Kültür, bireysel özgürlüğe bir engeldir

serkanaydemir

@serkanaydemir yazdı...

29.09.2019

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Thelma Norveç sinemasının dünyaya katkısı yadsınamaz bir gerçek. Tabii Norveç derken aslında Kuzey Avrupa hatta daha da daraltırsak İskandinavya, bölgesel dramın da etkisiyle sinemaya farklı bir ruh katmaktadır. Joachim Trier bu açıdan akıllarda kalan bir isim. Hem o bölgeyi hem de anlatımındaki sanatı birleştirip sinemaseverleri mutlu etmesini bilmiştir. Oslo, 31. august, Reprise filmleri de bunu kanıtlar bir diğer gerçek. Ha sadece yönetmen değil Thelma filminin bir diğer senaristi de Körlük filminden tanıdığımız Eskil Vogt. Reprise filminin de senaryosunda olduğu için bu ikilinin arası iyi diyebiliriz.

" Kültür, bireysel özgürlüğe bir engeldir. "

Zamanla insanın var ettiği kültür ve inanç ne yazık ki insanın kendini hapsettiği bir gerçeğine dönüşmüştür. Thelma filmimiz de bu gerçeğin sanatsal yansımasını bizlere anlatıyor. Doğaüstü güçleri olan bir kadın karakterin içinde yaşadığı inanç ve toplum dayatmasının kendinde bıraktığı etkiyi ve sonuçlarını görüyoruz filmde. Bu açıdan filmimize yaklaşım tarzımız aslında bizim içimizde bulunduğumuz bir gerçeği gösterecek. Spoiler gibi düşünmeyin ama bu kadın karakter lezbiyen ve inançlı bir ailede yetişmiş yaşadığı kişilik çatışmasını da doğaüstü güçleriyle aşmaya çalışıyor. Trier'ın toplumsal gerçekçi yapısını bu şekilde görebiliriz ve tabii ki sanat sanat için olan kısmında da doğaüstü senaryo devreye giriyor. Bu ikisi bir araya gelince ortaya Thelma çıkıyor.

Ülkesinin Oscar adayı olduğu bu filmimiz birden fazla ödüle sahip. Bu açıdan bağımsız sinema evreninde adından söz ettiren bir yapım. Sadece ödülleriyle de değil, filmin müzik ayağında çok sevdiğim Ola Flttum var. Norveç gizemini dinledikçe hissedebiliyoruz. Onu videolarda modern klasik müzisyenler klasmanında tanımıştım.

Filme geri dönersek aslında beğenmeyenlere de saygı duymak gerek derim. Çünkü birçok açıdan başta verilen gizem bir ara kayboluyor. Bu da izleyiciyi harekete geçirirken eee yani dedirttiğinden biraz üzüyor. Ben daha çok toplumsal açıdan yaklaşıma yakın durduğum için filmi beğenmeye daha istekliyim. Ülkemdeki ve dünyada birçok yerde kız çocuklarımızın başına gelenlere bakınca gerçekten anlatım daha da derine iniyor. Ne çok kadınlarımız kendi kültür lanetine esir düşüp bir hayatı boşluk içinde yaşayarak ölüyor. Birçok açıdan oturup düşündüğünüzde kurgunun önemli olduğunu görüyorsunuz. Tabii görmeye cesaretiniz varsa.

Sanat filmlerine daha önce aşina bir yapınız varsa beklentiyi aza indirip öyle izlemenizi öneririm. Çok bir şey beklemeden izlenirse bir yerinden tutulur demek istiyorum. Yoksa Trier'ın diğer filmleri bir tık daha iyi. Her zaman derim; sinema bu ve zaman değerli, bir film izliyorsanız içerisinden çıkartabileceğiniz kadar güzellikleri çıkartın yoksa zaten kötülük her yerimizde kol geziyor.

İyi seyirler.

DEĞERLENDİRME

Konu

7

Oyunculuk

6.5

Senaryo

6

Kurgu

6.5

Sanat Yönetimi

6.5

6.5
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

@edebi

2 hafta önce

Avrupa yapımı bilhassa Norveç yapımı bir filmdeki oyunculuklara da dikkat çekmek gerekir bana göre. Başta Thelma rolü olmak üzere genel anlamda iyi oyunculuklar sergilendiğini düşünüyorum. Kurguya gelince... Thelma filmine toplumsal bir açıdan yaklaşmak elbette mümkün ancak bireyin veya "kadın"ın daha özele indirirsek "katı inançları olan bir ailede yetişmiş bir kadın"ın yasadığı toplumsal sorunlar irdelenmiş. Derine inilmeden, daha ziyade bireysel bir çizgide yapılmış olması bence doğru bir seçim olmuş. Filmin bazı yerlerinde gizemin kaybolduğundan söz etmişsiniz. Bu yerlerin tam olarak nereler olduğunu söylerseniz belki benim de farketmemi sağlayabilirsiniz. Lafın özü film hakkında yaptığınız eleştiriyi beğendim. İçi dolu bir eleştiri olmuş. Bu platformda elle tutulabilir nadir yazılardan biri... bunu devam ettirmeniz dileğiyle. Sağlıcakla kalın :)

@serkanaydemir

1 hafta önce

Teşekkür ederim.
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL