Swallow: Freudyen Bir Parodi

tambenlik

@tambenlik yazdı...

18.04.2020

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Swallow swallow, konusu ilgi çekici olmakla birlikte maalesef kötü bir film. öncelikle oyunculuklar gerçekçi değil. hunter’ın 70’lerin modasına uygun kıyafetleri, hatta saçları bile onun ait olmadığı bir dünyada olduğu mesajını adeta seyircinin gözüne sokuyor. karakterin sakinliği, alçak ve ince ses tonu, kendisini önemsemediği açık olan insanlara kendisini sevdirme çabası hiç inandırıcı gelmiyor. jest ve mimikler bile az sonra ne olacağının ya da hunter’ın psikolojik hikayesinin çok açık işaretleri oluyor.

her diyalogda hunter ile kocasının ailesi arasındaki sınıf farkının dalga geçer gibi vurgulanması filme saygı duymayı daha da güçleştiriyor. hunter’ın kocasının babası tarafından sözünün gayet çiğ bir biçimde kesilmesinin ardından buz yemesi, senarist ve yönetmenin freud’u şöyle bir üstünkörü okuduğu ama psikanalize ilişkin pek de bir şey bilmediği izlenimi veriyor. richie’nin (adamın adı bile zengin) annesinin kadına "evlenmeden önce ne yapıyordun?" diye sorması ise hunter’ın ötelendiği mesajını vermek için seçilmiş oldukça talihsiz ve yapay bir soru. senarist bu vurguyu yeterince güçlü bulmamış olacak ki ev işi yapmaya aşırı meraklı olan, yayla gibi evi tek başına temizleyen, kocasına sunumlu yemekler hazırlayan bir ev hanımı portresi ortaya koyarak seyirciye tam anlamıyla gelinlerin tatlı telaşını yaşatıyor.

filmde hiçbir şeyi seyircinin keşfetmesine izin verilmiyor ama garip bir şekilde kamera açıları ve mimiklerle bir gizem yaratılmak istendiği de belli oluyor. biz hunter’ın travmatik bir geçmişi olduğunu filmin daha en başında anlıyoruz. konunun işlenişindeki çiğlikten ise bu sivri cisimler yutma hikayesinin bir tecavüz vakasına bağlanacağını tahmin ediyoruz. senarist, hunter’a psikologla konuşurken "ha sen tecavüz olayını diyorsun" şeklinde bir cümle söyleterek senaryonun yüzeyselliğini adeta taçlandırıyor. böyle travmatik bir arka plan olmasa, bas bas bağıran sınıf farkı olaylarına hiç girilmeden sadece bir kadının pasif agresif ve narsist bir adamla evliliğinin yarattığı psikolojik sorunlar işlense ve biz hunter’ın tecavüzcü baba yerine richie’yle yüzleşmesini seyretsek çok daha ayakları yere basan bir film olurdu diye düşünüyorum.

richie’nin ne ayak olduğunu da hala anlamış değilim ayrıca. bu kadar zayıf, histerik ve bağımlı olan ve kendine özgü başka hiçbir özelliği olmayan, varsa bile mümkün değil göremediğimiz bir karakteri kendisine neden eş olarak seçtiği, onu sevip sevmediği, bu kadar küçümsediği kadını yanına nasıl yakıştırdığı, gülümserken, sevdiğini söylerken samimi olup olmadığı film boyunca soru işareti olarak kalıyor.

filme sıkıştırılmış suriyeli hikayesini de es geçmeyelim. bu adamın neden hikayede yer aldığı filmin anlaşılmaz noktalarından biri. kendisinin "burada da savaş olsaydı, böyle psikolojik sorunlar yaşamazdınız" gibi bir cümlesi var, evlere şenlik. savaş gören insanlar sapasağlam kafalarla dolaşıyorlar çünkü. çok ağır şeyler yaşamayan bir kadın ya da erkeğin yaşadığı kadarından etkilenmesi ise suç oluyor. yönetmen durduk yere suriye dramına girip neden kendi yaptığı işi onun dilinden küçümsemiş, anlamak için yönetmenin koltuğa uzanması lazım.

hunter’ın annesiyle telefon kulübesindeki konuşması ise tam bir fiyasko. tatlı tatlı konuşan bir annenin birdenbire "sana burda yer yok" diye yükselmesi müsamere tadında. finalde verilen mesaj ise bir muamma. freud, bilinçaltında çocukluğa dair hangi travma ya da anıların olduğunu tespit edip hastayı kendi durumuyla yüzleştirdikten sonra tedavinin mümkün olduğuna inanır. yönetmen çarpık freud okumasının üzerine tüy dikip bir kadının kendini bulma hikayesini kendini parçalama hikayesine dönüştürüyor. bunu neden yapıyor? filmin sonuna kadar psikanaliz parodisi çekip bir anda neden hastalığı yüceltiyor, anlamadım, anlayabileceğimi sanmıyorum.

yiğidi öldürdük, hakkını vererek bitirelim. berbat oyunculuklar ve yüzeysel senaryoya rağmen, sinematografi gayet doyurucu bir seyir keyfi sağlıyor.

DEĞERLENDİRME

Konu

6

Oyunculuk

6

Senaryo

6

Kurgu

6

Sanat Yönetimi

6

6.0
Fena Değil!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL