Seyirciye Oynanan "Komik Bir Oyun"

zeytutu

@zeytutu yazdı...

28.09.2021

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Ölümcül Oyunlar Bu sevgili Haneke filmi, benim izlediğim, bildiğimiz klişe gerilim-şiddet filmlerine ithafen yapılmış en iyi "ezber bozan" filmdi. İzlerken ben şahsen biraz Luis Bunuel esintileri aldım. Seyirciye bir şey anlatma gayesi olmaksızın, sadece rahatsız etmek için çekilen bir film. YAZIDA AŞIRI SPOILER VAR, UYARIM BAŞTAN OLSUN :)

"Filmin sonunda iyiler daima kazanır."
Öyle bi’ şey yok işte Haneke dünyasında. Filmin açılış sahnesinde çalan klasik müziğin kesilip, bir anda metal müziğin girmesinden anlıyoruz bunu. Aydın yüzlü bir genç. Gelip 4 tane yumurta istiyor. "Ah" diyoruz işte, aldı ve gidiyor. Gayet de sevimli yüzlü bir genç. Aklınıza psikopat bir manyak olabileceği ihtimali gelmiyor. Çünkü bize alıştırılan tiplemenin çok dışında kalıyor. Sonra pat diye yumurtaların düşme sesini duyuyoruz. Arkasından tekrar 4 tane yumurta daha istiyor. Kadın önce yanaşmıyor ama sonra diğer evladımız diyor ki "Ama gördüm ben sanırım 12’li paketti. Hadi bi’ zahmet gidip getiriver" ona da tamam diyoruz, insanlık hali olur, heh bu sefer gidiyor derken onların da kırılma sesine uyanıyoruz. "Eh artık ama yetti" diyoruz. Filmin başında kapıda gördüğümüz o nur yüzlü çocuk geliyor karşımıza. Ve olaylar gelişiyor. Gerçekten bunu yazsam spoiler olur dediğim bir şey yok. Çünkü Haneke filmi izleyenler, biliyor. Filmin sonu asla tahmin ettiğiniz gibi bitmeyecek, olacağını düşündüğünüz hiçbir şey olmayacak ve "asla olmaz" dediğiniz her şey ilk başta olacak. Bu arada başkasına öyle geldi mi ama ben yumurta isteme sahnelerinde çok gerildim neden bilmiyorum.

"Küçük çocuklar ölmez."
Hop, hemen olayları tersine döndüreyim diyor Haneke. İlk başta çocuğu öldürüyor. Çocuk ölürken biz bunu görmüyoruz. Aşağıda Paul gayet normal bir şekilde kendisine yemek hazırlamaya devam ediyor. Bu aslında gayet rutin olan sahneyi seyrediyoruz. Peter çocuğu vurduğunda, televizyondan akan kanlar eşliğinde, araba yarışı seyretmeye devam ediyoruz. Daha sonra tam olarak 4 dakika, aynı planı görüyoruz. Yerde kanlar içinde yatan çocuk. Sanki o an, çerçevelenmiş ve biz de hapsolmuşuz gibi.

Filmi seyrederken, film izlediğini hissettiriyor ve sürekli tekrarlıyor Haneke. Özellikle Paul’un sürekli kameraya dönüp konuşması, en sondaki kameraya attığı psikopat tebessüm. Tam rahatladık diyoruz, Anna Peter’i vurdu, Haneke yine diyor ki "Ahaha not a chance" Paul kumandayı deli gibi aramaya başlıyor, buluyor ve sahneyi biraz geriye sarıyor. Bu sefer Anna’dan önce davranıp Peter’in ölümünü engelliyor. Sonra da Anna’nın kocasını vuruyor. Bu işte. Ben film diye buna derim. Beklediğiniz hiçbir şey gerçekleşmiyor.

O kadar alışmışız ki Hollywood yapımlarına, her zaman kötülerin en sonunda ders alacağını, cezalandırılacağını düşünüp rahatlıyoruz. "Evet bu sefer kaçacak" dedikçe Haneke sanki, bize olmayacak bütün şeyleri tek tek yaşatıyor. Telefon, saatler geçse de kurumuyor. Çocuk kaçmaya çalışırken, çitlere asla tırmanamıyor. Anna kaçarken, hiçbir araba onun için durmuyor. Filmin en başında, çocuk bıçağı tekneye düşürüyor. Diyoruz ki, mutlaka ileride bir yerde karşımıza çıkacak. Sonra o bıçağı teknede görüyoruz, "Galiba bu sefer ellerindeki bantları kesip kurtulacak" diyoruz ve tahmin edebileceğiniz üzere Peter bıçağı alıyor ve Haneke yine onu bizlere yar etmiyor. Hatta Paul bir sahnede kameraya bakıp, "Onların tarafını tutuyorsunuz değil mi?" diye soruyor. Elbette onun tarafını tutuyoruz?! Her sahnede ümitleniyoruz bu sefer oldu diye ama Haneke bunu asla yaşatmıyor.

Filmi ilk seyrettiğimde sonunda şöyle bir şey düşünmüştüm. Acaba Anna yumurtaları mırın kırın etmeden, o 12 tanesini de verseydi bunlar yaşanır mıydı diye sormuştum. Kesinlikle yaşanırdı. Tek amaç, seyirciyi gereksiz yere rahatsız etmek. Haneke kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey vaat etmiyor. Sizin olmasını istediğiniz şeyleri sizden önce düşünüp, onları sizden önce yok ediyor. Sizinle tamamen oyun oynuyor. Haneke’yi işte bu yüzden delice seviyorum. Mükemmel bir Haneke filmi daha Funny Games. Hatta sanırım izleyiciyle oynadığı "komik bir oyun" desem, daha doğru olur.

İyi seyirler.

DEĞERLENDİRME

Konu

8.3

Oyunculuk

8.3

Senaryo

8.6

Kurgu

9.7

Sanat Yönetimi

9.7

8.9
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL