Çığlık Atarsan Ölürsün

serkanaydemir

@serkanaydemir yazdı...

29.09.2019

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Ölüm Sessizliği Yaptığım birçok film incelemerinde nedese pek korku filminin olmadığını fark ettim. Tabi uzun zamandır inceleme işinden uzak olduğum da doğrudur. Sizler de iyi bilirsiniz ki kolay iş değil eleştiri çıkartmak. Az çok araştırma gerek. Bodoslama yazmaktan da pek hoşlanmaya biri olarak uzun zaman ara verdiğim eleştiri filmleri düzenime umarım az da olsa bir süreklilikle devam ederim. Neyse nerede kalmıştık evet, bir korku filmi eleştirisi yapacağım.

Filmin pek ödül geçmişi yok, tabi bu bizleri şaşırtmıyor ne de olsa korku filmleri biraz kendi lanetini yaşıyor. Hep aynı hikaye mantığında mıdır nedir bu türde filmler hep ortalama puanlarla karşımıza çıkıyor ama bu film işte bu laneti az da olsa kırmayı başarıyor.

James Wan, namıdiğer korku filmleri kralı. Tabi bunu bilmeyen kalmamıştır. Ne de olsa 2004 yılında Testere filmiyle büyük övgü alan kişidir kendileri. Testere filmiyle şaha kalkan James o dönemde araya bir başka korku filmi sığdırmayı da boş geçmedi. Dead Silence adında basitlik barındırsa da James'in bir başka korku değeri olarak 2007 yılında izleyiciyle buluştu. Ha James korkudan sıkılmış olmalı ki kariyer hayatında bayağı bir değişiklik getirerek Furious Seven adlı herkesin severek izlediği aksiyon filminde de yönetmenlik yaptığını unutmamak gerek. Tabi bu yapım sırasında çok değerli oyuncu Paul Walker'ı da kaybetmiş olmamız da James Wan'ın korku ve gerilim kaderini bizlere hatırlatmadı değil.

"Çığlık atarsan ölürsün."

Doğduğu şehirden uzaklara gelmiş olan Jamie Ashen bir gün nereden geldiği belli olmayan oyuncak bebeğin kutusunu açmasıyla gerçekleşen olaylar sonucu tekrar doğduğu şehre dönmek zorunda kalmasını anlatıyor yapımımız. Hani özeti bu kadar kısa tutuyorum çünkü film zaten içinde bizlere yaşattığı gizemle her saniye daha iyi noktaya geliyor. Başrollerde Ryan Kwanten, nedense bazı filmlerde iyi roller kapan Amber Valletta ve sinema ustası Bob Gunton yer alıyor. Korku unsurunun ama daha çok gerilimin bizlerle buluştuğu filmimiz türünün önemli değerleri arasında. Özellikle artan aksiyon ve gizem her geçen an daha da ekrana kitlenmemizi sağlıyor. James Wan'ın bana kalırsa yaptığı önemli filmlerinden biri hatta belki de en iyisi. Korku filmi arayan biriysen gecenin ilerleyen dakikalarında filmi açıp daha sonraki ilerleyen dakikalarında uykunun kaçmasını sağlayacak bu yapımı sana öneririm.

Tabi filmde birkaç önemli nokta var. Hatta burası az filmle ilgili bilgi de içeriyor haberiniz olsun. "Billy" sadece bu filmdeki kuklaların bir adı değildi, aynı zamanda Leigh Whannell ve James Wan tarafından da "Testere" filmlerinde Jigsaw katili tarafından kullanılan kukla adıydı. Filmin gişe başarısızlığı nedeniyle bir netice için geçici planlar terk edildi. Yani film başka türlü de karşımıza çıkabilirdi. Belki de bu nedenle James Wan Ruhlar Bölgesi filmiyle bir nevi devam filmlerini çekti. Zirvede, 101 bebeğin bulunduğu depolama alanında, yere oturan "Testere" filmlerinden Jigsaw'un bebek ve raflardan birinde Edgar Bergen'in bebek Charlie McCarthy'yi görebilirsiniz. Araştırdığınızda bu ismin tarihte önemli vantrilok ustası olduğunu ve ona gönderme yapıldığını anlayacaksınız. Ve tabi ki Dedektif Lipton'un bu sahnede omzunun üzerinden attığı bebek, vantrilokçu Jimmy Nelson'ın bebeği Danny O'Day'ın bir kopyasıymış.

Kısacası :)

İyi bir korku filmi seni bekliyor.

İyi seyirler.

DEĞERLENDİRME

Konu

6

Oyunculuk

6

Senaryo

6

Kurgu

6

Sanat Yönetimi

6

6.0
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL