Müziği Dinleyen Kişi, Çalanla Aynı Hisse Ulaşamıyorsa, O Müzik Başarısızdır!

tiamath

@tiamath yazdı...

22.10.2020

BU YAZI SPOILER İÇERMEKTEDİR

Ölümsüz Sevgi Böylesi büyük karakterleri anlatmak oldukça zordur. Bu film, Beethoven’in tam bir biyografisidir diyemeyiz. Ölümü ve vasiyeti ile başlayan film, geri dönüşlerle, Beethoven’in tanınmış olduğu yıllar ile ölümüne kadar olan dönemi anlatmaya çalışıyor. Anlatım, tamamen sanatı odaklı olmayıp, aşk hayatı, insanlarla ilişkileri ve sağırlığı ile hayatı nasıl yürüttüğü ile ilgili kısımlarına daha çok odaklanmış durumda. Film, bir deha olarak görülen kişilerin ne denli bir duygu karmaşası içerisinde olabileceklerini iyi yansıtmaktadır. Bir yanda sağır olduğunu halktan gizlemeye çalışırken, öte yanda müzikteki kalitesini de korumaya çalışmanın zorluğu ile karşılaşıyoruz. Bir yanda en derinlere gömmüş olduğu sevgisini bestelerine aktarırken, öte yanda bu besteleri hiç harekete geçiremeyişini görüyoruz.

Film, özellikle Beethoven’in insanlarla olan ilişkilerinde aşırı sivri dilli ve geçimsiz biri olduğunu yansıtmakta. Gary Oldman, efsanevi oyunculuğu ile bunu oldukça başarılı yansıtmakta. Yaşlılığını oynadığı o kısacık sahnede bile sergilediği performans takdire şayan bir yapıdaydı. Film, çocuğunu bir virtüöz olarak yetiştirmeye çalıştığı sahnede, çevresindeki insanların "ona işkence ediyorsun" uyarılarına rağmen kendi metoduna devam ettiğini gösteriyor. Bu noktada, kendisinin çocukken nasıl bir eğitime ve beklentiye maruz bırakıldığını görüyoruz. Her ne kadar Beethoven’da olsa, ebeveynleri tarafından maruz kaldığı durumun tüm hayatına nasıl yansıdığını görebiliyoruz bu sahnede.

Bir kimsenin, sanat icra etmek için o sanata ne derece tutkuyla bağlı olabileceğini anlattığı sahne ise, tamamen yalnız olarak çalışma imkanına sahip olduğunu düşündüğü sahneydi. Piyano ile resmen bütünleştiği ve ay ışığı sonatının tuşlarına basmaya başlaması aslında sanatı yaptığını değil, sanatla nasıl bütünleştiğini gösteriyordu. Alışılagelmiş klasik müziğe karşı çıkması ve daha sert müzik yapma isteği çocukluk anılarında veriliyor. Hatta, ilk konserinde dört piyano telini kopardığından da söz ediliyor. Bu sahne bana, hangi yüzyılda olursanız olun alışılmışlığın dışına çıkmanın hep zor olacağını anlatmaya çalışıyor gibi geldi.

Film bittiğinde ise, Gary Oldman’ın, Leon filmindeki "sen beethoven sevmiyorsun" dediği repliği hatırlattı bana. İki filmde aynı yıl içerisinde çıktığından bu göndermenin yeri muhtemelen bu film içindi. Mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri olduğu kanaatindeyim. Evet, sanatsal yönüne daha da fazla değinilebilirdi ama bu haliyle bile sanatından bir çok noktaya söz edilmiş durumda.

DEĞERLENDİRME

Konu

8.5

Oyunculuk

8.5

Senaryo

8

Kurgu

9

Sanat Yönetimi

9

8.6
Mutlaka İzleyin!

YORUM YAZ

SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL