Bir Öğretmen, Öğrencilerine Pusula Verebilmelidir!

tiamath

@tiamath yazdı...

11.05.2021

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Sevgili Öğretmenim Müzikle içli dışlı olan bay Holland, hayatında bir dönüm noktasına gelir ve artık büyük bir eser yapması gerektiğine karar verir. Fakat mevcut işi buna pek imkan sağlamadığından geçici bir iş olarak, bir kasabadaki okulda müzik öğretmeni olarak çalışmaya karar verir. Böylece daha az çalışarak, yapmak istediği eserine daha çok vakit ayırabilecektir. Gün gelip okul başladığında ise işlerin pek göründüğü kadar kolay olmayacağını anlar. Film ilk otuz dakikası boyunca, sadece müfredatı işleyip öğrencilerin birşeyler öğrenebilmesini umut eden Glenn’ı göstermektedir. Sonrasında ise bayan Jacobs’un uyarmasıyla çocuklara birşeyler katabilmek için olağan dışı çaba göstermesi gerektiğini fark eder ve işin rengi değişir.

Buraya kadarını hepimiz mutlaka yaşamışızdır. Bir dersin motomat bir şekilde sadece müfredatın uygulanarak geçiştirilmesi ile aynı dersin, öğretmenin geliştirmiş olduğu bir metot ile öğrencilere sevdirilerek anlatılması arasında inanılmaz bir fark vardır. İşte bu noktadaki bir öğretmenin mesleğini severek icra etmesinin ne derece etkili olacağı harika bir şekilde yansıtılmaktadır. İhtiyacı olan öğrenciyi seçip ders öncesi veya sonrası özel ilgi göstermesinden tutun, öğrencilerin hangi tarz müziği sevdiklerini öğrenip onun üzerinden müzik öğretmeye çalışmasına kadar bir çok detay bulunmaktadır. Hatta öğrencilerin sağdan soldan melodisini duyduğu bazı müziklerin eski klasik müzik sanatçılarına dayandığını gösterdiği sahne bile oldukça yaratıcıydı. (Örnek verilen müzik: Johann Sebastian Bach’ın 1725’te bestelediği Sol Majör Menuet) Aynı zamanda bay Holland’ın kolları sıvamasını sağlayan Jacobs’un sözleri de bir o kadar etkileyiciydi:

Bir öğretmenin iki işi vardır. Genç beyinleri bilgiyle doldurmak, evet. Ama daha önemlisi onlara birer pusula vermektir. Ki böylece bilgi çöpe gitmesin.

Ardından film ikinci aşamaya geçiyor. Filmin her geçişinde, Amerika’da yaşanan olaylarla ilgili 2-3 dakikalık özet niteliğinde videolar izliyoruz. Kennedy suikastı, vietnam savaşı, john lennon, queen grubu gibi bir çok detay. Ve her geçiş 10 yıla tekabül ettiğinden, geçiş sonrası kültürel değişimi doğrudan okuldaki öğrencilerin kıyafet, davranış ve konuşmalarından da alıyoruz. Bu kısım filmin kalitesini de önemli ölçüde arttırmaktadır. Artık, Glenn’ın bir çocuğu olmuştur. Okul ise bütçe sıkıntısı çekmektedir ve sanat üzerine olan dersleri elemeyi düşünmektedir. Bundan sıyrılabilmek için okul sonu gösteride para kazanma sözü verilir ve artık Glenn daha sıkı çalışmak zorunda kalır. Burada, farklı sanat dallarının da birbirleri ile olan etkileşimleri üzerine işlenen konunun başarılı yansıtıldığını düşünmekteyim. Biraz filmin içine komedi unsuru katılmak istenmiş -ki amerikan futbolu ve bando takımı birleşimi detayları buralarda görüyoruz. İşin bu kısmında ise Glenn’in öğrencileri öğrettiği müzikle ilgili bir eleştiri yapılır. Müfredatın dışına çıkması hoş karşılanmaz. Glenn’in tek savunması ise "eğer öğrencilerim müziği bu şekilde sevecekse, onlara rock müzik öğretmekten asla çekinmem". Filmin bu kısmı da birinci kısmını böylece destekler bir nitelik kazanmış olur.

Üçüncü kısımda ise, Glenn, çocuğunun sağır olduğunu öğrenir. İşte ilk yıkım burada başlar ve hayatını adadığı müziğin oğlu için birşey ifade edemeyeceği düşüncesi Glenn’in piskolojisini alt üst eder. Öğrencileri ile haşir neşir olma süreci giderek artar. Aile içi problemler baş göstermeye, iletişim kopuklukları başlar. Glenn’in bir dersinde, Bethoween’ın de sağır olmasına rağmen ulaştığı başarıyı anlatışını izleriz, fakat Glenn’in bunu bilmesine rağmen oğlunu bu şekilde yönlendirmeye çalışmamasını görürüz. Filmin bu kısmı, ilk kısmı tekrarı gibidir. İlk başta öğrencilerinden umutsuz olan Glenn sadece müfredatı uygularken sonrasında tarzını değiştirir. Burada ise oğlundan ümidi kesmiş bir baba iken filmin son kısmında yaptığı hatayı anlar ve oğlu için çaba göstermeye başlar. Evet bir baba oğlu için en iyisi olduğunu düşündüğü hamleyi yapar ama bazı basiret kitleyici unsurlar doğru bildiğimizin en büyük hata olduğunu göremememizi sağlar. Glenn, oğlunun ileride hayal kırıklığına uğramaması için bu çabayı göstermediğini söyler ama günün sonunda oğlunun beklediğinin hep bu olduğunu öğrenir. Burada, kısa anlıklarla bile olsa aile yapısı ile ilgili başarılı göndermeler yansımaktadır.

Son kısımda ise, Glenn ile oğlu arasındaki problemler çözülmüştür. Artık altmışlı yaşlarına gelmiştir ve yine okulun bütçe kısıtlaması problemi ile karşı karşıya kalmıştır. Okulun başka seçeneği olmamasıyla Glenn işinden olmuştur ve kendisine bir ayrılma gecesi düzenlenmiştir. İşte bu sahne başarılı bir öğretmenin nelere kâdir olacağının resmidir. Eskisinden yenisine tüm öğrencilerin karşısında olması, son konuşmada da dile getirildiği gibi kendisini ünlü yapacak bir beste yazabilmiş olmanın verdiği başarıyı zaten vermiştir.

Richard Dreyfuss’un oyunculuğu son derece başarılı olan bu filmde, sırf konçertoları yönettiği sahnelerdeki vücut hareketleri ve mimikleri, bu filme kendini ne kadar adadığının resmidir. Diğer oyunculuklar da başarılı düzeyde, müzik kullanımları yerinde ve dozundadır. Bu filmin, öğrenci-öğretmen-eğitim sistemi üzerine nadir bulunan filmlerden biri olduğunu düşünüyorum.

DEĞERLENDİRME

Konu

9

Oyunculuk

9

Senaryo

9.5

Kurgu

8.5

Sanat Yönetimi

9

9.0
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL