar, erkeklerin saldırgan olmalarını istemezler ama olmadıkları zamanda da bu davranışı ararlar.

Daha bunun gibi bir çok konu geçen filmde, gecenin bitiminden sonra dolaşılan boş sokaklar bile anlamlıdır. Tüm eğlenceli vakit geçirdikleri mekanın yerini sessizlik almıştır. İlişkilerinin bitimiyle paralel bir şekilde verilen bu duygusal yapım, her ikisinin de daha önceki sevgililerinden ayrıldıklarında hissettikleri hisler ve yine aynı hissi hissedecek olmanın verdiği acıyı yansıtmaktadır. Bu noktada, ayrılık öncesi değindikleri şu son konuyu da nakletmeden geçmek istemiyorum. İkili, birbirlerine soru sorarak birbirlerini çözmeye devam ederken Celine, "bende hoşuna gitmeyen bir davranış oldu mu?" der. Jesse ise "hayır bu bir tuzak soru. Bu soruyu cevaplamak için sende hoşlanmadığım neyi söylersem söyleyeyim artık odak noktası o olacak ve günün sonunda bu bizi kötü bir ayrılığa doğru sürükleyecek" der. Bir çok ilişkinin bitiminde de böyle konular yok mudur? Neden sevdiklerimizi zorlayacak sorulara yada davranışlara başvururuz?

Son sahnede biraz ütopikleşmeye doğru gidiyordu film ama öyle olmadı. Birden bire beş yıl sonra burada buluşalım derken bu süreyi kısaltarak böylesi güzel vakit geçirdikleri ilişkiye daha iyi bir şans sunmayı tercih ettiler. Bu konuşmanın hemen öncesinde ise bir daha buluşmamak üzere ve bu ilişkinin mükemmeliğinin hep bu seviyede kalması adına söz vermişlerdi. Bir yandan da her aşkın ve sevginin eninde sonunda bitmeye mahkum olduğunu tartıştılar. Bir ilişki de mükemmel süresi sorgulayan bu sahneler de akıllarda türlü düşünceyi uyandırır niteliktedir. Gerçekten mükemmel süre varmı? İlişkiler bir kangrene doğru sürüklenmek zorunda mı?

Tarzında başarılı filmlerden biriydi. Müzik kullanımını nedense bu filmin kendisi kadar başarılı bulamadım. Mekan ve hikaye örgüsü oldukça başarılıydı. Oyunculuklarda ise Julia Delpy’i bir tık daha başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Onun dışında genel olarak iyiydi.

DEĞERLENDİRME

Konu

10

Oyunculuk

7.5

Senaryo

8

Kurgu

8.5

Sanat Yönetimi

7.5

8.3
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL