9 Kere Ölüp Akıllanmayan Leyla

tambenlik

@tambenlik yazdı...

12.12.2020

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

9 Kere Leyla film hakkında çok fazla kötü yorum okumuş olmama rağmen kadın meselesine ilgimden ötürü oturup izledim. hayatım boyunca kendi mesajına bu kadar ihanet eden çok az film gördüm.

film, mesajını salağa anlatır gibi anlatıyor ama asıl mesaj nedir? erkeğin doğasında katillik vardır, kadınınkinde ise ayartma mı? sırf kadın olduğu için herkes kocasının metresine sahip çıksın mı? yapılan her hatayı gençliğe ya da erkek olmaya verelim mi? her erkeğin katil olduğunu farz edelim mi? erkeği katil doğasına rağmen sırf nihayetinde kadına muhtaç olduğu için affedelim mi? kadınların işi onları iyileştirmek olmalı mı?

işe bakın ki bağımsızlığı, eşitliği savunan leyla, kendisini "adem’in karısı" olarak tanımlıyor. boşanmak istediğini söyleyen, kendisini göz göre göre aldatan, defalarca öldürmeye çalışan kocasının yaptıklarını hazmedip evliliği ısrarla sürdürüyor. zaten evlilikten anladığı da kocası, zevkine göre rahat bir yaşam sürebilsin diye onun beceremediği finansal işleri yönetmek, sürekli arkasını toplamak, beyefendinin yemeğini elleriyle pişirip camlarını silmek, sırf huzurları bozulmasın diye adamın yaptığı her şeyi görmezden gelip sineye çekmek. neden? çünkü ölümsüz, dünyayla yaşıt, bilge ve güçlü mü güçlü bir kadın böyle yapar değil mi? 9 kere öldürülür ve katilini 9 kere affeder değil mi? 9 kere öldürülür ama yine de iflah olmaz değil mi?

güçlü kadın tanımını bile erkeğe göre yapıyorsunuz siz. size göre güçlü kadın femme fatale’dir. erkeklerin uğruna savaşıp ölümü göze aldığı, bir erkeğin, kendisine sahip olduğunda başka erkekler üzerinde zafer kazanmış gibi övündüğü, erkeklerin bütün zaaflarını kendi lehine kullanmayı bilen, erkeklere kendini her anlamda iyi hissettiren, iktidar ve para peşinde olan ve bu iki şeyi elde etmek için yine erkeklere muhtaç olan kızıl saçlı ateşli kadınlar. güçlü kadın imajınız bile erkeklerin fantezisinden ibaret, farkında değil misiniz?

güya pankart taşıyarak eylem yapan kadınları göstererek kadın sorununa dikkat çekiyorsunuz ama katilliği erkeğin doğasının bir parçası farz ederek aslında kadın cinayetlerini ve şiddeti meşrulaştırıyorsunuz. cinayet erkeklerin doğasında olduğundan, bir erkeği hayatına alan, onunla evlenen kadın da ölümü göze almış, gülü sevince dikenine katlanmış oluyor böylece. kadınlara pankart taşıtarak hiçbir sorunu çözemezsiniz sayın yönetmen. çünkü kadın sorunu aslında kadınların değil, erkeklerin sorunudur. erkeklerin sorununu ise, onları kadınların ayaklarına kapatarak, bir cinsi diğerine kırdırarak değil, insanlıkla çözersiniz. o pankartları sadece kadınlara değil, erkeklere de taşıttığınız gün az da olsa bir yol katetmiş olacağız.

filmin türünün komedi olmasına rağmen hiç güldürmemesine ne demeli peki? sürekli karısını öldürmeye çalışan adama mı gülelim? saçları iki yana ayrılmış sağlık personeline mi? haris’in el kol hareketlerine mi? mahdum’un iki takıntısına mı? nergis’in la la la’larına mı? mahdum’un her türlü pis işini yapıp cennete giren adama mı? adem’lerin söyledikleri saçma şarkılara mı?

oyunculara gelirsek, haluk bilginer’in ezel akay’a can borcu vardı sanırım. böyle bir projede yer almasını başka türlü açıklayamıyorum çünkü. demet akbağ benim için vizontele’dir. kadın nereye gitse yılmaz erdoğan’ın ruhunu da yanına götürüyor sanki. elçin sangu’ya ise çok fazla maruz kaldım, biraz araya ihtiyacım var.

DEĞERLENDİRME

Konu

6

Oyunculuk

6

Senaryo

6

Kurgu

6

Sanat Yönetimi

6

6.0
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL