Metamorfoz-Katarsis Gerilimi

mehmetm

@mehmetm yazdı...

14.10.2020

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Köpekler Pantolon Giymez Deri latex sıkı giysiler, kırbaç, şiddet ve hakaret insanı neden tahrik eder? Anlamlandıramadığım birçok konudan biri de sadizm ve mazoşizm’in seks içerisinde bir motivasyon kaynağı olarak kullanılmasıdır. Yani erkek için kadının vücudu tahrik kaynağı olarak yetmiyorsa; dominant bir karakter tarafından bastırılması, hakarete uğraması, kırbaçlanması ya da şu anda yabancısı olduğum bu konseptin bilmediğim öteki uygulamaları nasıl yetiyor? Bunu galiba normal-heteroseksüel (straight demeye çalışıyorum) biri anlamayamaz ve anlamlandıramaz; ancak şimdi üzerine yazmak istediğim karakterimiz, iki ayağı üzerinde duran bir köpeğe dönüştüğünü kanıtlayıp, bir katarsis yaşamıştı.

Juha adlı kahramanımız bir cerrahtır ve karısı ve çocuğuyla bir gölevinde tatilde oldukları sırada, karısı gölde boğulur ve onu kurtarmaya geç kalmıştır, karısı ölmüştür. Çocuğunu tek başına büyütür ve işine devam eder. Karısının yokluğunu derinden hisseder, onun parfümünü, iç çamaşırlarını mastürbasyon sırasında kullanır. Yalnızdır; bundan zevk duymaz, ancak kimselerle de birlikte olduğunu görmeyiz, Juha karısının yarattığı boşluğu dolduramamıştır.

Kızı artık bir genç kız sayılacak yaşta, 14-15 yaşlarındadır. Ve ergenliğinin getirdiği ilgiyi istemektedir, piercing yaptırmak ister. Juha kızını piercing’in yapılacağı yere götürür, kızı piercing yaptırırken o da etrafı inceler. Bulunduğu katı dolaşır, perdelerin ardından kırmızı loş ışıkla aydınlatılmış bir salona girer, salonun bir kenarında dikenli bir zırh ayakta durmaktadır, o zırha dokunmak için yaklaşan Juha elini değdirecekken, Mona lateksiyle, kırbacıyla, kısa siyah saçlı peruğuyla ve fazlasıyla sert bakışlarıyla çıkar ve Juha’nın eline kırbacı indirir, onu tekmeler yere düşürür, yüksek topuğuyla baş parmağının tınağına bastırır ve yine kırbacıyla onu boğmaya başlar, Juha direnir; ancak Mona bu işte çok iyidir, baskıyı arttırır, Juha’nın bilinci yavaş yavaş gider, oksijen yetersizliği çekmektedir, karısının boğulduğu zaman gelir aklına, direnmeyi bıraktığı anda Mona bırakır onu, bu Mona’yla ilk temasıdır. Bu temas, kendisine yaşadığını hissettirir. Tırnağına kan oturmuştur, Mona ile tekrar buluşmalıdır.

Mona’yı arar ilk randevusunu alır, ne olacağını ne yapması gerektiğini bilmemektedir. Ayakkabılarını çıkarmış, ayakta gömleği ve pantolonu ile karşısında bulunduğu mekanın tanrısnı gibi tahtında oturan Mona ona solu diye komut verir, bu komut aslında onun bulunduğu konumu anlamlandırması için verilen süredir, bunu tabiki bizim gibi o da anlayamaz ve gayrihitiyari küçük bir kahkaha atar, Mona buna sinirlenir, Juha’nın terbiye edilmesi gerekmektedir, ayağa kalkar etrafında dolanır ve köpekler pantolon giymez, çıkar der, onu çıplak bırakır, hala ne yapacağını bilmeyen Juha’ya ikinci komut gelir, köpekler iki ayakları üstünde durmazder ve ikinci komutu ile Juha artık bir köpektir, çizmelerini yalatır, sonrasında Juha’nın asıl istediği şey gelecektir. Gerçekten ilk temaslarında olan şey şimdi de olacak mıdır, Juha’yı koltuğuna oturtur ve kucağına geçer, konuşmasına izin vermez. Juha’nın safe wordu elinde tuttuğu cam küredir. Bunu yere bıraktığı an, Mona duracaktır. Mona koltuğunda oturur vaziyetteki Juha’nın kafasına siyah torbayı geçirir ve onu boğar. Juha ilkinde küreyi bırakmaz, uzun süre boğulmasına rağmen, çünkü boğulma ona yaşadığını hatırlatır. Mona ürker ve torbayı çeker, Juha tekrar etmesini ister, tekrar boğdurur kendini, bu sefer Mona torbayı çıkarmaz, Juha elindeki küreyi bir müddet sonra bırakır, çünkü yine karısıyla gölün derinliklerinde buluşmuştur. Mona torbayı çıkarır ve onu yalnız bırakır, Juha mutludur. Bir daha buluşurlar, aynı şeyler tekrarlanır, Juha köpek olduğu için konuşturulmaz ve tekrar tahta oturtulup boğulur, juha çok güzel duygular yaşar, bunun bir göstergesi olarak Mona’ya sarılır ve onu öper. Bu Mona için beklenmeyen bir şeydir, onunda hoşuna gider, karşılık verir; ancak sonradan hışımla kalkar ve Juha’ya tokat atar. Juha, çıkmadan ondan özür diler ve bir sonraki buluşmayı hemen yarına ister, Mona yarın dolu olmasına rağmen Juha’yı alır, Juha’nın kendisinden isteği artık onu daha uzun süre boğmasıdır.

Ancak 3. buluşmanın gerçekleşeceği gün hem yapması gereken ameliyatlar vardır hem de kızı Elli’nin konseri vardır. Ameliyatlara Elli’nin konserini bahane ederek olaylı bir şekilde girmez, hastaneden çıkınca da Doğruca Mona’ya gider, elinde kesikler vardır, çünkü ameliyathaneden çıkması için okuttuğu kart çalışmamış, o da kapının camına yumruğunu geçirip kapıyı dışardan açmıştır. Mona girer girmez sağlam olan eline cam küreyi yerleştirir ve onu boğmaya başlar. Bu sefer dediği gibi daha uzun boğar, Juha artık kendisini gölün dibinde görür, Mona torbanın şişmediğini farkeder, Juha nefes almayı bırakıp, bilincini kaybetmiştir. Küre de yerde değildir, Juha küreyi elinde sıkarak parçalamıştır, şimdi iki eli de kesiklerle doludur. Mona ona kalp masajı yapar, hayata döndürür, gözlerini açar açmaz Juha biraz daha boğ, diye yalvarır. Mona sinirden ve korkudan ne yapacağını bilemez ve hışımla ordan ayrılır, giderken ordakine yukarı bir ambulans gönderilmesini ister.

Mona’nın profesyonelliği amatörlüğünün altındadır, kendisi sadece para için yapmaz bu işi. Yaşanan son olaydan sonra Juha’nın görüşme tekliflerini reddeder; istediği şeyin kendisine büyük bir acıya mal olacağını belirtir, ancak Juha vazgeçmez, onu takibe alır ve en sonunda onu yakalar, kendisine istediği her şeyi yapabileceğini ama sonunda son bir defa onu boğması gerektiğini söyler. Mona’nın amatör ruhu buna hayır diyemez, evine götürmeye karar verir. Juha ya bakar ve köpekler iki ayakları üstünde durmaz, der dairesine çıkar, Juha’da peşinden emekleyerek devam eder. Orda Mona penseyle Juha’nın köpek dişini söker, Juha acı çeker; ama ona rağmen işin sonunda alacağı ödüle değeceği için sadece bir kere bağırır, şakayla karışık yanlış diş der ve Mona’yı güldürür, Mona penseye abanır, ganimetini almıştır. Şimdi sıra Juha’nın istediğindedir. Streç filmi getirir, Juha’nın başı etrafına sarmaya başlar, ancak bir anda durur ve bunu yapamayacağını söyler, ısrarla bunu belirtir; bu olaydan korkması ile mi yoksa Juha’yı kaybetme korkusu mudur, tartışılabilir; ama bunu yapmaz, Juha bundan etkilenir, Mona’nın durumu onu etkiler, Mona ona değer vermektedir. Mona’yı öper, Mona gülümseyerek karşılık verir ve artık Juha aradığını bulmuştur.

Kendi gibi insanların içerisinde rahat eder, daha önce kapısından giremediği s&m barına bu sefer deri kıyafetiyle? kabul alır, içki içer ve dans etmeye başlar. Kimse ona bakmamaktadır, kimsenin umrunda değildir, o da kimseye bakmadan dans etmektedir tek başına. Kapıdan Mona’nın girdiğini görür, gülümseme suratına yayılır, Mona’da gülümsemeye başlar ve daha çoşkulu dans eder.

Dönüşümünü tamamlamış, yaşayan bir insan olmuştur. Mona’nın boşluğunu, ihtiyaçlarını anlayan ve gideren kişidir, Mona’da ona hayatını tekrar veren kişidir, birleşmeleri belki de garip bir titanı hayata döndürecektir. Katarsisine tanıklık edilen Juha, Mona’yla kişiliğini bulmuş, yavaş yavaş kendini bırakan tırnak gibi dönüşümünü tamamlamış ve yeniden hayata dönmüştür, Mona ile birlikte artık rahatça gülümser ve sadece bir kabuktan ibaret olmadığını farkeder.

DEĞERLENDİRME

Konu

6

Oyunculuk

6

Senaryo

6

Kurgu

6

Sanat Yönetimi

6

6.0
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL